30 Temmuz 2010 Cuma

Kıymalı Cevizli Poğaça

Yine bir hafta başlıyor. Çok şükür sanki bugün biraz daha serin İstanbul. Durduğu yerde su gibi terliyor insan, uzun zamandır hiç bu kadar sıcak yaşadığımı bilmiyorum. Allah güneyde yaşayanlara sabır versin, asla bana göre değil. Ne yemek yapmak geliyor içimden ne de ekran başına geçip iki satır karalamak. Gel gör ki blog olayı bambaşka. Yazamazsam uykularımı kaçırıyor, rüyalarıma giriyor nasıl cümlelerle anlatacağım tarifi. O kadar kaptırıyorum kendimi yani. Sıcak bile önüne geçemiyor bu aşkın nafile.

Dün yine böyle bir aşkla TuzBİBER Dergisi Yaz Partimizi yaptık. Ferah' la aylar süren konuşmalarımızın, koşturmalarımızın mürüvvetini gördük sonunda. Detayları daha sonra uzun uzun yazacağım fotoğrafları ile beraber. Şimdi şöyle bir bahsedip haber vereyim istedim gelemeyen dostlara.

Bu Kıymalı Cevizli Poğaça yine küçük adamın doğumgünü menüsünden. Akşam yemeğinden önce davetliler işten çıkıp geleceği için doyurucu birkaç çeşit olsun istemiştim. Her zaman yaptığım gibi birkaç gün öncesinden hazırlayıp pişirmeden dondurucuya attım, servisten birkaç saat önce de çıkarıp pişirdim. Sıcak olunca ayrı lezzetli oluyor söylememe bile gerek yok.

Kıymalı Cevizli Poğaça
Malzemeler:

Hamuru için
4 su bardağı un
2 adet yumurta
1 paket kabartma tozu
1/2 su bardağı eritilmiş margarin
1/2 su bardağı yoğurt
3/4 su bardağı sıvıyağ
tuz
1 adet yumurta sarısı
2 yemek kaşığı susam

İçi için
200 gr kıyma
1 adet kuru soğan
1 yemek kaşığı salça ya da 2 adet domates ( ben domates kullandım )
1 çay bardağı ceviz içi
tuz, karabiber, pulbiber

Yapılışı:
1.Margarini eritip soğuması için kenara alın.
2.Yumurtalardan birinin akı ile sarısını ayırıp ayrı kaplara koyun.
3.Un ve kabartma tozunu derince bir kaba eleyin, üzerine 1 yumurta ve diğer yumurtanın akını ekleyin.
4.Margarin, yoğurt, sıvıyağ ve tuzunu da katıp hamuru iyice yoğurun ve 1 saat kadar dinlendirin.
5.İç malzemesi için soğanı küp küp doğrayın.
6.Tavada şeffaflaşana kadar kavurun.
7.Domatesi rendeleyin ve ekleyin.
8.Kıymayı da ekleyip kavurmaya devam edin.
9. Son olarak tuzunu, biberini ve ceviz içini katıp soğuması için kenara alın.
10.Poğaça hamurundan cevizden biraz büyük parçalar alıp elinizin içinde yuvarlayın.
11.Parmağınızla içini oyup kıymalı iç malzemeden doldurup tekrar yuvarlayıp kapatın.
12.Yağlanmış fırın tepsisine aralıkla dizin.
13.Üzerine yumurta sarısı sürüp susamı serpin
14.Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin.

Afiyet olsun.



28 Temmuz 2010 Çarşamba

Tatil İçin Bavullar Hazır / TuzBİBER Dergisi Temmuz 2010 Hayat Bahçesi Yazım

Sıcaklar şöyle bir yüzünü göstersin herkesin ilk aklına gelen sanırım tatil oluyor. Yani en azından benim için öyle. Ne yemek yapasım geliyor, ne de başka bir iş. Tek hayalim tatil oluveriyor birden. Koca bir kışın ardından yine şarjımızı doldurmak ve yeni bir kışa zinde hazırlanmak için tatilden daha iyi bir seçenek bilmiyorum. Geçen yıl bu zamanlarda bu bölümde gerçi hiç de öyle yazmamışım, çocuklu tatilin ne kadar da zor bir iş olduğundan bahsetmişim. Demek ki çocuklar büyüdükçe bizim gözümüzde sorunlar da ufalıyor. Ya da onlarla olmaya alışıyoruz, anne baba olmanın kurallarını benimsiyoruz. Bu konu da elbette tartışılır ama şimdi değil.

Tatil hayali ne kadar güzel ve çekici ise öncesinde bavul hazırlamak da bir o kadar sıkıcı ve sevilmeyen iştir çoğu kişi için. Benim için pek değil, yeter ki tatil olsun her gün ayrı bavul hazırlarım ben. Yıllardır her tatil öncesi yaptığım ilk iş liste hazırlamaktır. Listem hazırsa gerisi sadece birkaç dakikalık organizasyona bakar. İşin garibi severim de bu listeleri. Hayatımın her döneminde hep listelerim oldu, evlenirken ev için gerekli araç gereç listem, evde davet vereceksem menüm ve ihtiyaç listesi vs. Ama tartışmasız en keyifle hazırlananı tatil listem olur. Şimdi yine bir tatil öncesi bavula koyacaklarım için listemi oluştururken dedim ki ‘’ Bu listeyi TuzBİBER’de herkesle paylaşayım, belki bavul hazırlayacaklara yol gösteririm’’

Öncelikle tatile hangi araç ile gidileceğine bağlı olarak kaç bavul hazırlanacağına karar vermek gerek. Eğer uçak ya da otobüs ile gidilecekse o zaman işimiz kolay. Herkes kendine ait ayrı bir bavul hazırlayabilir. Fakat öyle değil de kendi özel arabanızla gidecekseniz ve bagajınız da kısıtlı ise mümkün olabildiğince az ve öz eşya en iyisidir.

Biz bu yıl tatilimizi Ayvalık’ ta geçirmeye karar verdik. Kendi aracımızla gideceğiz kısmetse. Liste hazırlarken evdeki kişiler için ayrı ayrı ihtiyaçları belirliyorum öncelikle. Herkes tatil süresince neye ihtiyaç duyabilir, birey olarak ona bakıyorum. Her zaman olduğu gibi öncelik her zaman evin küçük adamının. Zaten bavuldaki en büyük pay da kendisine ait. Ya şuna da ihiyacım olursa, ya bundan da gerekirse diye sanırım odasında ne var ne yoksa yanımıza alıyoruz. Ama illa da götürdüğümüz her şeyi kullanacağız diye bir kural yok, bazıları da tedbir için yanımızda bulunmalı.

Evet listenin en büyük payı genelde çocuklara ait oluyor. Onlara evlerindeki konforu aratmamak ve canlarının sıkılıp da sizin canınızı sıkmamaları için elinizden geleni yapın. Bu size tatilde huzur olarak geri dönecektir.
* İlk olarak ilaçları yanınızda mutlaka götürün. Tüm ecza dolabını değil belki ama en sık kullanılabilecekleri. Ateş düşürücüler, ağrı kesiciler, ishal ve kabızlık durumunda kullanılacaklar, ateş ölçer, kullanıyor ise vitaminleri, belki gerekli olabilir diye bir antibiyotik, böcek ve sinek ısırıkları için krem,
* Güneş kremleri ( en azından 30 mümkünse 50 koruma faktörlü ), güneş sonrası nemlendiricileri, sinek ilaçları. Bunlar çocukların yaşına göre sizin kullandığınızdan ayrı da olabilir, aynı da olabilir. Diş macunu, diş fırçası ve şampuan
* Kaç gün kalacağınıza bağlı olarak ve günlük ihtiyacına göre kıyafet. Bolca fanila, iç çamaşırı, tişört, şort, mayo, deniz ve banyo havlusu, şapka, plaj terliği, spor ayakkabı ilk etapta mutlaka alınması gerekenler. Ama havanın her an değişkenlik göstermesi ihtimaline karşı bir ya da iki pantolon, üzeri için uzun kollu bluz, bir hırka, bir eşofman takım, en az 2 takım pijamaları, hadi biraz abartayım bir adet de yağmurluk da yanınızda bulunsun.
* Gideceğiniz yerde bulunmama ihtimaline karşı sevdiği birkaç yiyecek ( kraker, çikolata vs. ) , sıkıldığı anlarda oynayabileceği çok yer kaplamayan birkaç oyuncak, birkaç kitap onu evinde hissettirecek ve keyiflendirecektir. Bu arada eğer çocuğunuz hala bezli ise yanınızda mutlaka yeterli sayıda götürün. Her yerde sizin tercihiniz markayı bulamayabilirsiniz. Ayrıca kumsalda oynayabilmesi için kova-kürek takımı, deniz için kolluk, simit de mutlaka götürülmesi gerekenler.
* Yine küçük bebekler için yeterli miktarda mama, biberon maması, emzik, eğer kullanıyor iseniz cam rende de bulundurmakta fayda var. O kadar da değil demeyin sakın, ben yanında blender ve su ısıtıcı ile tatile gelen çok aile gördüm. Ayrıca eğer kullanıyor ise mutlaka pusetini de almanız gerekecektir. Akşamları serin olan bir yere gidiyorsanız ince bir battaniye de aklınızda olsun.
* Küçük çocukların sık sık kıyafet kirleteceklerini düşünerek yanınıza elde yıkamak için deterjan da alabilirsiniz. Az kirli çamaşırlarını yıkayarak fazla kıyafet götürmekten de kurtulursunuz.
*Daha büyük çocuklar için eğer yeriniz var ise bisiklet, paten ya da scooter de alınabilecekler arasında.

Listedeki en zor kişi çocuklar, eğer birden fazla ise işiniz biraz daha zor ama olmaz diye bir şey yoktur. Çocuklar için uygun ortam seçilmiş ise emin olun onlar da en az sizin kadar tatilin tadını çıkarıyorlar. Bayanlar için yazıyorum eğer eşiniz bavul hazırlama işini size bıraktıysa bu harika demektir. Ona ayrılan payı minimumda tutarsanız bu sizin yararınıza olacaktır. Erkekler genelde tatilde bayanlara nazaran daha az eşya ile yetinebiliyorlar. Bu da kadınların karmaşık olduğuna dair tezi kuvvetlendiriyor sanırım. Eşler ( beyler ) için listede neler olmalı:


*Düzenli kullandığı ilaçları var ise öncelikle onlar, bağ ağrısı, mide ağrısı, bağırsak problemleri için gerekebilecek ilaçlar.
*Kitap, mp3 çalarınız, notebook, cep telefonu şarj aleti
*İç çamaşırı, en az 2 adet mayo, kalınacak güne göre yeterli sayıda tişört, şort, şapka, pijama
*Plaj terliği, dışarıda ve iç mekanda giymek için terlik, banyo ve plaj havlusu, şampuan, parfüm, deodorant, diş fırçası ve macunu, kullanıyor ise diş ipi.
*Mutlaka gece bulunduğunuz mekanın durumuna göre ihtiyaç duyabileceği bir takım pantolon ve gömlek, jean pantolon, ayakkabı, spor ayakkabı, kemer, kravat bavulunuzda olsun. Havanın serin olması ihtimaline karşı uzun kollu bir ya da birkaç bluz, belki bir eşofman takımı da olabilir.

Çocuk ve eş için bavul hazırlanıp da hala yeriniz kaldı ise sıra size gelmiştir. Bayanlar aslında tüm gardroplarını yanlarında götürmek isterler çok iyi bilirim. Ya onu da giymek istersem ya şunun altına bu daha hoş durursa diye evde ne varsa ellerinin altında olsun isterler. Ne yazık ki öyle olamıyor. Ben kendi yöntemimi söyleyeyim, kaç gün kalacak isem ona göre günlük kıyafet kombinasyonları oluşturuyorum önceden. Böylece onun altına bu olmadı, şunun üstünde bu çirkin durdu derdi de kalmıyor. Hem boşu boşuna giymeyeceğiniz bir dolu kıyafet de sizinle onca yolu gelmemiş oluyor. İşte kısa ve öz bir bayanın bavuluna neler girmeli bakalım.

*Yine önce sağlık diyoruz ve ilk olarak kullandığımız ilaçlar var ise onları çantamıza atıyoruz.
*Güneş kremleri, güneş sonrası nemlendiriciler, şampuan, saç kremi, tarak, makyaj malzemeleri, makyaj temizleyiciler, dudak nemlendiricisi, parfüm, deodorant, kullanıyor iseniz oje ve aseton, pamuk, ped, günlük ped, epilasyon cihazı, tırnak makası ve törpü
*En az 2 adet mayo, deniz çantası, şapka, plaj ve banyo havlusu, plaj terliği, iç mekanda giyilebilecek terlik, pijama
*Tatilde geçirilecek gün sayısına göre 1 takım gün içinde 1 takım da gece giyilebilecek kıyafet seçin. Yine bunlarla uyumlu ayakkabı ve terlikleri bavulunuza koyunuz. İç çamaşırlarınız ve kullanacağınız aksesuarlarınızı da yine kıyafetlerinizi göz önünde bulundurarak seçin ki gereksiz taşımayın. Eğer buruşabilecek kıyafetleriniz var ise seyahat ütünüzü de unutmayın.
*Havanın durumuna göre uzun kollu hırka, bir takım eşofman, spor ayakkabı da yanınızda olsun.
*Kitabınız, müzik dinlemeyi seviyorsanız mp3 çalarınız, cep telefonunuzun şarj aleti, laptopunuz, fotoğraf makinesi ve şarj aleti ya da pilleri, kamera ve yedek film


Benim listem ana hatlarıyla bunlardan oluşuyor. Elbette kimine göre çok gereksiz şeyler içerebilir, kimine göre de eksik görünebilir. Herkesin listesi kendine ve ihtiyaçlarına göre belirlenir. Biri için elzem olan bir diğeri için gereksiz gelebilir. O yüzden bavulu önünüze alıp da rastgele doldurmaktansa bence gelin siz de listenizi yapın. Sonra da listenizden kontrol ederek bavulu toparlayın. Bundan sonra size düşen sadece tatilin tadını çıkarmak.
Herkese gönüllerince eğlenecekleri, sağlıklı, bol neşeli ve bol güneşli bir tatil diliyorum.

Kup Tiramisu

Üzerinde en çok polemik yapılan tatlı sanırım tiramisu olsa gerek. Yok öyle olmaz , yok böyle yapılmaz deniyor ama yine de herkes bildiğinden şaşmıyor. Ben kedi dili ile tanışmadan önce çoğunluk gibi hazır pastaban ile yapardım. Fakat kedi dilinin ayrı bir lezzet kattığını gördüm. Oğluşun doğumgünü menüsüne de yine kedi dili ile yaptım. Bu defa tek tek servis edebilmek için kuplarda yaptım.
Tarifi daha önceki ile aynı, sadece yapılışı biraz daha el oyalıyor hepsi o kadar.


Malzemeler:
1 paket kedi dili bisküvi

1/2 su bardağı sıcak su

1 yemek kaşığı süt

1 yemek kaşığı granül kahve

1 yemek kaşığı toz şeker

2 yemek kaşığı un

1/2 lt. süt

2 yumurtanın sarısı

1,5 çay bardağı toz şeker

1 paket labne peyniri ( ben Trakya Çiftlik Labne kullandım )

1 paket vanilya

2 yemek kaşığı kakao

Yapılışı:

1. Önce muhallebisini hazırlanması için süt, un, şeker ve yumurta sarılarını tencereye alın ve sürekli karıştırarak pişirin.
2. Muhallebi göz göz olup piştikten sonra ocaktan alın içine labne peynirini ve vanilyayı katıp mikserle çırpın.
3. Sıcak su, 1/2 çay bardağı süt, granül kahve ve şekeri iyice karıştırın.
4. Hazırlayacağınız kupların içine birer yemek kaşığı muhallebiden koyun.
5. Üzerine ikiye böldüğünüz kedi dillerini ekleyip ıslatacak kadar kahveli karışımdan dökün. ( çok fazla ıslanıp parçalanmaması gerek )
6. Üzerine tekrar muhallebi ve tekrar kedi dili ekleyip aynı işlemi tekrarlayın.
7. En üstte muhallebi olacak şekilde tamamlayın.
8. Servis ederken üzerine çay süzgeci ile kakao serpin.

Afiyet olsun


Ben öyle tek tek uğraşamam derseniz de işte böyle koyuverin bir cam servis tabağına olsun bitsin. Her haliyle kabul görüyor nasılsa.


27 Temmuz 2010 Salı

TuzBİBER Yaz Partisine Hazırız, Sizleri Bekliyoruz


Partiye sayılı günler kaldı. Herkesi bekliyoruz.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Yedik İçtik Güzelleştik Etkinliği - Suna Dumankaya İle Mucize Formüller

Ayvalık tatili öncesi hele de evde tadilat tam gaz devam ederken öyle bir yere davet edildim ki üzerime yığılmış tüm sorumluluklardan sıyrılıp birkaç saat sadece kendime döndüm. Excel İletişim' den Sevgili Aylin' in daveti ile 04 Temmuz 2010 Pazar sabahı Suna Dumankaya ile Mucize Formüller denemeye Kuruçeşme Lychee Restaurant' a gittik.

Suna Dumankaya zaten çoğumuzun ekranlardan ve gazetelerden yakından tanıdığı bir isim. Fakat o kadar sıcakkanlı ve güleryüzlü ki o sabah her birimizi tek tek kapıda karşıladı ve büyük bir misafirperverlikle ağırladı.

Boğaz'a karşı neşeli sohbetler eşliğinde kahvaltılarımızı yaptık önce. Biz zaten bloggerlar ne vakit bir araya gelsek konuşacak, paylaşacak o kadar çok konumuz oluyor ki değil saatler günler bile az gelir. Hele bu defa aramızda öyle bir şeker vardı ki elden ele dolaşıp ortalığa mutluluk saçtı varlığıyla; Sevgili Ayşem' in minik Bibi' si. İnsana tekrar doğurma isteği veren harika bir bebek, Allah nazarlardan saklasın.

Kahvaltının ardından herkesi tatlı bir telaş aldı. Yedik, içtik, artık vakit güzelleşme vaktiydi. Kim hayır diyebilirdi ki bu teklife ? Birbirimizi bir bu hallerimizle görmemiştik, onu da görmüş olduk.

Ülkemizin ilk kadın lokman hekimi olan anneannesinden öğrendiği bilgi ve birikimleri ile oluşturduğu birçok formülü de Suna Hn. bizzat bizimle paylaştı. Kendi elleriyle birçok formül oluşturup bizlere de tek tek uyguladı.

Suna Hanım bana maske uygularken yüzümdeki mutluluk ifadesini görüyorsunuz değil mi:))
Makyaj yapmayı falan sevmem, gerekmedikçe de yapmam. Yaparsam da cilt temizliğine inanılmaz önem veririm. Makyajla yatağa asla girmem, iki elim kanda olsa mutlaka temizler kremimi sürer öyle yatarım. Küçük adamım doğduğundan beri maske uygulamalarına biraz ara vermiş olsam da arada ben de evde kendi formüllerimi yapar uygularım. O gün Suna Hanım' ın da ısrarla üzerinde durduğu bir konu var dı ki ona tamamiyle katılıyorum. Çoğu kadının tonlarca para verip kullandığı o çok ünlü markaların kremleri, temizleme sütleri, tonikleri falan hepsi hikaye. Hayatım boyunca çok farklı markanın, içlerinde en pahalıları da oldu, ürünlerini kullandım. Fakat son birkaç yıldır saf gül suyundan ve Bepanthen kremden şaşmıyorum ben.

O pahalı markaların hepsinin sadece isimlerini sattıklarını, aslında içlerinde mucizeler barındırmadıklarını da çok iyi biliyorum. Önemli olan cildi temiz tutup nemlendirmek, hepsi bu kadar basit.

Suna Dumankaya artık kendi ürünlerini de piyasaya sunmuş durumda. Kendi özel formülleriyle oluşturulmuş son derece etkili ve uygun fiyatlı ürünler bunlar. Suna Hanımın Bağdat Caddesindeki mağazasından temin edebileceğiniz gibi internet üzerinden de alabiliyormuşuz ürünleri. Ben ilk fırsatta gidip kendi cildime uygun bir set almayı düşünüyorum açıkcası.

O gün birçok reçete denendi üzerimizde, gülerek oynayarak sürdük, yıkadık, poz verdik birbirimize '' aman yayınlama sakın '' uyarılarını ekleyerek. Ben o gün uygulanan formüllerden birini paylaşayım istiyorum sizlerle, lütfen evinizde deneyin. İnanın pişman olmayacaksınız. Pamuk gibi bir cilt için tonlarca para dökmeye gerek yok.

Yüz ve Vücut İçin Peeling


Malzemeler
  • 1 tatlı kaşığı mısır unu
  • 1 tatlı kaşığı kil
  • 1 çay kaşığı Bepanthen krem
  • su

Hazırlanışı:

Malzemeleri karıştırıp yoğurt kıvamına gelene kadar su ilave edin.

Cildinize dairesel hareketlerle uygulayın ( göz altları hariç )

Bol su ile yıkayın. Tonik ( ya da benim gibi saf gülsuyu kullanın ) ile silip nemlendirici ( ben Bepanthen krem kullanıyorum ) uygulayın.



Gün sonunda yüzümüz pırıl pırıl ışıldamış olarak mekandan ayrıldık. Öncelikle daveti için Aylinciğime, sonra tüm sıcaklığı ile bizleri aydınlatan ve hediyeleri ile evlerimize uğurlayan Suna Dumankaya' ya teşekkür ederim.

20 Temmuz 2010 Salı

Lor Peynirli Salata

Veee sonunda tatil bitti, evimize döndük. Ne olursa olsun ben her tatil sonrası biraz daha fazla özlemiş olarak dönüyorum evime. Hele ki tadilat sonrası yenilenmiş mutfağımda olmak için oldukça sabırsızlanıyordum. Henüz yeni lezzetler denemeye başlamadım ama bundan sonra yeni haliyle içinde daha keyifle çalışacağım kesin.

Bu lor peynirli salatayı küçük adamın doğumgünü dolayısıyla evdeki minik davet için yapmıştım. Bu yıl tam da tadilat öncesi olunca doğumgünümüz öyle uzun bir davetli listemiz olamadı, küçük adamın iki arkadaşı eşlik etti bize yalnızca.


Menüde neler vardı;

  • Kısır
  • Mantarlı kırmızı biberli börek
  • Peynirli börek
  • Kıymalı poğaca
  • Kup tiramisu
  • Lor peynirli Salata
  • İki renkli cupcake

Menüdeki salata ile başlıyorum tariflere. Tam da bu sıcaklarda severek yiyeceğiniz bir salata bu. Lor peyniri yerine tulum peyniri ile de çok lezzetli olacağını düşünüyorum ben.

Lor Peynirli Salata

Malzemeler:

  • 300 gr lor peyniri
  • 1 çorba kaşığı çörekotu
  • 3 adet kırmızı biber
  • 3 adet yeşil biber
  • 3 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 2 çorba kaşığı nar ekşisi

Yapılışı:

  1. Kırmızı biber ve yeşil biberi yıkayıp küp küp doğrayın.
  2. Lor peynirinin içine biberleri ekle.
  3. Çörekotunu, nar ekşisini ve zeytinyağını ekle

Afiyet olsun

15 Temmuz 2010 Perşembe

Bir Selam Verip Yine Kaçıyorum

Tatildeyiz Ayvalık' ta. Hava sıcak, güneş yakıcı, deniz muazzam. Fakat yine de özledim. Evimi, düzenimi, blogumu, blog komşularımı ve en çok da mutfağımı. Birkaç gün daha burada demir atmış durumdayız, sonra hasret bitecek. Yepyeni tarifler, anlatacak dolu şey birikti. Görüşene dek herkese kucak dolusu sevgiler yolluyorum Ayvalık' tan.

5 Temmuz 2010 Pazartesi

TuzBİBER Dergisi Temmuz Sayısı Yayında....

Herkese merhabalar,
Bu ay TuzBİBER Dergisi yine dopdolu, dergiyi bilgisayarınıza indirip koca bir ay boyunca keyifle okuyabileceğiniz bir sayıyla karşınızdayız. Bu ay konuğum Sevgili Şef Hüseyin Kurt oldu. Çoğunuzun ekranlardan tanıdığı genç şef ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.
Bu arada 1 Ağustos' daki Yaz Partimiz için mekan belli oldu. 1 Ağustos Pazar sabahı saat 10.00 da hepinizi Acıbadem Ceviz Ağacı Cafe' ye bekliyoruz. Yerinizi ayırtmayı unutmayın, sürprizlerimizi kaçırmayın...

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da