10 Eylül 2009 Perşembe

Kokulu Üzüm Suyu ( İsabella )




Karadenizli olanlar için çok tanıdık bir meyvedir kokulu üzüm. Tüm dünyada İsabella olarak bilinen bu üzüm türünün Karadeniz' de halk arasında çok farklı isimleri var; kokulu üzüm, çilek üzümü, kara üzüm gibi. Ben aslında bu üzümü pek sevmem ama anne tarafımdan Karadenizli olduğumdan çok küçük yaşlarda tanıştım İsabella ile. Faydalı olduğunu bildiğim halde kendimi hiç zorlamadım yemek için. Geçtiğimiz hafta Şile' ye kayınvalidemlere gitmiştik. Malum kayınpeder Ardeşen' li ve tam bir meyve delisi ( küçük adamın meyve sevgisini kimden aldığı belli). Tüm bahçe meyve ağaçları ile dolu, özellikle de Karadenize has lezzetleri ellerinden geldiğince yetiştiriyorlar. Fındık, armut, incir, kokulu üzüm, dut, lahana, vişne, karayemiş ve aklıma gelmeyen bir sürü şey. 2 hafta önce gittiğimizde yan komşunun Tuğra beye ikram ettiği üzüm suyu sayesinde kara üzümlerin akıbeti belli oldu. Küçük adam koca bardağı bir seferde afiyetle içince babaannesi bahçedeki tüm kokulu üzümleri, henüz tam olarak olmamış olmalarına rağmen, topladı ve bize verdi. O gün bugündür evde üzüm suyu içiyoruz ailecek. Bende kansızlığa iyi gelir diyerek kendimi kandırıyorum. Çünkü içinde zerre kadar şeker olmadığı için içimi öyle pek de keyifli değil. Tam anlamıyla vitamin deposu sadece.
Biraz internetten araştırdım bu İsabella üzümünü ve çok büyük faydaları olduğunu okudum. Karadeniz' in çok yağış almasından dolayı sadece bu cins üzüm yetiştirmek mümkün olabiliyormuş. Diğer üzüm cinslerine göre kabuğu biraz kalındır ve adı üzerinde de hoş bir kokusu vardır. Zaten benim de sevmediğim bu koku, üzümde kokunun ne işi var diye düşünüyorum. Kanser ve kalp krizi riskine karşı birebir olan bu meyvenin diğer faydaları da şöyle;
Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
Kısa sürede enerji sağlar.
Magnezyum iş verimliliğini artırır.
Mideye zarar vermeden böbrek ve karaciğeri çalıştırır.
Yağları eritir.
Vücudu virüslere karşı dirençli hale getirir.
Bağırsak metabolizmasını hızlandırır.
Cildi taze ve diri gösterir.
Allerji ve kireçlenmelerde iltihabı engeller.
İşte bu kadar faydasını da okuduktan sonra şimdi daha bir severek içiyoruz. Hatta babaaane kendi bahçesindekiler bitince komşusunun bahçesinden de koca bir torba toplayıp göndermiş dün oğluşuma. Biz meyve olarak tüketmeyi pek beceremiyoruz, o yüzden suyunu içiyoruz.
Yapılışı:
1.Öncelikle üzümleri güzelce yıkayın ve taneleri salkımlarından ayıklayıp tencereye alın
2.Üzerini geçecek kadar su ekleyip kaynatın.
3.Kaynamaya başladıktan 5 dk sonra ocağı kapatın ve süzgeçten geçirin.Oda ısısına gelince buzdolabında soğutun.
4.Soğuk olarak servis yapın.
Dileyen elbette içine şeker de katabilir ama meyvenin faydasını azaltmamak adına biz bu şekilde tüketiyoruz. Bu arada bu yazıyı yazarken aklıma bu üzümle yapılan bir tatlı geldi; Pepeçura. Onu da en yakın zamanda deneyip buraya eklemeli. Merak edenler bir sonraki yazıyı beklesinler.

15 kİşİ fİkrİnİ söylemİş:

zero dedi ki...

Yasemincim öyle güzel bir rengi var ki, ben sırf o renge bile tav olabilirim:) gerçi ben çok severim bu üzümü, o yüzden de nasıl olduğu önemli değil, her şekilde tüketebilirim:)

sahika dedi ki...

Merhaba Yasemin,

Devletşah'ın çekiminden Şahika ben :)

Benim eşim de Rizeli :) Dayısının bahçesinde bu üzümlerden var ve her sene bize de getirir. Pek fazla yenmez çürüyüp gider.. Suyunu yapmak iyi fikir. Pepeçura yemiştim bir keresinde hoş bir tad :)

Ben senin blogunu biliyormuşum zaten, daha önce izlediğim bloglar arasındaydı, linklerime de ekliyorum:)

sevgiler..

ORDAN BURDAN HAYATTAN dedi ki...

Zerencim evet aynen öyle, rengi cidden güzel, benim gibi meyveyi zor tüketenler için kolay çözüm.
**************
Şahika selam,
ne güzel demek eşin Rizeli senin de. Keşke o gun biraz daha kalıp sohbet edebilseydik. yine de tanıştığıma sevindim seninle.

müjde dedi ki...

Benim de üzümün hiçbir çeşidiyle aram yoktur.:((
Allahtan oğluş seviyor.Ellerine sağlık canım.Sevgiler..

sevil(birdemliksohbet) dedi ki...

yasemin öncelikle ellerine saglık afiyet bal şeker olsun yanlız bir sey sorucam üzümün kabukları soydun tencereye koydun pekiş kaynayınca posa haline gelmedimi süzdünmü o şekildemi tüketiyorsun sevgiler sevil

Tijen dedi ki...

Ama o koku yok mu, çıldırtıcı bir parfüm o Yasemin'ciğim! Pepeçura sevmez misiniz? Ben çok seviyorum.

* ஐ * : ) STİL DİREKTÖRÜ ( : * ஐ * dedi ki...

Bende kli değilim canım ancak sunumun enfes

derya dedi ki...

Canım benim bilmemmi burcu burcu kokusu uzaktan duyulur tadına doyul
maz ellerine sağlık afiyetle için öpüyorum...

Anne İş'te dedi ki...

yasemin ellerine sağlık şifa,bal olsun içenlere.Şimdi bir iki sorum olacak izninle;

*satılan bütün kokulu üzümler isabella mıdır,ayırıcı başka bir özellik de var mı??

Bir de kabukları soyalım diyorsun ya zor olmuyor mu?Vişne gibi kaynatıp süzgeçten geçerken kabuğunu bıraksak olur mu??

Gönül dedi ki...

marifetli hatunun hali bambaşka tabi:)) ellerine sağlık hayatım....öpüyorum sevgilerimle

Gönül dedi ki...

marifetli hatunun hali bambaşka tabi:)) ellerine sağlık hayatım....öpüyorum sevgilerimle

pelince dedi ki...

Yasemin yakışıklıya afiyet sana ise şifa olsun..kansızlığa çok iyi gelir bencede... bende çok severim,nefis gözüküyor... ellerine sağlık...

Sevgiler..

Yasemin dedi ki...

ya nasil sevmezsin bu uzumu! allahim dun aksam yedik karadenizli bi arkadasin evinde! kabugun yemedik tabii icini huplettik! allahim yok bole bi lezzettt!!!!!

mustidem dedi ki...

yasemin hanım merhaba, sinopluyum, isabella üzümünün ailecek müptelasıyız,size bir tavsiyem, katı meyve sıkacağında taneleri sıkın, çekirdek ve kabuğun tüm yağ ve mineralleri bilhassa kalpdamar sağlığı için çok faydalı olan maddesi suyuna,kaynama olmadığı için yüzde yüz geçecek, ve ayrıca o birazda olsa itici komposto kokusu olmayacak, dilerseniz tülbentten süzersiniz ama biz makinaın kabukları köpük hale getirmesiyle oluşan tortuyuda severek içiyoruz. ben şuan 20kgını şarap yapıyorum ilk denemem,umarım lezzetli olacak. velasıl kelam, annelerimizin alışık olduğu kaynatma işlemi benim için out - sıkma in :) ( saklamak imkansız hemen fermentasyona başlıyor,mevsiminde ancak sıkma işlemi )

Merve dedi ki...

Merhaba,

Üzerinden çok zaman geçmiş ama yorum yazmak istedim. Karadenizli bi aileden geldiğim için çocukluğumdan beri bolca tükettiğim bir meyve bu. Son 5-6 aydır kaynatılıp şişelenmiş (tabiki evde tamamen doğal yollarla) halini tüketiyorum, günde minimum 1-2 bardak içiyorum. Her kış mevsiminde en az 3-4 kez grip olurdum, bu sene 1 kez bile ne boğaz ağrısı ne grip vs yaşamadım. Bağışıklığı güçlendirici bir etkisi olduğu kesin. Gün içinde verdiği enerji ve cildime etkisi de çok farkediliyor. Tat olarak da çok güzel, ilaç gibi değil severek tüketiyorum hatta bağımlılık yaptı bile diyebilirim. Sapları ile kaynatılırsa biraz daha buruk, şaraba benzer bir tadı oluyor. Soğuk bir yerde aylarca saklayabilirsiniz. Vücudumuza onlarca antibiyotik yüklemektense doğanın bu mucizesinden faydalanmamız gerekir diye düşünüyorum.

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da