30 Haziran 2014 Pazartesi

Ramazan 3. Gün İftar Menüsü Önerisi


Başka zaman olsa neyse ama Ramazan' da öyle onlarca çeşit yapıp da ziyan etmeyi anlamıyorum. O yüzden mümkün olduğu kadar az çeşit yapıp bol iftariyelik ile masayı hazırlıyorum. Zaten hep denildiği gibi çorba ve pide ile başlayınca çoğu zaman ana yemeğe sıra bile gelmeden insan doyduğunu hissediyor. Ama ne olursa olsun iftardan sonra tatlı arıyorum. Hatta ölçüyü fazla kaçırıp abartabiliyorum da bazen. Daha önceden aldığım kilolara yenilerini eklemeden bu ayı bitirebilirsem çok mutlu olacağım. 

Ramazan 3. Gün İftar menüsü önerisi


Tavuklu Arpa Şehriye Pilavı

Valide Sultan Böreği / Yalancı Kıymalı Börek

Semizotu Salatası

Sütlü İrmik Tatlısı


29 Haziran 2014 Pazar

Ramazan 2. Gün İftar Menüsü Önerisi




İlk günü geride bıraktık. En zoru da ilk gün zaten. Sonra bünye yavaş yavş öyle güzel uyum sağlıyor ki ne uzun günler ne de sıcaklar çok etkilemiyor. Ben dün tüm günü evde geçirdim, hatta mutfakta demeliyim. Neredeyse tüm gün hiç oturmadığımı iftar saati sofrada farkettim. İftardan sonra ayaklarım öyle çok ağrıdı ki bugünü daha sakin geçireceğime kendime söz verdim. Zaten çeşit çeşit hazırlanıp da sofrayı donatsanız da bir kase çorba ile doyuyor insan. Sonrasında yediğimiz herşey aslında biraz da gözümüzü doyurmak için oluyor. O yüzden de tam teşekküllü bir menü Ramazanda bana göre değil. Çorba varsa pilav olmasa da olur, ya da tatlı varsa komposto eksik kalabilir. Dün biraz ölçüyü kaçırıp herşey olsun isteyince 
ilk günden pilli bitirir gibi oldum. 
Bugünkü menü önerim de işte böyle. İftara misafir olmadığı sürece öyle dolu dolu bir menü hazırlamanın çok da gereği yok bence. Zaten sıcak pide ve iftariyelikler de varsa dolu dolu bir masa oluyor. Herkese hayırlı iftarlar şimdiden....

Ramazan 2. Gün İftar Menüsü Önerisi 


Ezogelin Çorbası

Kurutulmuş Biber ve Patlıcan Dolması

Keçi Peynirli Yeşil Mercimek Salatası

Çilekli Kolay Pasta



28 Haziran 2014 Cumartesi

Ramazan 1. Gün İftar Menüsü Önerisi



Hayırlısı ile Ramazan da geldi. Günler hem sıcak hem uzun olunca niyetli olanların işi bir hayli zor olacak. Allah bir kolaylığını veriyor gerçi ama mümkün olduğu kadar sıcakta kalmadan, kendimizi gereksiz yere yormadan ibadetimizi yapacak gücümüz olur inşallah. İftara kadar vakit geniş olunca internet başında ' ne pişirsem' derdiyle habire yemek araştırması yapacak olan hanımları düşünüp bu yıl elimden geldiğince her sabah iftar menüsü önereceğim. Mümkün olabildiğince hafif ve az yiyip, özellikle de pideyi ölçüsünü kaçırmadan tüketmekte fayda var. En önemlisi de Ramazan' da iftar ve sahur sofralarınızdan hurmayı eksik etmeyin. Bir insan ömrü boyunca sadece su içip hurma yiyerek yaşayabilirmiş, bunu unutmayın. Özellikle çocuklarınıza da bu alışkanlığı mutlaka edindirin. Ve bir de bol sıvı tüketmeye çalışın. Çay gibi diüretik yani idrar ihtiyacını artıran sıvıları çok fazla tüketmeyin, vücudunuzun su kaybını engelleyin. Komposto özellikle sahurda bolca tüketin. Yine Ramazanda ne yazık ki yaptığımız en büyük hata şarküteri ürünlerini çok fazla tüketiyor olmamız. Oruç demek nefsimize hakim olmak sonuçta, vücudumuzu dinlendirmek ve sağlıklı bir ay geçirmek. Uzunca bir günü aç geçirip de iftar sofrasında dilediğimizi yiyememek de pek kolay iş değil elbette ama ölçüyü kaçırmamak kaydıyla sofralarımızı donatalım;  sevdiklerimize, ihtiyacı olanlara masamızda yer açalım. Herkese tekrar tekrar huzurlu ve bereketli bir Ramazan ayı dilerim

Ramazan ilk gün iftar menü önerisi:

Erişteli Enginar Çorbası
Zeytinyağlı Patlıcan Kavurması 
Sigara Böreği 

24 Haziran 2014 Salı

Parmesan Peynirli ve Çilekli Semizotu Salatası



Sabah kahvaltısına şöyle içinizi ferahlatacak bir salata ile başlamak ister misiniz ? Her sabah klasik kahvaltı etmekten sıkılıyorsanız siz de benim gibi arada kendinize böyle renkli alternatifler hazırlayabilirsiniz. Bizim mutfak kültürümüzde henüz çok yerini almasa da meyveleri kahvaltı soframızdan eksik etmeyelim. Bilmem hiç tatil yörelerinde kahvaltı salonlarında hiç dikkatinizi çekmiş midir, bizler genelde peynirlere, zeytinlere, karbonhidrat ağırlıklı ikramlara yöneliriz. Turistlerin tabaklarına baktığımızda yoğurt, meyve ve yumurta görürüz en fazla. Sonra bu kadınlar neden bu kadar zayıf ve fit görünüyorlar diye dövünürüz elimizde poğaçayı mideye indirirken. Cevabı çok basit işte, beslenme alışkanlığımızı ne kadar doğal gıdalardan oluşturursak sağlıklı olmamız o kadar kolay. Ben de bu sabah bu fikirle kalktım kendime meyveli bir salata hazırlayayım dedim. Hafif ekşi tadı seviyorsanız bol balsamik ile tatlandırın ve kahvaltının tadını çıkarın.

Malzemeler:
1 demet semizotu
1 kase çilek
parmesan peyniri rendesi
balsamik sirke
tuz

Yapılışı:
1. Semizotunu yıkayıp kurutup yapraklarını bir salata kasesine doğrayın.
2. Çilekleri ikiye kesip üzerine ekleyin.
3. Parmesan peynirini rendeleyin ve gerekirse tuz ekleyin.
4. Son olarak balsamik sirkeyi de katıp fazla bekletmeden servis edin.

Afiyet olsun.



Hamburger Sevenler Burada Mı ?




Geçtiğimiz hafta Cuma akşamı Markör Markalaştırma Ajansından Evren bey tarafından yepyeni bir hamburgeciye tadım için davet edildim. Konya yolu üzerinde yeni açılmış olan Taurus AVM' nin içinde  PopsyRocksy. Mekanın çıkış amacı California Mutfağını tanıtmak ve bunu yaparken de Türk damak tadına uygun olan lezzetler yakalamak. 

Öncelikle şunu söylemeliyim ki menüsü oldukça zengin, her damak tadına hitap edebilecek çok çeşitli lezzetler mevcut. Çorbadan omlete, salatadan burgere, makarnadan pizzaya kadar çok geniş yelpazede bir ürün çeşidi var. 

Masamıza ilk olarak Tortilla Chips & Dips geldi.  Fırınlanmış tortilla ekmeği üzerinde kaşar peyniri, sarı cheddar ve Meksika fasulyesi ve yanında avokado sos ve ekşi krema ile servis edildi. Gayet basit ama çok keyifli bir açılış oldu. Hemen arkasında da yine yapımı oldukça basit ama masadaki hemen herkesin beğenisini alan Chili Fries oldu. Kızarmış patatesler baharatlandırılıp yanında yine Meksika fasulyesi ve cheddar peyniri ile sunuldu. 


Elbette mekanın asıl gözdeleri hamburgerleri.  Benim en çok beğendiğim kavrulmuş kıyma  ile yapılıp bildiğimiz karnıyarık içi gibi hazırlanmış Sloppy Joe Burger oldu. Yerken biraz zorlanılsa da leziz olmuş.

Meksika fasulyesi, sarı cheddar peyniri ve avokado sos ile sunulan Mexican Burger lezzetliydi ancak köftesi çok kalın olduğundan içi az pişmişti. Benim gibi eti fazla pişmiş sevenlerin sipariş verirken özellikle belirtmeleri ya da tercihlerini başka bir seçenekten yana kullanmalarını tavsiye ederim.


Yine bana göre menünün en başarılı reçetelerinden biri ballı hardallı sos ile hazırlanmış acılı tavuk kanatları idi.  Menüde çok fazla çeşitte pizza da var. Tadım esnasında birkaç çeşit de masamıza geldi, tadına baktıklarım hiç de fena değildi. Ancak benim şahsi fikrim California Mutfağı diye yola çıkmış bir mekanda hamburger yemekten yana olur.



Son olarak da tablo gibi süslenmiş 3 çeşit harika tatlı ikram edildi. Cheesecake, tiramisu ve protiferol tabakları çok hoş görünüyordu ancak o kadar çok yemiştim ki sadece bir çatal cheesecake tadabildim.

Yolunuz Taurus Avm taraflarına düşerse ve karnınız cidden açsa o kocaman tabaklı hamburgerlerinden birini mutlaka deneyin derim. Bir tek hamburgerle doymam diyorsanız yanına da mutlaka Chili Fries söyleyin. Bak yazarken bile canım tekrar istedi. 

Bu keyifli etkinlik için öncelikle Markör'den Sevgili Evren' e, PopsyRocksy  yetkililerine ve mekanın güleryüzlü servis elemanlarına tekrar teşekkürler.



21 Haziran 2014 Cumartesi

Karışık Otlu Börek


Böreğe asla hayır diyemiyorum. Özellikle de fırından çıkar çıkmaz dilim, ağzım yana yana bir ucundan kopartıp yemezsem içim rahat etmiyor. Hele bir de böyle otlarla dolu enfes bir börek olunca kendini tutabilmem neredeyse imkansız. Pazar kahvaltısına hazır etmek için akşamdan hazırlayın, sabah çay demlenip sofra hazır edilene kadar börek tazecik pişsin ve masadakilerin başını döndürsün. Bizim kültürümüzün bir parçası börek, her ne kadar kilodan kolestrolden falan dert yansak da evimize gelen misafire illa ki bir çeşit börek ikram etmek artık adetten olmuş. En azından iç malzemesini olabildiğince sağlıklı hazırlayıp, yerken de dozu fazla abartmazsak hiç sıkıntı olmaz. 


Malzemeler:
2 adet hazır yufka
1 yumurta
1 su bardağı süt
1/2 çay bardağı sıvı yağ
iğnelik, ebegümeci, ısırgan, pazı, ıspanak, maydanoz, dereotu
1 büyükçe kase tatlı lor peyniri
1 tatlı kaşığı tatlı toz biber
tuz, karabiber
üzeri için haşhaş ya da susam

Hazırlanışı:
1. Tüm otları ayıklayıp temizleyin ve ince ince doğrayın
2. Az sıvıyağ eklenmiş tavada soteleyin ve soğumaya bırakın.
3. Soğuduktan sonra içine baharatlarını ve lor peynirini ekleyin, peynir tuzlu ise tuz katmaya gerek yok.
4. Sütü, sıvı yağı ve yumurtayı bir kasede çırpıp karıştırın.5.
5. Yufkaları ortadan ikiye kesin. Bir fırça yardımıyla sütlü karışım ile her yanını ıslatın.
6. Yufkanın geniş tarafına otlu iç harcından yerleştirip rulo şeklinde sarın, yufkayı spiral şeklinde kendi etrafında yuvarlayıp yağlı kağıt serilmiş tepsiye yerleştirin.
7. Diğer tüm yufkaları da aynı şekilde hazırlayıp üzerine kalan sütlü karışımı sürün ve haşhaş serpiştirin.
8. 180 derecede fırında yaklaşık 50 dk üzeri iyice kızarana kadar pişirin.
9. Piştikten sonra fırından alıp ilk sıcaklığı çıktıktan sonra kesip servis yapın.

Afiyet olsun.

17 Haziran 2014 Salı

Karamelize Soğanlı Kremalı Enginar


Hayatın çok güzel renkleri var. Benim için mutfağın renkleri daima muazzam ama bazen öylesine büyülüyor ki beni şükretmemek mümkün değil. Enginar mevsimi ayrı bir mutluluk sebebi mi sizin için de ? Benim için üzerinde oynayabileceğimi bildiğim harika bir tuval gibi enginar. Her yıl farklı bir güzelliğine şahit oluyorum. Kimi zaman salatasıyla mutlu olurken kimi zaman bambaşka renklerle süslüyorum tabağımı.  Bu defa biraz krema  biraz karamelize soğan eşlik etti ona. Geçtiğimiz aylarda Yemek Zevki Dergisindeki köşem için yapmıştım. Hatta bana çok büyük bir sürpriz olarak o sayının da kapağını süsledi bu güzellik.  Beni daha da mutlu etti, güzel anı olarak olarak yerini aldı. Enginarı bir de bu şekliyle pişirin bence, hem her an mutfağınızda olan malzemelerle hem de tam bir şölen masasına yaraşır bir reçete. 


Malzemeler:
4 adet enginar
2 adet kuru soğan
1 adet kapya biber
2 yemek kaşığı krema
2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 adet limon
2 adet küp şeker
tuz, karabiber


Yapılışı:
1.  Enginarları limonlu suda haşlayın. 
2. Soğanları yarım ay şeklinde doğrayıp zeytinyağında soteleyin. İçine jülyen doğradığınız kırmızı biberleri de katın.
3. Şekeri de ekleyip soğanlar karamelize olana kadar sürekli karıştırarak pişirin. 
4. Kremasını da ekleyip ocağın altını kapatınca tuzunu, karabiberini katabilirsiniz. 
5. Servis tabağına aldığınız enginarların içlerine hazırladığınız soğanlı harçtan paylaştırıp üzerlerine zeytinyağı gezdirip servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun.



9 Haziran 2014 Pazartesi

Beze Nam-ı Diğer Mereng


Çocukluğuma ait lezzetlerden biridir beze. Küçükken teyzemin kağıt kekleri vardı hep çok sevdiğim, bir de bezeleri. Ne çok severdik hepimiz ve nasıl büyülü bir şey gibi gelirdi bana o zamanlar. Annem hiç yapmadığı için ve sadece teyzem yaptığında yediğim için de pek bir kıymetli gelirdi niyeyse. Yapımının bu kadar kolay olduğunu bilmiyordum tabii o vakitler. Yıllar sonra mutfağın büyüsüne kapılıp da çocukluğum anımsatan lezzetleri bir bir denemeye başladığımda hep aklımda beze vardı. Ama bazen en kolay olana sıra bir türlü gelmez ya işte aynen öyle oldu. Sadece yumurta sarısı kullanılan bir tarifi yapacağım zamana kadar da bekledim. Geçenlerde yaptığım Muzlu Magnolia Puding için kullandığım yumurtaların akları ile ne yapayım düşünürken de aklıma beze geldi. 3 yumurta akıyla koca bir kavanoz beze çıktı ve ertesi gün okulda çocukları mutlu etmeye yetti de arttı bile.

Malzemeler:

3 adet yumurta akı
1 su bardağı toz şeker
1 çimdik tuz
isteğe bağlı olarak gıda boyası 


1. Oda ısısındaki yumurta aklarının içine toz şekeri ekleyin ( mıutlaka cam bir karıştırma kabı olmalı ve kesinlikle içi kuru olmalı )
2. Mikserle düşük ayarda en az 10 dakika çırpın. Yüksek ayarda da 5 dakika çırpıp şekerin tamamen eridiğinden emin olun. 
3. Mikseri kaldırdığınızda karışım akıp düşmüyorsa olmuş demektir. Dilediğiniz renkte gıda boyası ile renklendirip sıkma torbasına alın. 
4. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine  aralıklı olarak ceviz büyüklüğünde parçalar sıkıp önceden ısıtılmış 100 derecelik fırında en az 50 dakika pişirin.  
5. Cam bir kavanozun içinde soğuduktan sonra muhafaza edebilirsiniz.



5 Haziran 2014 Perşembe

Fisherman' s Pie ( Fırında Karamelize Soğanlı Somon )


 Bizim evde balık diyince akan sular duruyor. Çoğunlukla bildiğimiz klasik şekillerde pişirilmiş olanları tercih ediliyor. Yani ya kızartma olacak ya da ızgara. Ama ben arada biraz değişiklik yapmayı seviyorum, minik minik denemeler yapıp nabız yokluyorum. Konu balık olunca çok da fazla risk almış olmuyorum sanırım, her ne şekilde hazırlanmış olursa olsun tek lokması ziyan olmadan tüketiliyor çok şükür. Daha önceden denediğim Fırında Domates Soslu Levrek sevilince artık yeni reçeteler için daha cesurum. Geçtiğimiz aylarda Yemek Zevki Dergisinde Sevgili Deniz Tuncel' in paylaştığı Geleneksel İskoç mutfağından Fisherman' s Pie görür görmez denenecek listemin en başına aldım. O günden beri çok defalar da yaptım. Birkaç sefer de misafirlerime ikram ettim, herkesten tam not alınca blogda da paylaşayım istedim. Gerçi fotoğraflar  istediğim gibi olmadı ama tam yemek vakti olunca acele ile ancak bu kadar olabildi. 

Krema, patates ve karamelize soğan balığın yanında inanılmaz bir tamamlayıcı oldular. Balık olarak somon tercih edebileceğiniz gibi herhangi bir kılçıksız balık da kullanabilirsiniz. 

Malzemeler: 
600 gr somon balığı 
1 su bardağı krema
2 adet orta boy patates
2 adet orta boy kuru soğan
1 su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
1 çorba kaşığı sıvı yağ
tuz, tane karabiber


Yapılışı:

1. Patatesleri haşlayın ve püre haline getirin.
2. Soğanları piyazlık olarak doğrayıp sıvıyağda karamelize olana kadar kavurun. Kremayı da ekleyip birkaç dakika daha pişirin. 
3. Fırın kabınızın içine soğanları yayın ve üzerine somonu yerleştirin.
4. Önceden ısıtılmış 200 dereceye ayarlı fırında somon hafif kızarana kadar pişirin.
5. Hazırladığınız patates püresini üzerine yayın, rendelenmiş kaşarı da en üste serpiştirin.
6. Peynirler hafif kızarıp eriyene kadar fırında tutup alın. Üzerine tane karabiber serpiştirip servis edin. 



1 Haziran 2014 Pazar

Verçenik Lokantası



Ne zamandır aklımızda olan bir Karadeniz lokantası idi Verçenik. Mekan, adını Karadeniz Kaçkar Dağlarından bir yayladan alıyor. Bugün gidip lezzetleri ile tanışma şansını yakaladık. Ankara' da canımız Karadeniz mutfağından birşeyler tatmak istediğinde hep gittiğimiz Gresta Karadeniz Yemekleri var aslına bakılırsa. Orada yediğimiz her şey öylesine damak tadımıza uygun ki başka bir arayışımız olmamıştı. Bugün yolumuz Gölbaşı tarafına düşünce Verçenik deneyimi için bir fırsat oldu. Bundan sonra Karadeniz yemekleri için iki iyi seçeneğimiz oldu. 

Daha siparişi verir vermez masaya kaymak, bal, birkaç meze ve kızarmış ekmekler geliyor. Çok merak ettiğim ve tavsiye edildiğini çok duyduğumdan önden yarım porsiyon balık çorbası ile başladık. Mezgit ile yapılan  ve içinde bolca balık eti bulunan çorba çok lezzetliydi. Çorbasını yemeyen küçük beyin hakkını da hiç sesimi çıkarmadan yedim itiraf ediyorum. Kışın sadece tam porsiyon balık çorbası ve yanında sıcak mısır ekmeği ile bile karın doyurulabilinir. Çorbanın kıvamı ve lezzeti çok iyiydi, sadece ben kendi adıma yanında limon ikram edilseydi daha hoş olurdu diye düşündüm. 




Tereyağında kızartılmış alabalık da sevenleri için iyi bir tercih. Alabalıkları Rize' den getirtiyorlarmış. 



Mezgit tava da özellikle büyük ve kılçıksız balık sevenler için uygun bir seçenek. Özellikle çocuklar için tercih edilebilir. Fazla yağ çekmeden kızartılmış ve yanında taptaze otlarla servis edilmişti. Son lokmasına kadar  yediğini düşünürsek bizim küçük bey için iyi bir seçim oldu.

Ve Verçenik Usulü Sac Kavurma. Ortasında bulgur pilavı ve tüm çevresince sac kavurma olarak servis edilmişti. Etler çok iyi pişmiş, yumuşacık ve gayet de lezzetliydi.  Tereyağı ile pişmiş pilav ile bence  balık sevmeyip et tercih edenler için fazlasıyla doyurucu bir porsiyon. 

Yediklerimiz bizi tatlı yiyemeyecek kadar doyurunca Laz böreği ve Sütlaç tadımını bir dahaki sefere bıraktık. Genel olarak değerlendirecek olursam bence Verçenik sunduğu lezzetleri ile oldukça başarılı. Kullandıkları malzemelerin birçoğu asıl yerinden Rize' den getirildiğinden ve oldukça kaliteli et kullanıldığından fiyatların da gayet makul olduğunu düşünüyorum. Kahvaltısının da denenmesi gerekir diye düşünüyorum. Yemek öncesi masaya getirilen bal kaymak ikilisi bile kahvaltı için iyi bir referans oldu. 

Verçenik Lokantası , Haymana yolu üzerinde Gölbaşı' nda. Yoldan geçerken çok dikkat çekmese de yolunuz o taraflardan geçerse içeriye mutlaka girip leziz tatları ile tanışın. Bir de mekan Pazartesi günleri kapalı, planlayıp da gidenlerin aklında olsun… 


Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da