13 Kasım 2009 Cuma

Uzun Aradan Sonra Mimmm

Beni takip edenler bilir ki ben sever(d)im mimleri cevaplamayı. Fakat sanırım son zamanlarda biraz değişti durum, artık o kadar da hoş gelmiyor bana, sanki hatıra defteri gibi ama olsun. Bu defaki mim çok sevdiğim DİJLE' cimden gelmiş, iki elim kanda olsa yine cevaplarım onun sorularını. Bu ekrandan da olsa elektriğini, sevgisini hissettiğim birkaç kişiden biri Dijle. Hem bayılıyorum onu okumaya hem de sanki kardeşimmiş gibi yakın hissediyorum ona kendimi. Sanırım içindeki insan sevgisi, ailesine kızına eşine bağlılığı beni çok etkiliyor. Kendimi buluyorum belki bu özelliklerinde kim bilir. Neyse gelelim sorulara...



Bloguna neden bu ismi verdin ?



Aslında çok düşündüm tek kelimelik bir ismi olsun istedim ama içime sinmemişti o dönem hiçbiri. Sonra sadece yemek değil de herşeyden bahsedeceğim bir blog olmasını istediğimden ismi böyle oluverdi. Çok da uygun oldu bence, ordan burdan hayattan herşeyden yazdığım için adını hakediyor sanki blogum.



Bloguna yazarken star tribiyle olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?



Yok öyle triblerim falan, zaten hayatta da öyle trib yapacak insan değilim. Neysem o. Fakat şöyle gönlümce yazabilmem için mümkünse küçük adamın uyuyor olması tercihimdir. Yoksa kendimi suçlu hissederiim onun vaktinden çalıyormuşum gibi. Bir de büyük adam sıkılmadan birşeyler ile meşgulse ( kitap, televizyon, gazete vs. ) ona karşı da rahat olurum. Ehhh yanımda da bir fincan nescafem olur genelde. Benim tribim de bu kadar işte.



En son aldığın garip şey nedir?



Kova burcuyum, mantıklıyım öyle garip şeyler pek almam açıkcası. Çok düşündüm ve bulamadım :))



Şeker gibi olduğun anlar ?



Ne biliyim bana kalsa pek şekerli ( !!! ) bir tip değilim, çevremdekilere sormalı ne zaman şeker gibi olduğumu.



Arkadaşım artık sorma dediğin şeyler ?



Çok fazla özel hayatımıza dair sorular, sıkıntılı anlarda sorular her türlü sorular ve olur olmaz her yerde beni merak edip arayan annemin '' neredesin '' sorusu. Eeee annecim artık ben de bir anneyim merak etme beni bu kadar, rahat ol.



Aynaya bakınca gördüğün ?



Yılların geçtiğini ve artık yavaş yavaş yol aldığımı fark ediyorum son zamanlarda. Onun dışında zaten aynalara pek bakan biri değilim ki, kendimle barışık biriyim.



Kendini okutan blog dediğin ?



Yemek blogları için ise öncelikle fotoğrafları çekici olmalı. Sonrasında farklı ve kendine has bir büyüsü olmalı blogun. Ama herşeyden önemlisi doğru Türkçe kullanmalı. Madem bu işi yapıyorsun hakkını vereceksin.

Yemek blogları dışındaki bloglar da ise önemli etken konu çeşitliliği, sürekli dönüp dolanıp aynı çerçevede yazılar olmaması, farklı öneriler sunması. Bir de tarifini bilmiyorum ama bir şekilde blog sahibiyle aramda oluşan elektrik de beni çekiyor o bloga. Merak edip mutlaka bakıyorum ne halde diye, niye sesi çıkmıyor diye.



Bu blog sahibesiyle karşılaşabileceğiniz yerler ?



Öncelikle marketlerde, parklarda çok sık görebilirsiniz kendisini. Haftasonları Özgürlük Parkı, Caddebostan sahilde yürüyüş yaparken; ya da alışveriş merkezlerinde özellikle Esse, Paşabahçe, Mudo Concept, Tepe Home mağazalarında dolanırken. Oralarda kendini kaybetmiş birine rastlarsanız o benim:))) Bir de kitapçılarda görebilirsiniz beni, bu aralar çocuk kitapları reyonlarındayım daha çok.

İşte benim cevaplarım böyle, dileyen tüm arkadaşlarım cevaplayabilir bu mimi.

Sevgiler



3 kİşİ fİkrİnİ söylemİş:

Anne İş'te dedi ki...

Yasemin'cim önce hiç hoşlanmadığın halde zaman ayırıp yanıtlama nezaketini gösterdiğin için daha sonra ise yüzümü aydınlatan güzel sözlerin için çok ama çok teşekkür edrim.

Laf aramızda ilk mim',m;çok mutlu etmişti.Bir nevi blog aleminde rüştümü kazanmış gibi gelmişti de sonra ııh ıhh sevmiyorum ben de..Ama kıramıyorum da kimseyi ve ne oldu bu şimdi benim yaptığım?Dost kazığı?:))) söz yok bir daha pas falan.Söz daaa!!

Ozge Sipahioğlu dedi ki...

cnm ben de esseye cok sık gıdıoorum ..bu arada turkan nasıl ben de alıp okumak istioorum da

:)den dedi ki...

Sorulara kadar içten cevaplar vermişsin ki, yazmadan geçemedim. Kova burcuyla yıllarca "legen burcu" diye dalga geçtikten sonra yükselen burcumun KOVA olduğunu öğrenince çok gülmüştüm. Bir de 30'un dan sonra kişilerin yükselen burcu etkisine daha çok girdiklerini bir yerlerde okuyunca:)))
Sevdiğin bloglara gösterdiğin özeni ve sadakati çok iyi biliyorum. Vefa, İstanbul'da bir semt ismi değilmiş mesala:))))
Sağol canımın içi...

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da