31 Ekim 2015 Cumartesi

Gaziantep Gezisi Bölüm 1 - Kasap Halil Usta Fırınlı Et Lokantası


Blogu boşlayalı epeyce zaman olmuş. Araya koskoca bir yaz girmiş, başka başka sebepler mani olmuş olsa da blog asla unutulmamış. Önce onu söyleyip kendimi affettireyim. Sonra da bu uzun aranın acısını çıkarmak istercesine birkaç post Gaziantep yazısı yazayım istiyorum.


Aylar öncesinden yemek bloggeri arkadaşlarım Aslı, Banu ve Sevgi ile Gaziantep için bir havayolunun satışa çıkardığı uygun uçak biletlerini bulup almıştık. İyi ki de öyle yapmışız. Kız kıza tatilin, 2 gün bile olsa, keyfini çıkarttık. Daha önceden Antep' e birkaç kez gitmiş olan Sevgi aramızda olunca nerede ne yenir, nereye nasıl gidilir gibi sorunlarımız hiç olmadı. Ekipte böyle ortama yabancı olmayan, grubun isteklerine göre geziye yön veren biri olunca bize de yediğimiz içtiğimizden keyif almak düştü. 

Antep' e indiğimizde öğle yemeği vaktiydi ve haliyle vakit kaybetmeden hemen yemek turumuza başlamak istedik. Şöyle söyleyeyim Antepte bulunduğunuz sürece sürekli yemek düşünüp etrafta yemek görüyorsunuz. Kebapla tatlıyla aranız iyiyse sizden mutlusu olamaz. Ama her şeyin tadına bakayım, aklımda hiç biri kalmasın diyorsanız hepsinden azar azar yemenizi tavsiye ederim. Çünkü her biri birbirinden lezzetli yemekler sizi bekliyor olacak.





Bizim iki günlük turumuzun ilk durağı Antep' in en meşhurlarından biri Kasap Halil Usta Fırınlı Et Lokantası oldu. Bugüne kadar yediğimiz tüm kebapları bize unutturacak cinsten bir deneyim yaşadık diyebilirim. Dediğim gibi hepsinin tadına ufak ufak bakabilelim diye ortaya söyleyip ortak yemeyi tercih ettik. İyi ki de öyle yapmşız. Yoksa porsiyonları hem çok büyük hem de oldukça doyurucu. 
Kebaplarının lezzetinin erkek koyun eti olduğunu, dişi koyunun etinin yavan ve elastiki olduğu için kullanılmadığını öğrendik. Bu da benim daha önceden hiç bilmediğim bir bilgiydi. 


Benim en merak ettiğim tatlardan biri kesinlikle Beyrandı. Gazianteplilerin genellikle sabah kahvaltılarında yemeyi tercih ettikleri bir yemek. Bize göre çorba ama aslında başlı başına bir yemek. Koyun eti ve pirinçle yapılan acılı bir yemek. Ağır bir yemek olduğundan dolayı gün içinde içilmezmiş. Biz de ortaya söylediğimiz tek porsiyonu ortaklaşa kaşıkladık ve çok beğendik. Sadece bunu yiyerek karnınızı tıka basa doyurup kalkabilirsiniz.


Elbette benim vazgeçilmezim lahmacunu yememek olmazdı. Tercihim de Cevizli ve Nar ekşili Antep lahmacun oldu. Hamuru incecik ve çıtır çıtır. Ve de bizim bildiklerimizden oldukça büyük boyutta. Ben normal lahmacun yedim. Kızların istediği fındık lahmacun neredeyse bizim buralarda yediğimiz normal lahmacun boyutunda idi. Nar ekşisinin de nasıl bir lezzet kattığını söylememe gerek yok sanırım.


Ve tabii ki Küşleme. Ankara' da da birkaç yerde yeme fırsatı bulmuştum ancak böylesini sanırım sadece Halil Usta' da yemek mümkündür. Kuzunun sırt kısmından, yağsız ve sinirsiz tarafından yapılan küşlemenin etinin lokum gibi olduğunu söylememe gerek bile yok galiba. Yani Antep' e yolunuz düşer ise Halil Usta' ya uğramadan sakın ola dönmeyin.



Ve veee veeee Alinazik ya da Gaziantep' te söylenildiği gibi Alanazik. Altında patlıcan ve süzme yoğurt ile hazırlanan üzerine de parça etten hazırlanmış kuşbaşılı et ve sostan oluşan enfes yemek. Eğer et yerine kıyma ile hazırlanmış halini tercih ederseniz öylesi de mevcut.  Gazinantep' te doydum demek yasak gibi, sürekli birbirinden enfes yemeklerle sınanıyorsunuz. 



Tam da artık yiyecek yerimiz kalmadı deyip hesap isteyelim dediğimizde garson gelip '' Tatlı ? '' dedi. Aslına bakılırsa ağzımıza tek lokma atacak yerimiz yoktu ama eğer bu enfes şeyi de yemeseydik yarım kalmış olurduk. Hem garsonun hem de Sevgi 'nin ısrarı ile istedik elbette.



Bu tatlı sadece Halil Usta' da yiyebileceğiniz, yemeğin üzerine ikram olarak gelen bir tatlı. Yiyip beğenmemek mümkün değil; doyup doyup çatlayıp da gözü doymamış olmak mümkün ama çaktırmayın. Fıstığın memleketinde fıstıkla yapılmış en güzel lezzetlerden birisi bu Peynirli Fıstıklı Börek. 

Mekan, büyük şehirlerde adı sanı parlak parlak yazılan kebapçıların yanında önünde saygıyla eğilinecek cinsten. Fiyatlara gelince inanılmaz makul, Ankara' da yediğim lahmacunun hem daha lezzetlisini hem daha büyük olanını - neredeyse iki katı - yarı fiyatına yedim diyebilirim. Kullanılan malzeme, el emeği, işçiliği, misafirperverlikleri her şeyi ile dört dörtlük. Yolu Gaziantep' e düşenlere en birinci tavsiyem budur.  Diğer tavsiyeler de sırada… Geliyor…

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da