25 Temmuz 2008 Cuma

Anne Olmak ya da Ol(a)mamak - Siyah Süt

Kumbağ’da bu yıl yaptığım en iyi şey bol bol kitap okumak oldu.Tuğra’nın uyuduğu saatler eğer başka bir işim yoksa hemen elime kitabımı aldım,annem de bana uydu çoğu zaman karşılıklı okuduk kitaplarımızı.Küçük teyzem Fatoş’la da birkaç kere Kumbağdaki kitapçımıza uğrayıp neler var diye göz attık.Ben yine kütüphanemde benim okumamı bekleyen yığınla kitaba rağmen kendimi tutamayıp birkaç tane aldım elbette.İlk olarak da uzun zamandır okumak için beklediğim Siyah Süt’ü okumaya başladım elimdeki ‘İnce Memed’e ara verip.Henüz İnce Memed 2.ciltteyim,daha okunacak 2 cilt daha var ve kısa bir mola verdim eşkıya hikayelerine ve annelik hikayelerine daldım.



Son zamanlarda okuyup da içinde kendimden çok fazla şey bulduğum bir kitap Siyah Süt.Anne olmak için bunca düşünüp karar verilmeli mi ona hala emin değilim ama tek bildiğim Elif Şafak anne olmaya karar verirken yaşadığı iç çatışmaları da,iç seslerinin birbirleriyle kavgalarını da çok iyi aktarmış.Belki anne olmadan okumuş olsaydım bu kadar özümseyemezdim çoğu noktayı,zaten O da anne olmadan bu kadar doğru tespitleri yapamazdı kanımca.Annelik araştırmayla,soruşturmayla,incelemeyle anlaşılacak bir olgu değil çünkü; yaşanılınca anlaşılabilecek bir tecrübe.

Kim bilir belki hepimizin içinde yaşayan fakat tanışmadığımız iç sesleri de öyle güzel gün yüzüne çıkarıp öyle güzel kişiselleştirmiş ki Elif Şafak okudukça içimde hepsinden birer küçük kadıncık yaşadığını ancak sezebildim.

Hırs Nefs Hanım,Pratik Akıl Hanım,Sinik Entel Hanım,Anaç Sütlaç Hanım,Can Derviş Hanım,Saten Şehvet Hanım.Hepsinden az ya da çok barındırıyoruz içimizde,kimimizde Anaç Sütlaç Hanım ağırlıkta kimimizde Hırs Nefs Hanım kimimizde de Saten Şehvet Hanım.

Yazar, anne olmaya karar vermeden önce bu iç seslerinin birbirleriyle olan çatışmalarını,anne olmayı seçerce mesleğini zora sokup sokmayacağını,ya da anne olmamayı seçerse ilerde bunun içinde kalacağını,anne olmanın diğer tüm iç sesleri kenara itip Anaç Sütlaç Hanımı sahnenin ortasına almak olduğunu inanılmaz hoş anlatmış.

Beni kitapta en çok etkileyen bir diğer nokta da annelik sonrası yaşanılan depresyon.Toplumda annenin asla hakkı olarak görülmeyen,hep gizli saklı kendi içimizde yaşadığımız gel-gitler.Allah anneye bir mucize vermişken onun mutsuz olmaya,kendinle küs olmaya,boşvermişliğe,yalnız kalmak istemeye hakkı olamaz çünkü.

Elif Şafak daha çok yazarlık tarafından bakmış anneliğe, edebiyat dünyasındaki kadın yazarlar içinden örnekler vererek.Yazarlığının yanında anneliği de başarıyla yürütebilen kadınları,yazarlığına gölge düşürmesin diye anneliği hiç hayatına almamış çocuksuz yazarları,hem anneliği hem de yazarlığı tam anlamıyla becerememişleri.Anneliğin bir tercih olduğunu ve hangi meslekte olursa olsun asıl mesleğin önüne geçtiğini,bunu göze alabilenlerin ciddi bir işi başardıklarını ve erkeklere nazaran kadınların neden edebiyatta ön saflarda yer almadığına bir de annelik kıstası ile bakmış.Kitap bu açıdan bakınca da gerçekten çok ilginç geldi bana.Elif Şafak’ın belki geriye dönüp baktığında hiç hatırlamak istemeyeceği bir dönemi anlatsa da sonuç tatmin edici ve aydınlatıcı oldu pek çoğumuz için.


Ben kitap okurken mutlaka bir elimde de kalemim olur,eskiden beri bu böyleydi,kitabımın içinde bir ayraç bir de kalem.Beğendiğim yerlerin altını çizmek,sonradan tekrar hatırlamak istediğimde tekrar tekrar okumak için.Siyah Süt’ü okurken de hoşuma giden birçok yerin altını kalın kalın çizdim.İstedim ki çevremdeki herkes benden sonra bu kitabı okusun ve beni bir nebze anlasın altını çizdiğim yerlerin ışığında.O satırları herhangi bir satırmış gibi hızlıca okuyup geçmesin,bir düşünsün acaba niye çizmişim diye.

Burada da bazı satırları paylaşmak istiyorum hem kitabı henüz okumamış olanlara fikir vermesi açısından hem de okumak için vakti kaybetmek istemeyenlere!!!

*Annelik aynı zamanda çetrefil,karmaşık ve kimi zaman hayli ağır.Bu sürece hazırlıksız yakalananlar da,kendini pek ‘’hazır’’ zannedenler de derinden sarsılabiliyor. (s.12)

*Doğum yapmak ve hemen akabinde gelen süreç binlerce, belki milyonlarca kadının gayet iyi bildiği üzere gölgeleri, çukurları,evhamları,iniş çıkışları,bunalımları olan bir ara aşama.Anneyi çoğaltıp zenginleştirirken bir yanıyla da yalnızlaştıran.(s.13)

*‘’hoş geldin bebek’’ diyoruz ya, annesine de hoş geldin demeli aslında.’’hoş geldin loğusa!’’ (s.14)

*Doğum sonrası ciddi bir yalpalama süreci bekleyebiliyor onları. Bir türlü yazıya dökülmüyor loğusanın bunalımı.Yeterince incelenmiyor,irdelenmiyor,paylaşılamıyor.Yazı yazan,analiz yapan,fikirlerini esere çevirenlerin ezici çoğunluğunun erkeklerden ya da erkekleşmiş kadınlardan oluştuğu bu ülkede loğusanın içini çürüten siyah süt kolay kolay mürekkebe dönüşemiyor.(s.17)

*Şayet çocuk doğurursan, doğurmayıp da kariyerinde ilerleyen hemcinslerini kıskanacaksın. Kariyerinde ilerlediğin taktirde de çocuk doğuran kadınları kıskanacaksın. Hangi yolu seçersen seç, seçmediğin yolsa kalacaktır aklın.(s.83)

*Hamilelik bir nehirdi. Loğusalık ise bir denizmiş.(s.246)

* Pek çok kadının anne olana kadar azimli, hırslı, istekli, tuttuğunu koparan kişiliklere sahip olduklarını ancak annelikle beraber alabildiğine evcimen bir hayata kendilerini adadıklarını söyledi. Belki uzun bir süre bundan hoşlanıyorlar,keyif alıyorlardı ancak zamanla mutsuz, talepkar sitemkar hatta nörotik olmaya başlıyorlardı.(s.253)

*Mükemmelliğe odaklandıkça müthiş bir suçluluk duygusuna teslim oldum. Yeterince iyi bir anne,yeterince iyi bir eş,yeterince iyi bir dost olamadığım için… yeterli olamadığım için.Her şeyin iyisini yapayım isterken,aslında ben iyi değildim.Kendimle aram iyi değildi.(S.287)

Bu arada Elif Şafak'ın 2.bebeği beklediğini söylemeden edemeyeceğim.Cesaret verdi bana da.Yazarın Siyah Süt ve annelikle ilgili bir roportajını okumak isterseniz buraya tıklayın lütfen.

Yazarın kendi web sayfası için de burdan lütfen.

Yorumu olan var mı?



8 kİşİ fİkrİnİ söylemİş:

zero dedi ki...

Beni de çok etkilemiş bir kitap Siyah Süt. Daha yazını okumadan bu kitapla ilgili yazmış olduğunu görünce heyecanlandım:) Beni de çok etkilemiş bir eserle ilgili böylesi bir paylaşım her zaman heyecanlandırır beni.

Senin de dediğin gibi herkesin bu kitaptan aldıkları farklı farklı. Ben bu kitabı henüz anne olmamış bir kadın olarak okudum. Eminim bir gün anne olmuş bir kadın olarak okuduğumda alacağım haz da bir o kadar farklı olacaktır.

İlk çıktığı günlerde okumuştum Siyah Süt'ü. Elif Şafak kitaplarıyla ilgili benden eleştiri yazısı bekleyen çalışttığım dergiye yazı göndermem gerekiyordu. Bitirir bitirmez gari ihtiyari kaleme sarılmıştım ben de. Ama bir eleştiri yazısından çok, bir deneme olarak dökülmüştü kalemimden. Baba ve Piç eleştirim gibi bu yazımı da sayfasına koyarak mutlu etmişti beni Elif Şafak. Bana da ilerleyen zamanda kendi sayfamda yer vermek düşmüştü.

Evet işte bizi buluşuran bir yazı daha Yasemincim:) Sevgiyle kal...

Banu Karagil Dalaman dedi ki...

Arkadaşımmm, bak herkesler ikinciyi doğuruyor kıskanıyorum valla...

:)den dedi ki...

Yaseminciğim merhaba,
Elif Şafak'ın "Siyah Süt" adlı kitabını bir anne gözüyle ne güzel anlatmışsın. Tarif dışındaki yazıların da seni daha çok yakalıyorum. Kendini daha çok ifade et lütfen. Yada tariflere yaşamını daha çok ekle.
Sevgiler...

aslı'nın mutfağı dedi ki...

Bir elime kahvemi birine de kitabımı almayalı çok uzun zaman oldu.. Anne olmayan bir okuyucu olarak okudum Siyah Sütü, ve çok beğendim.. Ben de senin gibi okuduğum kitapların beğendiğim yerlerinin altını çizmeyi ve sayfa kenarlarına notlar almayı severim..

zero dedi ki...

Aşkolsun Yasemin, senin benim alanım mı var. Kitaplar okumayı seven sen ben hepimiz için:)

EZGi :)) dedi ki...

Bin damla serpilsin yüreğine, bin tatlı mutluluk dolsun günlerine, bin bir hayalin gerçekleri bulsun, her türlü duaların kabul olsun, kandilin mübarek olsun...

Kitap Kurdu dedi ki...

Blogunuuz yeni kesfettim ve cok hosuma gitti. Bundan sonra izin verirseniz takipçinizim. Bende bir kitap kurduyum. Ama benimde bir takıntım var ki, çok satan kitaplar normal raflara gecmeden okumuyorum. Ve Siyah Süt o kadar çok konuşuldu ki, bir türlü okuyamya fırsat yaratmadım. hala listemdedir. Ama çok merak ediyorum. Hem bir anne olarak da eminim çok etkileneceğime. Zaten diğer kitapları da muhteşemdi.

Sevgilerimle

nilay dedi ki...

Bencede Elif Şafak'ın en güzel kitabı. Annelik ve kadınlık arasındaki gidiş gelişleri öyle güzel anlatmş ki.

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da