27 Mart 2013 Çarşamba

Cookplus ve Harikalar Mutfağı




Geçtiğimiz hafta sonu  Karaca’nın düzenlediği blogger etkinliğinde Emre Karaca’dan Cookplus’ın ve Harikalar Mutfağı’nın öyküsünü dinlemek için  bir araya geldik. Sektörde 50 yıllık geçmişi olan Karaca’nın bu tecrübesini mutfakta e-ticaret alanına taşıma düşüncesi Cookplus’ın doğmasını sağlamış.

Mutfakta e-ticaret denildiğinde akla gelen ilk marka olan Cookplus geniş ürün yelpazesi, avantajlı kampanyaları ve müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışı ile sektörde hızla büyüyor. Ayrıca Cookplus, Harikalar Mutfağı ile harika bir mutfağın sırrını açıklıyor. Türkiye’nin önde gelen yemek bloglarından içerikleri Harikalar Mutfağı’nda bir araya getirerek zengin bir tarif havuzu kuruyor ve biz bloggerların birçok kişi tarafından keşfedilmesini sağlıyor.
Cookplus ve Harikalar Mutfağı ile tanıştığım için mutluyum. En kısa sürede sizin de tanışmanız dileğiyle…



24 Mart 2013 Pazar

Kuruyemişli Çikolata Dilimleri




Bu sabah hiç öyle Pazar sabahı enerjisiyle falan uyanmadım. İçimde öyle bir sıkıntı bir kasvet var ki.  Ankara' da  bugün  kapalı bir hava  var,  kaç kurtul diyor insana. Kaç arkana bile bakmadan uzaklaş. Bu şehri sevip de vazgeçemeyenlere bazen şaşırıyorum. Bugün yine '' Ne işimiz var bu şehirde ? '' sorusuna cevap arıyorum ben. Tam da bahar geliyorken deniz kenarı olmadan, iyot kokusunu içine çekmeden, bir martı çığlığına takılmadan nasıl geçer burada günler? Yine her zamanki gibi benim en sadık dostum mutfak beni çekip çıkarır bu ruh halinden sanırım. Biraz güneş açar, ağaçlar çiçeklenir kuşlar cıvıldaşır biraz da. Sonrası Allah kerim. 

Ve sanırım biraz da çikolata her zaman iyi gelir. Bu defa bol kuruyemişli bir çikolatalı tarifim var. Yemek Zevki için hazırladığım tariflerden biri. Sizlerin evinde de öyle mi bilmiyorum ama bizim evde çikolatalı tarifler el üstünde tutuluyor. İnanılmaz ilgi ve iştahla tüketiliyor asla ertesi güne de kalmadan. Hatta sonrasında birkaç sefer daha yapılıp bıkana kadar yeniliyor. Bu çikolata dilimleri de aynen öyle oldu. Evde malzemeniz varsa yapması da çok vaktinizi de almıyor hem. Kahvenizin yanında kendi ellerinizle yaptığınız çikolatanın tadına doyamıyorsunuz sonra. 

Malzemeler:
1 kutu krema
20 gr tereyağ
240 gr bitter çikolata
6-7 adet kuru kayısı
5 adet kuru incir
1 çay bardağı fındık
1 çay bardağı şam fıstığı
1 çay bardağı kuru üzüm

Yapılışı:
1. Kremayı tereyağı ve çikolata parçalarıyla beraber tencereye alıp eriyene kadar karıştırın.
2. Minik küpler halinde kestiğiniz inciri, kayısıyı ; kıyılmış fındık, şam fıstığı, cevizi ve kuru üzümü çikolatalı karışıma ekleyip spatula ile karıştırın.
3. İçine strech film serilmiş kalıba dökün ve en az 3 saat dondurucuda bekletin. 
4. Dondurucudan alıp kalıptan çıkartıp dilimleyip servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun

21 Mart 2013 Perşembe

Kafes Fırına Ekmek Yapmaya Gittim


Mart ayının ilk Cumartesi günü çok keyifli bir etkinliğe davetliydim. Daha önceden Kafes Fırın Filistin Caddesi Şubesindeki davette firma sahibi Rezan hanımla böyle bir etkinliğin muhabbetini yapmıştık. Hep birlikte mutfağa girip neler yapabiliriz diye düşünmüştük. O yüzden ' Birlikte ekmek yapacağız ' diye daveti alınca hiç tereddütsüz kabul ettim. Daha önceki tecrübelerimden de bildiğim tek şey var. Mutfakta karıştırıp, kesip, doğrayıp, pişirip bizzat işin içine dahil olduğunuz her etkinlik keyifli geçer. 


Kafes Fırın' la tanışıklığım çok yeni. Öyle ki bir önceki davette ilk defa bir şubesinden içeri girmiş ve gördüğüm ve tadına baktığım lezzetler karşısında hayran olmuştum. Bu sebeple ekmek konusunda da ne kadar iddialı ve başarılı olduklarını görmek beni çok şaşırtmadı, bu defa hazırlıklıydım. Gidip gözlerimle de gördüm ki hem severek hem de çok doğru yapıyorlar bunu da. Ekmek konusunda günümüzde ne gibi hileler olduğunu;  ne çok katkı maddeli ekmek tüketmek zorunda kaldığımızı düşünürsek bu işi ciddiyetle yapan, insan sağlığını ön planda tutan butik fırınlara daha çok ihtiyacımız olduğunu görürüz. Sonuçta sonsuz çeşidi yapılabilen bir temel gıda maddesi olan ekmeğin un, su, tuz ve mayadan elde edildiğini hepimiz biliyoruz. Fakat böylesi büyük bir pazarı olan ekmeğin de kalitesi konusunda aldığımız  fırına güvenmemiz de çok önemli. 


Kafes Fırın Anıttepe şubesinde ekmek imalatı vardiyalı olarak 24 saat sürekli devam ediyor. Diğer tüm şubelere de tüm çeşit ekmekler Anıttepe şubesinde yapılıp dağıtılıyor. Firmanın ekmek ustası o gün etkinlik esnasında biz 4 bloggeri de aralarına alıp nasıl çalıştıklarını, ekmek yaparken hangi aşamalardan geçtiklerini anlattı.Ve hatta  mayalanmış hamuru bizlere de paylaştırıp aslında hiç de öyle göründüğü ya da tahmin edildiği kadar kolay bir iş olmadığını anlamamızı sağladı. Onların elinde sanki her biri tornadan çıkmış gibi birebir birbirinin aynı olan hamurlara şekil verirken epeyce bir eğlendik. Hiç de öyle evde ekmek makinesinin düğmesine basıyorum, ekmeğimi yapıyorum gibi değil bu iş. Zaten ortaya çıkan sonuç da bambaşka bir şey. Gramajları ayarlanıp elde şekil verilen ekmekler çeşitlerine göre üzerleri farklı olarak çizilip fırına veriliyorlar. 


İşin en keyifli anı da o zaman başlıyor. Fırından mis gibi kokular geldikçe hepimiz tereyağı hayalleri kurarak aç kurtlar gibi ekmeklerin çıkışını bekledik. Hem karnı ne kadar tok olursa olsun fırından yeni çıkmış sıcacık bir ekmeğe hayır diyebilecek pek kimse de yoktur. 


Etkinliğin belki de en can alıcı noktası bence ekşi maya yapımının anlatımıydı. Son zamanlarda birçok yemek bloggeri arkadaşım evinde kendi ekşi mayasını kendi yapıyor, inanılmaz keyifle ve heyecanla takip ediyorum. Buğday ununun lezzetini kaybettirmeden sadece un ve su kullanarak uzun bir mayalanma süreci ile ekmek hazırlama tekniğidir ekşi maya tekniği. Normal şartlarda 6-8 gün sürmektedir. Un ve suyun belli oranlarda karıştırılıp tekrar tekrar beslenerek yapılması hem uzun hem de zahmetli bir süreç. Etkinlikte içinde hiçbir katkı maddesi olmayan ekşi mayalı ekmeğin yapımını da görmüş olduk. 



Ekmek yapmak kısacası bir sanat aslında. Yemeğin yanına katık olarak koyduğumuz ve belki de içeriğine çok dikkat etmediğimiz en temel gıda maddesi ekmek.  Nereden aldığımıza, içeriğinde katkı maddesi olup olmadığına çok dikkat etmemiz gerekiyor. Bir de size ufak bir tüyo, uzun süre küflenmeden bayatlamadan kalabilen ekmekler katkı maddeli demekmiş. Bu yüzden Kafes Fırın ekmeklerini ilk aldığınız günden sonra buzdolabında muhafaza etmenizi öneriyorlr. Kafes Fırın Ankara' da bence en güvenilir kaynaklardan biri. Tadına bakma fırsatı bulduğum tüm çeşitler çok güzeldi ama Ekşi Mayalı ekmeğini denerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız. Buzdolabından çıkarıp ince bir dilim kesip, kızartıp üzerine de tereyağ peynir ile tadına doyamayacaksınız. Gecenin bu vakti mutfağa gitmemek için bu mevzuyu uzatmadan kesiyorum.

Tabii o gün o kadar çok çalıştık, o kadar çok ekmek yaptık ki ekmek yapımında sergilediğimiz üstün başarıdan dolayı bize sertifika bile verdiler. Şaka bir yana ekmek ustası olmak bu işin hakkını vermek hiç kolay değilmiş. En azından benim daha kırk fırın ekmek yemem gerek. Her gün her öğün soframıza ilk koyduğumuz şey ekmek, yani en çok dikkat etmemiz gereken içeriğini açık net bilmemiz gereken. Kendi ekmeğimi kendim yapana kadar gönlüm rahat, gözüm kapalı ekmeklerimi Kafes Fırından alırım ben. 

4 Mart 2013 Pazartesi

Çikolata Soslu Kakaolu Kek ( Ağlayan Kek )




Hani bazı zamanlar olur ya eski fotoğraflara bakıp o ana dönmek istersiniz. Tekrar o gün olsun, yanınızda da aynı o günkü sevdikleriniz. Sonra gözlerinizi kapatırsınız hayal edersiniz. Bir masa başında oturmuşsunuz, şen kahkahalardan kimse kimseyi duymuyor, çayın altı hiç kapatılmadan bardaklar bir boşalıyor bir doluyor, çocuk çığlıkları da fonda anneanne duaları da. Kimi vakit kalabalık ufak gruplar halinde başka taraflara dağılıyor, ikili üçlü muhabbetler kaynatmalar başlıyor. Hangi tarafa dahil olsam diye bir tereddüt yaşıyorsun, malum hiç bir mevzu kaçırılmamalı. Ne tarafta sesler gülüşmeler yoğunlaşıyorsa o tarafa yanaşıyor ucundan kıyısından sohbete dalıyorsun. Sonra dayanamıyor tüm kalabalık yine o kocaman masa etrafında toplanıyor, kimse kimseden fazla uzak kalamıyor. Herkesin gözünün içine bakıp öyle yudumluyorsun çayını. Daha bir mutlu daha da umutlu. 

Şimdi oturmuş da minik kuzumun Çınar'ın ilk yaş günü fotoğraflarına bakarken bunlar geçti aklımdan. Uzak olmak zor, özlemek de zor ama bu kısacık hayatta zaten az olan o anları kaçırmak en zoru. Bilmediğin yerlerde bilmediğin bir şeyler aramak belki de yaptığımız. Zaman cevabını verecek bize. Biz de zaman geçerken öğreneceğiz özlemeyi, beklemeyi, sabretmeyi. 

Bu kek de yine kuzumun doğumgününden Ece' nin tariflerinden biri. O gün yiyen herkes çok beğenmişti. Ben de o kadar çok çeşit olunca yememiştim açıkcası. Ama bu fotoğrafı görüp de tarifini isteyenler olunca denemeden, tadına da bakmadan yazmak istemedim. Dün kahvaltıya gelen misafirlerime yaptım, çok beğenildi. Öyle ki yarın sabaha tekrar kahvaltıya misafirim var ve kek yine fırında. Hem kek hem de pasta gibi. Deneyin kesinlikle lezzetine bayılacaksınız.

Malzemeler:
Kek için : 4 yumurta
2 yemek kaşığı süt
1 yemek kaşığı sıvıyağ
1 su bardağı şeker
1,5 su bardağı un
2 paket kabartma tozu
1 paket kakao
üzeri için 1,5 su bardağı süt
1 paket krem şanti
çikolata sosu için:
3 su bardağı süt
2 yemek kaşığı nişasta
1/2 su bardağı toz şeker
1 paket kakao
80 gr bitter çikolata

Yapılışı:
1. Kek için yumurtaları şekerle çırpıp içine sıvıyağ ve sütü katın bir süre daha karıştırın.
2. İçine kabartma tozu, kakao ve unu da ekleyip karıştırın ve 170 derecede fırında pişirin.
3. Kek piştikten sonra fırından alıp üzerine soğuk sütü dökün.
4. Bir paket krem şantiyi üzerinde tarif edildiği şekilde 1 su bardağı süt ile hazırlayın ve soğumuş kekin üzerine yayın.
5. Çikolata sosu için tüm malzemeyi pişene kadar karıştırın. Kaynamaya başlayınca soğuyana kadar ara ara karıştırmaya devam edin.
6. Kekin üzerine çikolata sosunu da dökün ve buzdolabında birkaç saat dinlendirip servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun


Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da