8 Ekim 2010 Cuma

Van' da Kütüphane Kurmaya Ne Dersiniz?

VAN/ BAŞKALE. Daha doğusu yok. Akşamları tepelerde ışıklar görünüyor yer yer: İran sınırı ve karakollar. Yükselti o kadar fazla ki, ağaç yetişmiyor. Yıldızlar o kadar yakın ki, ellerinizle tutabilirsiniz. İlkokulda öğrendiğim tüm yıldız kabileleri burada: küçük ayı, büyük ayı, cezve. İnsanları o kadar sıcak ki, iklime inat. “İnsanlık” burada yaşıyormuş, meğer ölmemiş diyorum içimden.



Yıllardır batıda değişik ve güzel şehirlerde ...çalıştım hem de iyi koşullarda. İster istemez kıyaslama yapıyorum. Burada 3.haftasındayız okulun. Kılık-kıyafet kontrolü sırasında ayakkabıları farklı renkte birkaç öğrenciyi ayırmıştık. Teneffüste bir kız öğrenci yanıma geldi ayrılan bir arkadaşı için. Sessizce kulağıma “hocam, … arkadaşımız 12 kardeş, ailesinin durumu iyi değil, söyleyemiyor utanıyor” dedi sustum. 9.sınıf öğrencilerinden biri (üstelik ufacık bir şey daha) eski bir eşofman üstüyle gelip gidiyor okula. Fakirliği okunuyor yüzünden, duruşundan. Bir aya kalmaz kar yağarmış buralara. Ne yapmalıyım bu çocuk için? Bugün 11.sınıf öğrencilerinden biri üzgündü. Nedenini sordum, ailemin parası yok hocam beni okuldan alacaklar dedi. Zehir gibi kafası var. Seneye mezun olacak oysa. Kalacak yer bulmalı ama nasıl? Kız öğrencilerin sayısı az, çünkü okutmuyorlar. Çarşıda kadın-kız pek görülmüyor, ancak memur bayanları görebiliyorsunuz. Öğrenci çok, sıra az. Gelen öğretmenler en fazla 1,5 yıl kalıp gidiyorlar. Sınıfta konuşuyoruz, bir örnek verdim: Van’ a gittiğinizde…Hocam Van’a gitmeyenler var daha dediler. Sordum, sınıfın yarısı ilçeden dışarısını görmemiş daha. Gidenler de çalışmak için bir inşaatta veya akraba yanında. Gezmek fiilini çekemez bu çocuklar. Sinema-tiyatro, alışveriş merkezi, kafeterya, çay bahçesi, flört nedir bilmiyorlar. Ülkemin 40 yıl öncesine ışınlanmışım sanki. Ya da bir köşeden Şener Şen çıkıverecekmiş gibi, bir Türk filminin içine düşmüşüm adeta.


Evimi taşırken kitap kolilerinden yakınan taşımacılara kızan ben, okuldaki kütüphaneyi görünce ürperdim. Bomboş. Bu gençlerin bilinç kazanması, kendilerini tanıması, hayallerine kavuşmak için yol-yordam öğrenmeleri gerekiyor oysa. Yokluk ve yoksulluktan kurtulmaları, cahil kalmamaları gerekiyor. YGS-LYS kitapları olsa kütüphanede soru çözümü yaparlar, üniversiteye bir adım daha yaklaşırlar.


Okuduğu bir roman karakteri belki onun hayatında dönüm noktası olacak, belki çözdüğü bir üniversite hazırlık kitabı onun bir bilim insanı olmasını sağlayacak ya da okuduğu kitaplar hayatının tek zenginliği olarak kalacak ama kendi çocuklarını özellikle de kızlarını okula göndermesini sağlayacak.


Üzerime umutsuzluk çökmeye başladı, yakında yağacak olan kar gibi…


Aydınlığın şövalyeleri neredesiniz? Berrin Damgacı




ADRES: Başkale İ.M.K.B Çok Programlı Lisesi BAŞKALE / VAN


Hepimizin elinden az ya da çok birşeyler gelir, Lütfen duyarsız olmayın. Bir yerlerde birileri ışık bulsun diye siz de bir meşale yakın. Bu yazıyı okuduktan sonra ilk iş kütüphanenize gidip bir kontrol yapın, okuduğunuz kitaplarınız, artık kullanmadığınız ansiklopediler ve kaynak kitaplarınız mutlaka vardır.

9 kİşİ fİkrİnİ söylemİş:

öykü dedi ki...

Merhaba
ızın verırsenız

bu yazınızı aynen blogumda yayınlayıp
duyurmak ıstıyorum

Tümay Öztürk dedi ki...

Bencede herkes birşeyler yapabilir. Yazdğın asrese direk kargo yapabiliyoruz di mi canım? Çok güzel bir işe ön ayak olmuşsunuz tebrikler. İnşallah amacına ulaşır, inşallah kıymette bilinir...

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Öykü elbette paylaşabilirsin, ne kadar paylaşırsak o kadar faydamız olacak ordaki çocuklara. İlgine teşekkürler.
***************
Tümaycım canım evet bu adrese gönderebilirsin. çok teşekkür ederim duyarlılıpın için.

nilay dedi ki...

Biz Bursalianneler olarak bu tür etkinlikler sıkça yapıyoruz. Çok zevkli ve bir o kadar ruhu doyurucu bir uğraş.
Bu 29 Ekim'de de Van da olacağım. Gerçekten oraları çok merak ediyorum.
Sevgiler

SEVGİLERİMLE dedi ki...

Merhaba,Sevgili Öykü'nün sayfasını okuyunca geldim size.İzin verirseniz yazınızı bende yayınlamak isterim bloğumda...

Sevgilerimle...

neşe dedi ki...

Ben de sevgili öykünün bloğunda gördüm.İzin verirseniz ben de paylaşmak istiyorum.....Gerçekten çok duygulandım...

Sevil dedi ki...

yasemincim tatlım çok gec haberim oldu bu olaydan çok üzgünüm
çünkü gecen ay ne yapacağımı bilemediğim bir dünya kitabı eskiciye verdim :((
çok üzgünüm çok

Niloş dedi ki...

Yazıyı okuyunca çok duygulandım, şu anda çocuklarım üniversiteyi bitirdikleri için elimde hiç kaynak yok. Ama etrafıma bakıp hemen ilgileneceğim yalnız kitap olarak değil kıyafet olarak da. Paylaşımınız için teşekkürler..
www.sendepisir.com

Joey Potter dedi ki...

Bende yeni gördüm yazıyı. Çok mu geç? Bende daha yeni bir yığın kitabı kapıcımıza verdim. Çocuk kitapları mı? Gençlik mi ne gerekir?

Ben de müsadenizle alıp yayınlamak istiyorum bunu.

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da