22 Ocak 2013 Salı

Uzaklardan Bir Kurabiye Tarifi; Hollanda Kurabiyesi




Mutfakla bu kadar ilgili olunca beni tanıyanlar da yeniliklere ne kadar meraklı olduğumu biliyorlar haliyle. Her gittiğim yerde mutlaka oraya ait ne varsa tadına bakar, eve dönerken de illa ki yanımda götürürüm. Ve bazen de ben gidemesem de onlar beni bulur gelirler. Ankara' da tanışıp da canım ciğerim olan Sevgili Güler abla ve Ali abinin dünya tatlısı kızları Burcu Hollanda' da Amsterdam' da yaşıyor. Geçtiğimiz Aralık ayında da Ankara' ya geldiğinde bir akşam onları misafir ettik. Güleryüzü, şen şakrak muhabbetinin yanında bir de çok seveceğimizi bildiği bir şey getirmiş bize. Benim nasıl olsa girip mutfağa yapacağımı bildiği için de bir değil tam iki paket getirmiş hatta. Bu bir çeşit nişasta aslında, yani belki de bizim burada kullandığımızdan pek de farklı değil ama soslarda falan da kullanılıyormuş. Ve bir de kurabiyelerde. 


Burcu o akşam ilk iş hemen kurabiyenin tarifini verdi bana. O Hollanda' da birinin evinde yemiş ve lezzetine bayılmış. Tadını öve öve bitiremeyince bana da kolları sıvayıp mutfağa girmek düştü. Gerçi pek de acele ettiğim söylenemez tabii. Zamanını bekledi demek daha doğru olur. Dün de küçük beyle birlikte yaptık, üzerini çikolataya bulamadan birkaç taneyi de mideye indirdik. Hatta o minik elleriyle yuvarlayıp yaptıklarını ben yedim, öyle ki onlar bambaşka güzel olmuştu elinin tadı da geçmiş sanki içine.

Malzemeler:
3 yumurta
250 gr tereyağı
1 paket Maizena 
7 yemek kaşığı un
8 yemek kaşığı toz şeker
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
üzeri için 
100 gr kuvertür çikolata
4 yemek kaşığı hindistancevizi

Yapılışı:

1. Tüm malzemeyi derin bir karıştırma kabının içine alın ve yumuşak bir kıvam alana kadar yoğurun.
2. Fırını 170 derecede ısıtın ve fırın tepsisine yağlı kağıt serin.
3. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp elinizde yuvarlayıp tepsiye aralıklı olarak dizin. 
4. Hepsine şekil verdikten sonra tepsiyi fırına yerleştirin.
5. Kurabiyelerin üzerleri çatlayıp hafifçe açılana kadar pişirin. 
6. Pişen kurabiyeleri fırından alıp oda ısısına gelmesi için kenara alın.
7. Kuvertür çikolatayı bir kasede benmari usulü  eritin.
8. Başka bir kaseye hindistancevizini dökün.
9. Kurabiyeleri teker teker önce erimiş çikolataya sonra da hindistancevizine batırın ve servis tabağına alın.


Tabii böyle tarifi vermek kolay da biz bu Maizena denen şeyi nereden bulacağız diyenlere ne desem ki ? Benim elimde de sadece bir paket kaldı, onu da artık bir başka keyif anına saklayacağım. Ya da ne zamandır şakasını yapıp durduğumuz şeyi gerçeğe dönüştürüp Burcu ve Gökhan' a sürpriz yapıp bir koşu Hollanda' ya gideceğiz. Gitmişken de bavulu bir dolu farklı şeyle dolduracağız. Valla düşünürken bile pek bir keyif aldım. Olmayacak şey değil. Hemen girip Türk Hava Yolları Amsterdam uçuşlarına bakıp bir çılgınlık yapılabilir. Ben şimdi bir fincan kahvemi alayım, yanına da bir tane Hollanda kurabiyemden. Bizim gibi gezip görmeyi seven, gittiği yerlerde yemeyi içmeye doyamayanlar için gidip az biraz hayal kurayım. Ve bir bakmışsın uçak biletimiz elimizde, Hollanda yolcusu kalmasın diyoruz. 





21 Ocak 2013 Pazartesi

Keçi Peynirli Yeşil Mercimek Salatası





Benim için hem çay sofralarının hem de akşam yemek davetlerinin en önemli ve en çarpıcı tarifleri salatalardır. Azar azar ama bol çeşitte salata varsa masada o masa daha bir güzel görünür gözüme. Tazecik otlarla süslü renk renk salatalar. Kim hayır diyebilir ki? 
Keçi Peynirli bu mercimek salatasının fikir babası bir arkadaşım. Önce kendisi bana blogumda böyle bir tarif olup olmadığını sorup olmadığını öğrenince de kendi tarifini paylaştı. Ben yine her zamanki gibi ana fikre bağlı kalıp yaparken kendimce ufak tefek değişiklikler yaptım elbette. Bir yaptığım reçeteyi bir kere daha tamamen aynı  şekilde yapamamış biri olarak birebir aynısını yapmam mümkün değil ne yazık ki. Salatanın üzerinde kullanacağım keçi peyniri konusunda biraz takıntılıydım açıkcası, her türlü peyniri deli gibi seven biri olarak kokan peynirlere karşı biraz mesafeliyim.Koyun peyniri de yiyemem mesela. Birkaç kere denediğim keçi peyniri ile de keyifli tecrübelerim olmayınca arkadaşımın tavsiyesiyle Baltalı' nın peynirini denedim. O günden beri keçi peyniri de girer oldu mutfağımıza. Ama siz yine de keçi peyniri olmasın derseniz salata için Hellim peyniri de kullanabilirsiniz. 


Malzemeler:
2 su bardağı yeşil mercimek
1 adet havuç
1/2 demet taze kişniş
1/2 demet roka
1 çay bardağı ceviz içi
2 yemek kaşığı nar ekşisi
1/2 çay bardağı zeytinyağı
tuz
2 yemek kaşığı susam
keçi peyniri


Yapılışı:
1. Yeşil mercimeği tencereye alıp mercimekler diri kalacak şekilde haşlayın.
2. Haşlanan mercimekleri soğuması için kenara alın.
3. Kişnişi ve rokayı yıkayıp kurulayıp doğrayın, havucu rendeleyin
4. Yeşillikleri mercimeğe ekleyip cevizi de katın.
5. Tuzunu, nar ekşisi ve zeytinyağını da döküp karıştırıp servis tabağına alın.
6. Keçi peynirini ince dilimler halinde kesip susama bulayın ve yağsız kızgın tavada arkalı önlü kızartın. Salatanın üzerinde servis edin.

5 Ocak 2013 Cumartesi

Kafes Fırın ile Tanışmayan Kalmasın


Yeni yıldan birkaç gün önce çok keyifli bir mekanda çok şeker insanlarla tanıştım. Ankaralıların  1994 yılından beri ev yapımı tatlara ulaşabildiği çok muazzam bir mekan Kafes Fırın. Ben Eskişehir Yolu üzerindeki Söğütözü şubesinin önünden defalarca geçmiş olmama rağmen içeri girmek o güne kadar kısmet olmamıştı. 
Demek ki böylesi bir zamanı beklemişim farkında olmadan. 




Etkinlikten birkaç önce Ömer Bey beni arayıp da davet edince seve seve kabul ettim. İstanbul'dan geldiğimden beri doğru dürüst bir etkinlik daveti almadığım için de haliyle çok keyiflendim. Ömer Bey' e daha önceden hiç Kafes Fırın' a adımımı atmadığımı söylediğimde bana öylesine ballandıra ballandıra firmadan ve sahibesi Rezan Hanımdan bahsetti ki açıkcası çok merak ettim. 

O Cumartesi gecesi Kafes Fırın' ın yeni açılan Filistin Caddesindeki şubesine gittiğimde daha kapıdan girer girmez farkını hissettim. Ömer Bey' in telefonda anlattıklarına daha ilk nefeste şahit oldum. Gördüğüm harikulade çeşitte lezzetler ve içten karşılamasıyla Rezan Hanım neden bugünlere gelindiğinin çok açık ispatı gibiydi.  Başta Unlu Mamuller ile yola çıkmışlar ancak zamanla Türk ve Dünya tatları da menülerine eklemişler. Daha sonraları kahve tiryakileri için de uğrak yeri olmaya başlamışlar. Amerikan, İtalyan ve Türk kahvelerinin özel çeşitlerini müşterilerine sunmuşlar.Ve son olarak da Türk mutfağının vazgeçilmezi ekmeği de ürünleri arasına katmışlar.

O akşam Rezan Hanımla bu maceraya nasıl başladığından ve daha neler neler yapmak istediğinden uzun uzun konuştuk. İnanın gözlerindeki heyecan ve ışık o kadar taze ki beni bile heyecanlandırdı anlattıkları. Öyle ki pasta atölyesindeki şeflerin ne yaptıklarından anlamak için özel olarak Pastacılık eğitimi almış bir hanımdan bahsediyorum. Gecenin bir yarısı uykusundan uyanıp da  koşa koşa mayalanan ekmeklere bakmaya giden ve bundan müthiş keyif aldığı her halinden belli olan bir mekan sahibi yani. Ve haliyle de tüm bu özverilerinin karşılığını almış gördüğüm kadarıyla.Mekanın çok sadık bir müşteri portföyü olduğundan şüphem yok benim. Çünkü ben ilk görüşte ve tadımda oradaki her şeyin lezzetine hayran kaldım diyebilirim.


Şimdilik Ankaralılara 3 şubeleri ile hizmet veriyorlar. Eskişehir Yolu üzerinde Söğütözünde, Filistin Caddesi ve Anıttepe' de. Rezan Hanım' ın yakın gelecekte planları arasında  İstanbul ile Kafes Fırın' ı tanıştırmak da var. Ben işini bu kadar gönülden ve aşkla yapan birinin başaramayacağı bir şey olacağını sanmıyorum. Sürekli yeni ne gibi tatlar ortaya çıkartabiliriz diye deney mutfağı çalışmaları da yapan bir mekanın müşterilerinin memnun olması kadar doğal bir durum olamaz. 

O gece Kafes Fırınla tanışmış olmaktan dolayı çok keyif aldım.Öyle ki oradan en son ayrılanlardan biri bendim sanırım. Tadına baktığım her bir lezzet harikaydı. Tadına henüz bakmadıklarım için sık sık misafirleri olacağımdan eminim. Ve en kısa zamanda Rezan Hanımla sözleştiğimiz gibi deney mutfağında yeni tatlar keşfetmeyi hayal ediyorum. 


2 Ocak 2013 Çarşamba

Muhammara ( Acuka )


Oldum olası en sevdiğim öğündür kahvaltı. Çalıştığım dönemde sabahları çok erken yollara düştüğümden kahvaltı etmeden evden çıkardım ama ofiste mutlaka mesai öncesi hep kahvaltı etmişimdir. Bir de hatırlarım çok eskiden küçükken babamın şehir dışında olup da eve gelmeyeceği zamanlar daha sabahtan annemle pazarlık yapardık akşama da yemek yerine kahvaltı edelim diye. Hala tadı damağımda, kokusu burnumdadır çocukluğumun o güzel anlarının. 

İstanbul'da ailecek fırsat bulamadığımız ama Ankara' ya geldiğimizden beri hiç aksatmadığımız şey sabahları hep birlikte masaya oturmak. Oturup uzun uzun muhabbetler eşliğinde keyfini de severim, öncesinde minik minik tabaklara çeşit çeşit peynirleri rengarenk reçelleri koyup masayı hazırlamasını da. Yanında da taze demlenmiş çay oldu mu işte keyif tamamdır. Hafta içi değil ama hafta sonları kahvaltıya renk katacak bir şeyler illa ki çıkar mutfaktan. Bu tarif de yine öyle bir hafta sonu kahvaltısına eşlik etsin diye yapılmıştı. Yemek Zevki için hazırladığım reçetelerden biri. Lezzetini biz o kadar çok sevdik ki aklıma gelir gelmez hemencecik yapıyorum. Elinizin altında her daim olan malzemelerle hem de. Çıtır çıtır simitle ya da sıcacık ekmekle tadına doyum olmuyor Muammaranın. Orta Doğu Mutfağına ait bir çeşit meze aslında, genelde de kebap sofralarında ikram edilir ama bana göre kahvaltıya çok yakışan bir lezzet. Özellikle yanında beyaz peynirle birlikte bir koca ekmek yiyebilirim. Siz ister kahvaltı için yapın isterseniz kebap yanına meze olarak koyun masanıza. Dilerseniz de çay saatinde minik kanepeler üzerinde atıştırmalık olarak ikram edebilirsiniz misafirlerinize. Her şekilde masada ilk tükenen olacağını garanti ederim.


Malzemeler: 
200 gr ceviz içi
3-4 diş sarımsak
3 dilim bayat ekmek içi
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı acı biber salçası
1 tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı karabiber
3 çay kaşığı kuru nane
1 adet  limonun suyu
1 çay bardağı zeytinyağı

Yapılışı:

1.Sarımsakları soyup robota atın.
2.İçine ceviz içlerini, bayat ekmeklerin sadece iç kısımlarını, limon suyunu, baharatları da ekleyin.
3.Son olarak biber ve domates salçalarını da katıp iyice ezin. 
4.Homojen bir karışım olunca içine yavaş yavaş zeytinyağını da ekleyip karıştırın.
5.İsterseniz içine tulum peyniri de ilave edebilirsiniz.

Afiyet olsun

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da