29 Eylül 2012 Cumartesi

Kurutulmuş Domates Sevenler Buraya Baksın


Domates sevmeyen var mıdır ? Bana göre mümkün değil bu mucizeyi sevmemek. Öyle ki mevsiminde bol bol tüketip kış boyunca hasret kalmamak için yaz sonu bir de oturup kışlık domates kavanozlarımı hazırlıyorum ben yıllardır. Bekarken anneme kızardım ne gereği var diye bu eziyetin, kışın yemeyiz olur biterdi en nihayetinde. Ama öyle değilmiş domates olmadan yapılan yemeğin tadı tuzu olmuyormuş. Benim gibi salça ile arası olmayanlar ne demek istediğimi anlarlar. Birkaç yıldır da annemin izinde Eylül ayı başında domateslerimle haşır neşir oluyorum. Bu yıl da farklı olmadı yine. Kışlık domatesi nasıl hazırladığımı merak edenler buraya tık tık yapsınlar. 

Taze domates, kışlık domates derken bir başka şekli var ki yemelere doyamıyorum ben. Domatesin kahvaltı masalarındaki yerini artık kurutulmuş domatese bırakma mevsimi de yaklaşırken paylaşayım dedim. Yine İnci' nin stüdyosuna gittiğim gün orda gördüm bu halini de. Geçtiğimiz haftasonu da Beypazarı' na gittiğimizde bolca aldığım kurutulmuş domateslerin bir kısmını böyle hazırladım. Ankara' da olanlara benden söylemesi marketlerden küçücük paketlerde alıp da verdiğimiz paraya Beypazarında kocaman bir poşet aldım, hem de mis gibi bu sezonun domatesi olduğundan emin olarak. Haftasonu hem gezinti yapın hem de kışlık tarhana, erişte vs. alışverinizi yapın. Yakında olmayanlar da üzülmesin. Aldığım imalatçının bilgilerini de veriyorum, kargo ile Türkiye' nin her yerine gönderiyorlar. Bu iyiliğimi de unutmayın :))) 

İmalatçı Zeyveli Gıda Pazarı : 0312 7624817  /    0542 7616096

Malzemeler ( fotoğraftaki gibi bir kavanoz için )
10-15 adet kurutulmuş domates
1/2 adet limon
1 yemek kaşığı kekik ( ben limonlu dağ kekiği kullandım )
4-5 diş sarımsak
zeytinyağı

Yapılışı:
1. Kurutulmuş domatesleri bir kaseyi alın, üzerini geçecek kadar kaynar su ekleyin.
2. En fazla 5 dk bekleytip kağıt havlu üzerine alın suyunu süzdürün.
3. Limonu ufak parçalara ayırın, sarımsakları soyup ince ince doğrayın.
4. Kavanoza sırayla domatesleri, limon dilimlerini, sarımsakları ve kekiği dizin. Tüm kavanozu bu şekilde doldurup üzerini geçecek kadar zeytinyağı dökün.
5. Kavanozun sıkıca kapatıp güneş almayan bir yerde bir hafta kadar bekletin.
Afiyet olsun

İşte bu kadar kolay. Sonra ister kahvaltılarda isterseniz de salatalarınızın üzerinde mis gibi aromalı domatesleriniz hazır.

28 Eylül 2012 Cuma

Reyhan Şerbeti


Bugün çok şeker bir blog,  Tripal Design ile tanıştırayım istedim okuyucularımı. Hem de o blogdan çok şeker bir tarif  eşliğinde olsun istedim. Yıllar önce Leziz Dergisi için benim evimde yaptığımız çekimlerde tanıştığım Sevgili Özgür Bakır' ın eşi Nezrin Hanıma ait bu blog. Bir ay kadar önce yine İstanbul' da İnci sayesinde Özgür ile  bir araya geldiğimizde İnci  '' Mutlaka Nezrin' in reyhan şerbetini denemelisin' dediğinden beri aklımdaydı. Hala çarşı pazarda taze otlar bulunabilirken yapıp sizleri de tanıştırmak istedim hem bu şerbetle hem de Nezrin Hanımla. Reyhan Şerbeti Azerilerin sıklıkla yaptığı bir içecekmiş bu arada onu da eklemeden geçmeyelim.

Ben bloga şerbetin tarifini almak için girip öylece takılıp kaldım. Hani 10 parmakta 10 marifet bir blog desem yeridir. Nezrin ' in bu tarifi nasıl zarif bir şekilde hazırladığına mutlaka bakın derim. Elinizden geliyorsa da böyle şık şeyler diğer kayıtlarına da bayılacaksınız.

Reyhan Şerbeti

Malzemeler
1 demet taze reyhan
1 lt kaynar su
2-3 adet limon tuzu
6 yemek kaşığı toz şeker


Yapılışı
1. Temizlenmiş reyhanları derin bir kaba alıp üzerine kaynar suyu ekleyin.
2. İçine limon tuzunu ekleyin. Limon tuzu  reyhanın mor rengini suya salmasını sağlıyormuş.
3. Toz şekeri de ekleyip karıştırın ve rengini iyice verdikten sonra süzüp buzdolabında soğutun. Soğuk servis edin.
Afiyet olsun.



21 Eylül 2012 Cuma

Çınar'ın Mevlüd Kurabiyeleri

 

Bu kurabiyeler yarın mevlüdü olacak olan minik yeğenim Çınar kuzusu için süslendiler. Kurabiyeler tarçınlı, zencefilli ve karanfilli olarak pişirildi. Süsleme kısmını Sevgili arkadaşım Aslı ile birlikte yaptık. Yaparken de çok keyif aldık ikimiz de. 


Tek tek poşetleyip paketleyip İstanbul' a kargoya verildiler dün. İsterdim ki kendi ellerimle götüreyim ben de orada onlarla beraber olayım ama kısmet olamadı. Bu defa bu cici kurabiyeler beni temsil edecekler. 


Biz Aslı ile yaparken hem çok güldük eğlendik hem de büyük hayaller kurduk. İnşallah herşey dilediğimiz gibi gider. Bizim keyifle hazırladığımız kurabiyeler de herkes tarafından beğenilir. 


Canımın içi Çınar' ıma Allahtan sağlıklı, uzun,  güzel bir ömür dilerim. Bora ve Ece' nin gözbebeği olduğu kadar bizim de bir tanemiz o. Allah anasına, babasına ve  bizlere hep güzel günlerini göstersin inşallah. Daha uzun yıllar mutlu günlerinde onun kurabiyelerini pastalarını yapmak nasip olsun bize de. 


Mavi Yeşil Yemyeşil Karadeniz


Karadeniz'i anlatmaya aslında kelimeler de yetmez, paylaşacağım fotoğraflar da. Bir ucundan bir ucuna her bir köşesi ayrı güzel ve görülesi Karadeniz'in. Bu yıl da yine tatile o taraftan başladık biz. Uzunca tatilimizin ilk durağı oldu. Büyük adam oralı olunca gönlünün yarısı memleketinde, her yıl küçük beyle ben eşlik etmesek de onun rotası zaten belli. Bu defa yine birlikte düştük yollara. Her defasında ikilemde kaldığımız gibi yine araba mı uçak mı diye düşünüp yine arabamızı yükleyip yollara düştük. Malum oralarda araba olmadan hiçbir  yere gidip görmek mümkün değil. Eğer yolu geze göre gitmeyi seviyorsanız bizim gibi ve vakit sıkıntınız yoksa arabayla gitmekte fayda var. Yok gidip de sabit bir yerde kalırım, hiçbir yeri de gidip görmem diyorsanız atlayın uçağa gidiverin. Tabii o da pek olası değil Karadeniz olunca rota. Elbette uçakla gidip oradan araba kiralayıp gezmek de tercihiniz olabilir. Ama bizim gibi koca arabanın bagajına bile sığamayanlar için hiç sevimli değil. 

Bizim varış noktamız Rize Fındıklı. Feroş Anneannenin evi, güzel portakal ağacının altında sabah kahvaltı keyfi yaptığımız neşeli ev. Sağolsun bu yıl yine bize kapılarını açtı, en güzel odasını verdi. Şennur teyze de yine tüm misafirperverliği ile etrafımızda pervane oldu, çok güzel ağırladı bizi. Her yıl   '' bu yıl son, bir daha gelmem herhalde '' deyip de yine yine gidiyorsam oradaki güleryüzün, muhabbetin bunda etkisi büyüktür eminim. Ve de şu alttaki fotoğrafta gördüğünüz lezzetler de bir çeşit etken olabilir bak şimdi emin olamadım...

Rize' de görülmesi gereken yerlerin ilk başında Çamlıhemşin geliyor. Oralara gidip de Ayder Yaylasına çıkmadan, oralarda yaz günü soğuktan bir titremeden, misler gibi alabalık ve  muhlama yemeden dönerseniz sakın Karadeniz' e Rize' ye geldim demeyin. Gelmişsinizdir de eksik kalmıştır, benden söylemesi. 


Bu yıl da daha önceki seferler gibi çok kalabalıktı Ayder. Hem yerli hem de yabancı turistlerin akınına uğramış desem abartmış olmam. Önceki yıllara göre artık fazlasıyla keşfedilmiş bir yer, aslında keşke öyle olmasaymış dedirtiyor insana. Her popüler olan yerde olduğu gibi doğal güzelliklere biraz ihanet ediliyormuş duygusu uyandırıyor insanda. Yine de yolunuz o taraflara düşerse görmeden dönülmez. Kiremitte alabalık, bol bol tereyağlı muhlama, sac kavurma benim tavsiyelerim. Mısır ekmeği zaten masaya ilk gelen ve ilk biten oluyor, dememe gerek yok. 


Bu iştah açan tatlı Pelit tatlısı. Biz de ilk defa tattık, en az görüntüsü kadar lezzeti de süper. Krep arasında bal ve fındık. Basit olduğu kadar da damak şenlendirici. Biraz bol kalorili ama oralara kadar gidip bol oksijene maruz kalınca iştah da açılıyor, önünüze ne gelse hiç ses etmeden mideye gönderiyorsunuz.  


Bu yıl tatile böyle başladık; sonrasında Şile, Tekirdağ ve son olarak da bayramda İğneada oldu. En kısa zamanda bir başka tatil postuyla geleceğim. Yine Karadeniz'e kıyısı olan minik bir kasabadan bahsedeceğim. 
Ülkemizin her bir köşesi ayrı güzel, gezmeye ve anlatmaya devam elimden geldiğince dilim döndüğünce...



11 Eylül 2012 Salı

Tahinli ve Haşhaşlı Kurabiye


Sanırım mutfakta en çok yapmayı sevdiğim şey kek ve kurabiye. Vakit az ise kek, vakit sıkıntısı yok ise kurabiye. Oyun hamuruyla oynayıp da kendinden geçen çocuklar gibi çıkarıyorum kalıpları o an başka bir şey düşünmüyorum. Ve şunu itiraf ediyorum  ki yapmasını yemekten daha çok seviyorum. Evde kurabiye kavanozu dolu olsun yeter ki. Fakat bu kurabiyeler pek öyle kavanozluk değil çünkü içlerinde tahin var. Daha fırında pişerken mutfağı hatta tüm evi saran kokusuna dayanabilirseniz kavanoza hapsedebilirsiniz. Ya da daha fırından çıkmadan çayı demleyip hazır edip sıcak sıcak birkaç tanesini mideye indirirsiniz. 

Malzemeler:
1/2 kahve fincanı haşhaş tohumu
1 su bardağı tahin
250 gr oda sıcaklığında tereyağı
2 adet yumurta
1 kahve fincanı krema
2 su bardağı toz şeker
1 paket kabartma tozu
Aldığı kadar un

Yapılışı:
1. Haşhaş ve tahini derin ve karıştırma kabına alın. İçine tereyağı, yumurta, krema ve şekeri de ilave edin.
2. Kabartma tozunu katıp unu kulak memesi kıvamında hamur olana kadar ekleyin.
3. Güzelce yoğurup hamurun üzerini nemli bir bezle örtüp 20 dk kadar dinlendirin.
4. Hamurdan dilediğiniz şekilde parçalar  hazırlayıp yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin.
5. Önceden ısıtılmış 180 derecede fırında üzeri kızarana kadar pişirin.

Afiyet olsun...


7 Eylül 2012 Cuma

Çikolatalı Soslu Cheesecake


Malzemeler:
tabanı için
2 paket Burçak bisküvi
175 gr tereyağı
1 paket labne peyniri
2 kutu krema ( 200 gr'lık iki ayrı kutu )
200 gr süzme yoğurt
3 adet yumurta
1 adet limonun suyu ve rendelenmiş kabuğu
3 yemek kaşığı nişasta
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
200 gr kuvertür bitter çikolata

Yapılışı:

1. Bisküvüleri robotta ufalayın ve eritilmiş tereyağıyla yoğurup dikdörtgen cam fırın kabının tabanına ve kenarlarına  iyice yayın. Buzdolabında 1 saat kadar bekletin.
2. Labne peynir, süzme yoğurt, bir kutu krema ve şekeri mikserde şekeri iyice eriyene kadar karıştırın.
3. Nişastayı da ekleyip karıştırmaya devam edin.
4. Yumurtaları teker teker kırıp her yumurtadan sonra mikseri en yüksek devirde çalıştırın fakat çok çırpmayın. Çok fazla çırparsanız içinde oluşan hava kabarcıkları cheesecake pişerken çatlamasına neden olur.
5. Son olarak limon kabuklarını, limon suyunu ve eğer kullanacaksanız aromasını ilave edin. Birkaç saniye daha çırpıp buzdolabından çıkardığınız kaba karışımı dökün. İçinde oluşan hava kabarcıklarını patlatmak için kabı masaya birkaç kez vurun ya da ucu sivri bir kürdan yardımıyla kabarcıkları patlatın.
6. 175 derece turba olmayan fırında 10-15 dk pişirin. Sonra fırının kapağını hiç açmadan fırının  ısısını 90 dereceye düşürüp yaklaşık 60-70 dk daha pişirin. Piştiğini anlamanız için kekin tam ortasının parlak ve ıslak olmaması gerekiyor. Ya da hafifçe salladığınızda ortasının sallanmaması gerekiyor. Fırında ayrı bir kaba su koyarsanız bu da kekin çatlamasına engel olacaktır.
7. Fırın tamamen soğuyana kadar keki fırından çıkarmayın. 
8. Ayrı bir sos kabını ocağa alın içine bir kutu kremayı dökün. Kaynamasını beklemeden içine parçalanmış çikolatalrı atıp ganajı hazırlayın. Çikolatalar tamamen eriyince bu karışımı fırından çıkıp oda ısısına gelen cheesecake üzerine dökün.
9. En az bir gece buzdolabında bekletin. Soğuk servis yapın.

Afiyet olsun.

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da