25 Nisan 2012 Çarşamba

Banvit'ten Son Nokta

Banvit AŞ. beyaz et ile ilgili medyada yer alan gerçek dışı haberlere son noktayı koymak için bir bilgilendirme yayınladı. Tüketiciye rahat bir nefes aldıran bu bilgilendirme metnini aşağıda bulabilirsiniz:

Değerli Banvit Dostları,

Beyaz et ile ilgili medyada yer alan gerçek dışı haberlere son noktayı koymak üzere bir açıklama yapma gereği duyduk.

Hayvancılık sektörünü uzaktan bile tanımayan bir radyasyon onkolojisi uzmanının mesnetsiz inançlarına medyada sansasyonel başlıklarla ve sorumsuzca yer verilmesi, gıdalarla ilgili bilgi kirliliğini en yüksek seviyeye çıkartmıştır. Bu konuda gerek Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı temsilcilerinin, gerek Veterinerlik Fakülteleri'nden uzmanların ve Gıda Güvenliği Derneği'nin açıklamalarına www.banvit.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Özetle:

- Hormon kullanımı ülkemizde kesinlikle yasaktır.

- Civcivlerin antibiyotik verilerek hızla büyütüldüğü iddiası tamamen gerçek dışıdır.

- Ülkemizde gıda güvenliği ile ilgili AB standartlarının aynısı uygulanmaktadır.

- Bu standartlar hastalık durumu dışında antibiyotik kullanımını yasaklar.

- Bakanlık veterinerleri kesime gidecek her sürü üzerinde antibiyotik, hormon ve diğer kimyasal maddelerin analizini yapar: kalıntı çıkan sürüler kesime gönderilemez.

- Yetiştirilen piliçlerin ve yetiştirildikleri ortamların insan sağlığına zararlı etkileri yoktur.

- AB standartlarında üretim yapan Banvit, Bakanlığımızın tüm gıda güvenliği uygulamalarına harfiyen uymaktadır. Tüm ürünlerimizi güvenle tüketebilirsiniz.

Yanlış, eksik veya çarpıtılmış bilginin yarattığı kirlilik, toplum sağlığına zarar vermektedir. Sorumsuzca üretilen bu hurafelere lütfen itibar etmeyiniz.

Saygı ve sevgilerimizle..

BANVIT AŞ.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

20 Nisan 2012 Cuma

Perde Pilavı

Bu perde pilavı çok uzaklarda biri için yapıldı aslında. O bu defa yiyemedi ama bir ön hazırlık diyelim. Geçtiğimiz yaz Ankara' ya yerleştiğimizde benim canım patronum Ferahcım da Riyad' dan buralara geldiğinde evimizde ağırladık onları bir akşam yemeğinde. Sevgili eşi Ümit, güzeller güzeli Talya ve minik kuş Mert ile beraber evimize konuk oldular. Gelirken de ev hediyesi olarak Perde Pilavı tenceresi getirmiş kibar arkadaşım bana. Aslında biraz da kendilerini düşünerek yapmışlar bu seçimi:) Daha paketi elime tutuşturur tutuşturmaz Ümit  '' Şimdi bunu veriyoruz, seneye geldiğimizde pilavı yeriz ona göre '' dedi. Ben de hayatımda hiç denemediğim için nasıl olsa 1 yıl içinde öğrenir seneye alnımın akıyla bu işi de hallederim demiştim. Eee artık yaz da yaklaşıyor malum, misafirlerin eli kulağında yakında kapımızı çalarlar diye beni bir telaş aldı, hemen ilk denememi yaptım. Artık ne zaman isterlerse Perde Pilavım ve ben onları memnuniyetle ağırlamaya hazırız.

Hamurun Malzemeleri:
2 su bardağı un
4 yemek kaşığı yoğurt
1 yumurta
15 gr margarin ( oda sıcaklığında bekletilmiş )

İç malzemeleri
2 su bardağı pirinç
2,5 su bardağı tavuk suyu
300 gr tavuk eti
1 kahve fincanı sıvı yağ
1 su bardağı soyulmuş badem
1 kahve fincanı kuş üzümü
30 gr tereyağı
1 çay kaşığı tarçın ( isteğe bağlı )
1/2 kahve fincanı çam fıstığı

Aşağıdaki fotoğraf tencerenin kutusunun üzerinden; yapım aşamasını fikir vermesi açısından kendim yaparken fotoğraflayamadığım için onu ekliyorum ki yapılışı daha kolay anlaşılsın.



Yapılışı:
1. Pirinci tuzlu ve ılık suda 30 dk bekletin. Sonra süzüp bol su ile yıkayın.
2. Tavuk etlerini ayrı bir tencereye koyup üzerini örtecek kadar suda 1 tutam tuz ilave edip haşlayın.
3. Haşlanan tavuk etlerini tel tel ayırın.
4. Kuş üzümlerini de bir kasede şişmesi için sıcak suda bekletin. Bademleri de yine ayrı bir kapta sıcak suda bekletip kabuklarını ayıklayın.
5. Sıvıyağı tencereye alıp pirinci üzerine ekleyin. Kavurup içine kuş üzümü, çam fıstığı, tarçın, tuz ve karabiberi de katın. İçine tavuk etlerini ve 1 su bardağı tavuk suyunu ekleyip kısık ateşte pirinçler suyu çekene kadar pişirin.
6. Hamuru için unu, yoğurdu, yumurtayı ve oda ısısında yumuşamış margarini derin bir kaba alın ve yoğurun.
7. Kulak memesi kıvamında bir hamur hazırlayıp unlanmış zeminde merdaneyle perde pilavı kabınızı kaplayacak büyüklükte açın
8. Perde pilavı kabınızı oda ısısında margarinle yağlayıp kabukları soyulmuş bademleri düzgün bir şekilde kabınızın içine yapıştırın.
9. Üzerine merdaneyle açmış olduğunuz hamuru kenarları dışarı sarkacak şekilde yayın.
10. Hazırladığınız piriç pilavını tencereye doldurun. Sarkan hamuru içe doğru kıvırıp pilavı kapatın.
11. Önceden ısıtılmış 200 derecede fırında 30-35 dk. dış kabuğu kızarana kadar pişirin.
12. Tencereyi servis tabağına çevirip perde pilavını kalıptan çıkartın, dilimleyerek servis edin.

Afiyet olsun.

17 Nisan 2012 Salı

Miniklerle Kurabiye Yaptık


Dün benim küçük adamımın, sarı papatyamın okuluna davetliydim. Tuğra ve arkadaşları ile beraber kurabiye pişirmeye gittim.  Sene başından beri çeşitli sebeplerle Şeker Hamurlu Kurabiye yapıp götürdüğümde öğretmenimiz Serpil Hanım okulda çocuklarla da birlikte yapalım diye rica ediyordu.

 Sene sonu yaklaşırken, çocuklar birbirlerinden ayrılmadan hep birlikte çok keyifli bir saat geçirdik. Benim için de oldukça eğlenceli oldu. Anne olmak başka birşey ama insan o kadar çocuğun içinde kendini bambaşka hissediyor. Sanki hepsi sizin çocuğunuz gibi ayrı parlıyor gözleriniz her birine baktığınızda.

Çocuklarla beraber her zaman yaptığım şeker hamurlu kurabiye tarifimi yaptık. Onların aklı gerçi şeker hamuruyla da süslemekteymiş fakat bunun için çok daha geniş vakit ve malzeme gerektiğinden sadece kurabiyesini yaptık.
 Hamuru ben yoğurdum sonra hepsine eşit paylaştırdık. Hamur hazırlanırken yüzlerindeki merakı görmeniz gerek. Bizim evde sarı papatyayla sıklıkla yaptığımız bir şey kek, kurabiye. Ama birçoğu hiç evde böyle bir etkinlik yapmıyormuş söylediklerine göre. Merdane ile hamurlarını açıp diledikleri kalıplarla şekillendirdiler.  Erkekler '' ben kalpli kalıbı istemem'' diye kalıpları çekiştirirken kızlar genelde kelebekli kalpli olanları tercih etti.
 Hazırladıkları kurabiyeleri  Serpil Öğretmenleri tek tek isimlerini yazarak yağlı kağıda yerleştirdi. Ve hepsi görevlerini bitirmiş olmanın heyecanıyla sınıflarının yolunu tuttu. Onlar kadar benim de çok keyif aldığım bir gün oldu.
 Kurabiyelerin fırından çıkmış hali de işte böyle. Akşam sarı papatya kendi elleriyle yaptığı kurabiyeleri getirdi, bir güzel de yedi.

10 Nisan 2012 Salı

Ispanaklı ve Peynirli Kiş


Evin en sevilen kış sebzesi tartışmasız ıspanak. Sarı papatyanın bile Temel Reis olma sevdasıyla tabak tabak yediği tek sebze. Bebekken enginardan brokoliye kadar geniş bir sebze çeşitliliğimiz varken artık sebze yedirmekte çok zorlanıyorum nedense. Neyse ki anneler bir şekilde yolunu buluyor yedirmenin. Öyle olmazsa böyle olur diyip zafere ulaşıyoruz. Börekte, çorbada illa birşeylerin içinde sebze yeniliyor en nihayetinde.
Ispanak gibi sevilen sebzeler için durum kolay elbette. Bu defa da kiş malzemesi oldu, yine sevilerek yenildi. Tarifi Ev Atölyesi blogunun sahibi Sevgili Sibel'den aldım. Benim de davetli olduğum fakat katılamadığım bir etklinlikte Gülhan Kara ile beraber yapmışlar.

Malzemeler:

225 gr un
60 gr margarin
1 yumurta
2 çorba kaşığı süt
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı tuz

İç malzemesi;
250 gr ıspanak
1 adet kuru soğan
2-3 çorba kaşığı sıvıyağ
100 gr krema
2 çorba kaşığı un
100 gr taze kaşar peynir rendesi
1 yumurta

Yapılışı:
1.Unu hamur yoğurma kabına alıp ortasını havuz gibi açın. Ortasına 1 yumurta, oda sıcaklığında yumuşatılmış margarini, sütü, kabartma tozunu ve tuzunu ilave edip karıştırın.
2. Hamur hailne gelmeye başlayınca elinizle toparlayıp yoğurun ve hamuru top yapıp streç folyoya sarın.
3. Buzdolabında 10 dakika bekletin. İç malzemeyi hazırlamak için küp küp doğranmış soğanı, yıkanıp süzdürülmüş ve doğranmış ıspanağı yağda birlikte kavurun soğumaya bırakın.
4. Soğuyan ıspanağa kaşar peynir rendesini, unu, yumurtayı, tuz ve kremayı ekleyip karıştırın.
5.Karabiber, kırmızı biber gibi baharatları da ekleyebilirsiniz.
6. Hamuru 20-22 cm çapında merdane ile açın. Yağlanmış tart kalıbına hamuru yerleştirin.
7. Ispanaklı iç harcı  içine doldurun ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında 20-25 dakika kadar pişirip sıcak olarak servis edin…

Afiyet olsun.

7 Nisan 2012 Cumartesi

Kayısılı ve Cevizli Truff



İlk truff yaptığım zamanı hatırlıyorum da ne kadar stres yapmıştım kendi kendime. Öyle büyütmüştüm ki gözümde sanki çok zor birşeymiş gibi. Sonra evde inanılmaz rağbet görünce sık sık yapılır oldu. Hatta evde kek pişip de iki günden fazla bir şekilde yenilmediyse hemen truffa dönünür oldu. Her defasında da o an içimden ne gelirse öyle lezzetlendiriyorum. Bu defa cevizli ve kayısılı oldu. TuzBİBER Dergisi Mart sayısında yayınlandı bu tarif aynı zamanda. Artık hazır karışımları da var gerçi ama eve katkı maddesi içeren ürün sokmak istemeyenler üşenmesinler bence. Hatta bu minik truffları çocuklarınızla beraber de yapabilirsiniz. 

Malzemeler:
1 kutu krema ( 200 ml )
160 gr bitter çikolata
7-8 dilim kek
1 su bardağı ince çekilmiş ceviz
7-8 adet kuru kayısı ince inci kıyılmış
üzeri için süsleme şekerleri, hindistancevizi, kakao
Yapılışı:
1. Kremayı teflon bir tencereye alın ve kaynama noktasına gelene kadar ocakta tutun.
2. Ocağın altını kapatıp çikolataları içine kırıp karıştırarak eritin. Cevizleri ve ince kıyılmış kayısıları ekleyin.
3. Kekleri ufalayıp karışıma ekleyin ve homojen olana kadar karıştırıp soğuması için buzdolabında en az 3-4 saat bekletin.
4. Süsleme malzemelerinin her birini bir tabağa alın.
5. Tatlı kaşığı ile karışımdan alıp avucunuzun içinde yuvarlayın ve malzemelerin olduğu tabakları alın.
6. Tüm karışıma bu şekilde şekil verip üzerlerinin iyice kaplanması için tabağı sağlı sollu sallayıp servis tabağına alın.
Afiyet olsun.

6 Nisan 2012 Cuma

Ordan Burdan Hayattan Yemek Zevki Dergisi Nisan Sayısına Konuk Oldu

 Yine kendi kabuğuma çekilip sessiz kaldığım bir dönem yaşıyorum. Hayat sessiz ve sakin mi geçiyor? Hayır hiç de öyle değil, kardan kıştan sonra fazlasıyla renkli ve keyifli baharla beraber biz de renklendik. Fakat blog için aynı şeyi diyemiyorum ne yazık ki. Bayağı vakit olmuş bir kayıt girip selam dememişim. Öyleyse güzel bir haberle tekrar hayatta olduğumun haberini vereyim istedim.

Geçtiğimiz ay evimde çok şeker iki hanım ağırladım. Sevgili İnci Özgöz ve Hande Göksan. Ankara'ya yolu düşünce beni unutmamış İnci sağolsun.Yemek Zevki Dergisi için çekim yapmak için benim konuğum oldular. Ben de onların. Bana göre harika bir çekim günü geçirdik. Her çekim öncesi hummalı bir çalışma, o tabak mı bu çatal mı derken yine anılarıma harika bir gün yazıldı. Ordan Burdan Hayattan benim hayatımın en güzel rengi olmaya devam ediyor.

Şimdi hemen gazete bayisine gidip Yemek Zevki Nisan sayısını alıyorsunuz ve bakıyorsunuz neler yapmışım neler paylaşmışım. 

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da