19 Ocak 2012 Perşembe

Limonlu Cheesecake



Sadece birkaç saat sonra havaalanına gideceğiz. Uzaklara çok uzaklara gidiyoruz. Allah kısmet ederse yarın gece bu saatlerde Meksika' da olacağız. Bir haftalık bir iş seyahati nedeniyle eşime eşlik ediyorum. Gitmeden önce şöyle hoş bir tarifle buradan da  okuyucularıma '' Hoşçakalın '' demek istedim. 
Biz yokken küçük beye bakmak için dedesi ve babaannesi geldiler geçtiğimiz haftasonu. Dün laf Cheesecake den açılınca yaparım diye söz verdim onlara. Akşam da gidip eksik malzemelerimi alıp hemen yaptım. Fırından çıktığında saat gece yarısını çoktan geçmişti. Bugün de lezzet testinden geçti, tam kıvamında olmuş.

Tarifi Sevgili Betül' den, aynı şekilde paylaşıyorum.

Malzemeler

Tabanı için
2 paket Burçak bisküvi
175 gr tereyağ

Cheesecake için
1 paket krema ( 200 ml )
4 adet orta boy yumurta
1 su bardağı ( 200 ml ) süzme yoğurt
400 gr labne peynir
5 tepeleme tatlı kaşığı mısır nişastası
1 su bardağı tozşeker
1 adet limonun suyu ve kabuğunun  rendesi
4-5 damla limon aroması  ( ben kullanmadım )

Yapılışı:
1. Bisküvüleri robotta ufalayın ve eritilmiş tereyağıyla yoğurup 24 cmlik kelepçeli kalıbın tabanına ve kenarlarına  iyice yayın. Buzdolabında 1 saat kadar bekletin.
2. Labne peynir, süzme yoğurt ve şekeri mikserde şekeri iyice eriyene kadar karıştırın.
3. Nişastayı da ekleyip karıştırmaya devam edin.
4. Yumurtaları teker teker kırıp her yumurtadan sonra mikseri en yüksek devirde çalıştırın fakat çok çırpmayın. Çok fazla çırparsanız içinde oluşan hava kabarcıkları cheesecake pişerken çatlamasına neden olur.
5. Son olarak limon kabuklarını, limon suyunu ve eğer kullanacaksanız aromasını ilave edin. Birkaç saniye daha çırpıp buzdolabından çıkardığınız kalıba karışımı dökün. İçinde oluşan hava kabarcıklarını patlatmak için kalıbı masaya birkaç kez vurun ya da ucu sivri bir kürdan yardımıyla kabarcıkları patlatın.
6. 175 derece turba olmayan fırında 10-15 dk pişirin. Sonra fırının kapağını hiç açmadan fırının  ısısını 90 dereceye düşürüp yaklaşık60-70 dk daha pişirin. Piştiğini anlamanız için kekin tam ortasının parlak ve ıslak olmaması gerekiyor. Ya da kek kalıbını hafifçe salladığınızda ortasının sallanmaması gerekiyor. Fırında ayrı bir kaba su koyarsanız bu da kekin çatlamasına engel olacaktır.
7. Fırın tamamen soğuyana kadar keki fırından çıkarmayın. Soğuduktan sonra mümkünse 2 gece buzdolabında bekletip servis yapın.

Üzerine de dilediğiniz gibi bir sosla servis edebilirsiniz. Ben bu defa hazır çikolatalı sos tercih ettim.

Afiyet olsun.

Meksikada fırsat buldukça yazıp bol bol fotoğraf paylaşmaya çalışacağım. Fırsat olmazsa da döndüğümde uzun uzun anlatacağım inşallah. Sevgiyle ve afiyetle kalın.

13 Ocak 2012 Cuma

Lezita ile Herkes Mutfağının “Pratik Şefi” Oluyor



 “Hayatın Lezzeti” sloganı ile gıda sektörüne lezzetli, kaliteli ve güvenli ürünler sunan Lezita pratik, kolay ve kısa sürelerde hazırlanabilen ürünlerini Pratik Şef grubunda topladı. Lezita bundan böyle çıtır kaplamalı çeşitlerini, köfte, burger ve döner gibi ürünlerini Pratik Şef ürün grubu altında sunacak.


 Lezita, herkesi içindeki pratik şefi keşfetmeye davet ediyor. Yeni Pratik Şef ürün grubunda Lezita’nın kolay ve pratik bir şekilde hazırlanabilen, güvenli ve sağlıklı çok çeşitli ürünlerini bulmak mümkün.

 
Pratik Şef ürün grubunda Lezita’nın modern ve son teknolojilerle, yüksek hijyen standartlarında üretilen çıtır kaplamalı pratik ürünleri, köfteleri ve geleneksel döner ürünleri yer alıyor. Hijyenik ve sağlıklı malzemelerden el değmeden üretilen ürünler, üretimin her aşamasında uzman gıda mühendisleri tarafından kontrolden geçiriliyor.

 
Lezita’nın Türk mutfağına yenilikçi, lezzetli, sağlıklı ve yaşamı kolaylaştırıcı ürünler sunma hedefinin bir parçası olan Pratik Şef Kaplamalı Ürün Grubu Lezita Schnitzel, Nugget, Cordon Bleu ürünlerinden oluşuyor. Pratik Şef Döner Grubu’nda ise Döner Pişmiş ve Piliç Döner var. Pratik Şef Köfte Grubu’nda Lezita Adana, Parmak, Kasap, Misket ve Kadınbudu köfteler sunuluyor. Bunlara ek olarak Piliç Burger de Pratik Şef ürün grubunda hayata kolaylık ve lezzet sunmaya devam ediyor. Lezita’nın Pratik Şef lezzet çeşitliliği içerisinde karar vermek vakit alırken, servis etmek sadece 4 dakika sürüyor



12 Ocak 2012 Perşembe

Aşk Kurabiyeleri Gelsin


İnsanın sevdiğine hediye alması için illaki Sevgililer Günü olması mı gerekir? Elbette hayır. Sevgisini, aşkını öyle bir gün değil de her gün gösterebiliyorsa insan işte en güzeli odur. Benim gibi düşünenlerden biri de Nihan hanım. Bu Aşk Kurabiyelerini öyle hiç sebepsiz, vakitsiz hediye etmek için istedi. Ben de keyifle yaptım.


Sevdiğinin yüzünde minik bir gülümseme yaratabilmek için özel gün beklemeyenler varsa biz burdayız efendim.  Bekleriz.

10 Ocak 2012 Salı

Tavuklu Karnabahar Salatası


Bir sebze ki pişerken bu kadar pis kokular saçsın ama yerken insana keyif versin, şifa versin. Hiç kokusuna falan aldanmayıp  mümkün olduğu kadar sık pişirmeye çalıştığım bir sebze karnabahar. Dün baktım evde az birşey kalmış, yemek yapılmaz ancak salata olur bundan dedim. Sonra bir de farklılık olsun düşüncesiyle dolaptan tavuk butlarını  çıkardım. Ancak bu kadar keyifli bir salata olabilirdi. Büyük adamla son lokması için neredeyse kavga edecektik. En kısa zamanda tekrar yapayım da tadına doyalım.

Malzemeler:
Küçük bir karnabahar
2 adet tavuk but
1 avuç ceviz içi
1 diş sarımsak
1 su bardağı süzme yoğurt
bir fiske tuz
üzeri için:
 2 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber

Yapılışı:
1. Tavuk butlarını yıkayıp tencerede yaklaşık yarım saat iyice haşlayın.
2. Yıkanmış karnabaharları da ayrı bir tencerede yumuşayıncaya kadar haşlayın.
3. Karnabaharların suyunu süzüp bir çatal yardımıyla ezin.
4. Tavukları didikleyip karnabaharların içine katın.
5. Süzme yoğurdunu, sarımsağını  ve cevizi de katıp karıştırın ve servis tabağına alın.
6. Yağda pulbiberini yakıp salatanın üzerine dökün.
Afiyet olsun






9 Ocak 2012 Pazartesi

Kıymalı Pırasa

Hani derler ya '' daha pırasa olsa yemem '' diye. İşte ben açlıktan ölsem pırasa yemeyenlerdenim. Hiç sevmem, hatta tek sevmediğim sebze bile diyebilirim. Yine de evde kış aylarında eşim için sıkça pişiririm, küçük bey için de pırasalı mücver yaparım. Ne zamandır aklımda kıymalı olarak pişirmek vardı hani belki bu haliyle sever de yerim diye. Sevdim mi yok hayır hala sevebilmiş değilim ama en azından yedim.

Malzemeler:
1/2 kg pırasa
200 gr kıyma
1 adet orta boy soğan
1 yemek kaşığı biber salçası
tuz

Yapılışı:
1. Pırasaları temizleyip yıkayıp birer parmak kalınlığında doğrayın.
2. Soğanı yemeklik olarak doğrayıp tencerede zeytinyağında soteleyin. Kıymayı da ekleyip kavurun
3. Biber salçasını ekleyip birkaç dakika kavurduktan sonra pırasaları katın.
4. Üzerine yarım bardak kadar sıcak su katıp kısık ateşte 20-25 dk kadar pişirin.
5. Sıcak olarak servis yapın.
Afiyet olsun.

7 Ocak 2012 Cumartesi

Fırında Patatesli Soğanlı Hamsi Buğulama


''Denizden babam çıksa yerim'' diyen bir adamla evliyim. Evde ne pişse gık demeden yer ama balık olunca ayrı bir güler yüzü, keyfi gelir yerine. Bir duble de rakısı eşlik edince değmeyin keyfine. Elbette yanında olmazsa olmaz bol yeşil salata, kuru soğan ve ardından da helvası. Bol keyifli bir rituel bu bizim evde. Ama benim için balıklar arasında biri var ki yeri hep özeldir, hep en keyifle yenilendir. Kılçığı bile sevilendir, hamsidir. Hele de bol yağda kızarmış olursa bayılırım tek kelimeyle. Bu yıl kızartmasını da bolca yapıyorum ama genelde fırında pişer bizim evin balıkları.  Hamsileri de fırında patatesli soğanlı yapınca lezzetine doyum olmuyor.

Malzemeler:
1 kg hamsi
2 adet orta boy patates
2 adet orta boy kuru soğan
2 yemek kaşığı zeytinyağı
tuz, karabiber

Yapılışı:
1. Hamsileri ayıklayıp kılçıklarını çıkartın. Bol suyla yıkayın ( kara suyu çıkmayana kadar ) ve süzdürün.
2. Patatesleri halka halka soyun. Soğanları da çok küçük olmayacak şekilde piyazlık doğrayın.
3. Fırın kabının altına önce soğanları dizin, üzerine patates halkalarını ve en üste de hamsileri yerleştirin.
4. Üzerine dilerseniz tuz  ve karabiber ekleyin, zeytinyağını da üzerine gezdirip 180 derece fırında patatesler yumuşayana kadar pişirin.( patateslerin pişip pişmediğini kürdanla kontrol edebilirsiniz )
5. Sıcak olarak servis yapın.

Afiyet olsun.

Ayrıca sakın su eklemeyin, hamsilerın fırına girince saldığı su pişmesi için yeterli oluyor.

5 Ocak 2012 Perşembe

Ispanaklı ve Mantarlı Krep



Bir yiyecek düşünün ki hangi öğünde yaparsanız yapın sevilerek yenir , içine ne koyarsanız koyun lezzetine doyum olmaz. Hem çay saatlerinin hem kahvaltıların hem de akşam yemeklerinin menüsüne girebilir krep. İster çikolatalı yersiniz, ister peynirli isterseniz de sebzeli. Hepsiyle lezzetine doyum olmayan bir yiyecektir.
Bizim evde de genelde kahvaltılarımıza eşlik eder ama arada sebzeyle de buluşturup yediğimiz oluyor. Birkaç
hafta önce gelen misafirlerime de Ispanaklı ve Mantarlı yaptım.

Malzemeler:
Krep için
3 yumurta
2 su bardağı süt
1 su bardağı un
tuz

İç harcı için:
500 gr ıspanak
10-15 adet kültür mantarı
tuz, kırmızı pul biber, karabiber
2 yemek kaşığı zeytinyağı

Üzeri için
rendelenmiş kaşar peyniri

Yapılışı:
1. Krepler için tüm malzemeyi homojen şekilde karıştırın.
2. Krep tavasına çok az sıvıyağ damlatıp kağıt peçeteyle tüm yüzeyine yayın.
3. Karışımdan bir kepçe yardımıyla tavaya dökün ve çevire çevire yuvarlak şekil almasını sağlayın.
4. Pişince ters tarafını çevirip aynı şekilde pişirin.
5. Tüm karışımı aynı şekilde hazırlayın. Krepleri soğuması için kenara alın.
6. İç harcı için öncelikle ıspanakları yıkayıp temizleyip 5 dk kadar sirkeli suda bekletin ve suyunu süzün.
7. Mantarları yıkayıp temizleyin.
8. Tencereye zeytinyağını alıp doğranmış ıspanakları tencereye alın. İnce kıyılmış mantarları da ekleyin.
9. Baharatları da ekleyip yaklaşık 10 dk suyunu çekene kadar pişirin ve soğuması için kenara alın.
10. Soğumuş kreplerin ortasına ıspanaklı harçtan koyup dört tarafından bohça şeklinde sarıp, sardığınız kısmı alta gelecek şekilde tepsiye dizin.
11. Tüm krepleri böyle sarıp üzerlerine rendelenmiş kaşar peyniri koyup önceden ısıtılmış 170 derecede fırında 10 dk kadar pişirin. Sıcak olarak servis yapın.

Afiyet olsun.

3 Ocak 2012 Salı

Elmalı Turta

 Hep bir Elmalı Turta durumu var evde. Neden çünkü elma yenmiyor, hep kaderi aynı çürümeye terkediliyor bizim evde. Ben de bakıyorum ki bunlardan umut yok, hemen bir yenebilir hale sokuyorum elmacıkları. İyi mi ediyorum bilmiyorum ama öyle işte. Bu turta da daha önce yaptıklarımdan biraz farklı, biz çok sevdik. Aynı hafta içinde 2 defa yaptım. Üstteki fotoğraf için Burcu' ya çok teşekkür ederim. Hollanda' dan gelip gönüllü çekim de yaptı bana, hep gelsin böyle misafir.

Malzemeler:
Hamuru İçin:
2,5 su bardağı un (250 gr )
1/2 paket margarin ( 125 gr )
1 adet yumurta sarısı
1 adet limon kabuğu rendesi
1/2 paket kabartma tozu ( 5 gr )
1 çay kaşığı tuz
1 fincan süt ( 80 gr )

İç Harcı :
6-7 adet elma ( 800 gr )
1 subardağı toz şeker ( 180 gr )
1 tatlı kaşığı  tarçın
4 çorba kaşığı limon suyu

Üzeri için:
1 adet yumurta akı


Yapılışı:
1. Elmaları soyup çekirdeklerini çıkartıp fındık büyüklüğünde parçalara ayırın.
2. Elmaları, şekeri ve tarçını tencereye alıp lion suyunu da ekleyin. Elmalar yumuşayana kadar pişirin. Buzdolabında soğutun.
3. Hamuru için derin bir kaba unu, kabartma tozu, sütü, eritilmiş ılıtılmış  margarini, yumurta sarısını alın, limon kabuğunu da rendeleyip yoğurun.
4. Hamurun 1/3 ünü üst kısmı için2/3 ünü de alt kısmı için ayırıp açın.
5. Hazırlanan hamuru tart kalıbına 3-4 mm kalınlığında yayın. Hamurun kabarmaması için çatalla birkaç yerinden delin.
6. Elmalı karışımı hamurun üzerine güzelce yayın ve üzerini kalan hamurla dilediğiniz şekilde kapatın.
7. Üzerindeki hamura yumurta akını fırçayla sürün ve önceden ısıtılmış 170 derecede fırında yaklaşık 30-35 dk pişirin.
 Afiyet olsun.

Daha önceden yaptığım turta da burada.






2 Ocak 2012 Pazartesi

Ankara' da Yeni Yılın İlk Günü

Geçen yıl bu vakitler İstanbul' dan uzaklarda bir evim olacağını söyleselerdi inanmazdım herhalde. İnsanın evi, yuvası, ailesi nerdeyse oraya alışıyor, orayı seviyor ve benimsiyor. Bu yılbaşında İstanbul' da olan tüm aile bireyleri bizim Ankara' da onlardan ayrı oluşumuz sebebiyle buruktu azıcık. Hep istediler ki yanlarında olalım, birlikte kutlayalım yeni yılın gelişini. Biz çekirdek aile evimizde, yepyeni şehrimizde kutladık bu geceyi. Arada bir gözlerim buğulandı, boğazım düğümlendi, içime yalnızlık çöktü yalan değil. Fakat hep umut doluyum, herşeyin çok daha güzel olacağına dair inancımız baki.

 Herhangi bir akşam gibi yemeğimizi yiyip sadece biraz daha özenli bir sofrada keyfimizi uzattık. Bu gece sadece bir ufak bahaneydi yoksa başka gecelerden bir farkı yoktu elbette.

Ertesi sabah bembeyaz bir Ankara' ya uyandık. Hemen kahvaltımızı yapıp sımsıkı giyinip kuşanıp kendimizi dışarı attık. Evimizin çevresinde ufak bir gezinti yaptık. Yeni yılın ilk gününde karla beraber güzelleşen sokaklarda gezindik.

 Beyler kartopu oynama derdindeyken ben tamamen fotoğraf çekme modundaydım. Hele bir de lapa lapa yağmasaydı çok daha fazla pozlar olurdu da elimden bu kadar geldi. Ayak izlerimden başladım fotoğraflamaya.
 Sonra buz gibi karlar üzerinde minik kuş adımlarını farkettim.


Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da