22 Ağustos 2008 Cuma

Ortaya Karışık

Bugün canım öyle herşeyden biraz biraz yazmak istiyor.Aslında bu yazmak isteği taa geceden kalma.Dün gece yarısı birkaç defa Tuğra için uyandığımda kafama esti,hadi gidip laptopu açayım da birşeyler yazayım dedim.Kafamda durmadan cümleler kurdum şöyle mi desem böyle mi yazsam diye.Söylemesi ayıptır ilham perilerim gelmişti de sabaha kaçmasınlar dedim.Uyudum uyandım ki pırrr hepsi uçmuş.Sıcaklardan sanırım canım da sıkılıyor,Tuğra da oyun grubuna başladı haftanın 3 günü 3'er saat ayrı kalıyoruz minik yavruyla.Bu zamanı verimli değerlendirmem gerek ama önce sıcakların alıp başını gitmesi şart,yoksa benim mutfakla barışacağım yok.










Dün yine bloglar deryasında dolanırken ilk defa rastladığım bir blogda Boyoz diye birşeyle karşılaştım ve isminden dolayı pek bir ilgimi cezbetti.Fakat hamurişidir diyerek koşarak uzaklaştım.İş seyahati nedeniyle günü birlik İzmir'de olan eşim gece geldiğinde kapıyı açar açmaz bana bir poşet uzattı.Ben merakla hemen açtım ve nedir diye sordum.Cevap gerçekten şaşırtıcıydı : Boyoz... Meğerse bu boyoz İzmir'e özgü bir çeşit çörek poğaca arası birşeymiş.Başka da bir yerde yapılmazmış.Demek ki ondan bilmiyorum,İzmir'e gittiğimde de kimse bana demedi ki bizim boyozumuz var gel de ye diye napıyım.Bilmeyenler ve merak edenler aşağıdaki linklerden daha detaylı öğrenebilirler.




http://www.maviizmironline.com/2008/08/boyoz.html



http://cafebrunch.blogspot.com/2008/07/boyozboyos-yahudi-brei-sefarad-mutfai.html



Eşim işyerindeki İzmirli arkadaşlarına sürpriz yapmak için işyerine de almış.Bana çok da öyle değişik bir lezzet gibi gelmedi,bildiğimiz milföy hamuru gibi kat kat açılmış ama biraz sertçe.Bizim İstanbuldaki adım başı simitçilerimiz gibi İzmir'de her köşede olurmuş boyoz satıcıları,yanında da haşlanmış yumurta yenirmiş en çok.Bu kısmı hiç sevmedim bir yumurta düşmanı olarak hiç bana hitap etmedi.Neyse sizleri de bu değişik ve yöresel çörekle tanıştırdıktan sonra başka konuya geçeyim.





**************************************************************************************************





Bu makarna da fotoğrafından anlaşılacağı üzere evde yarım yarım kalmış makarnaları tüketmek amacıyla yapılmıştı geçtiğimiz haftasonu.Sizler de öyle misiniz bilmiyorum ama ben haftasonları yemek yapmaktan nefret ediyorum.O yüzden de mutlaka ya Cuma'dan hallediyorum o işi ya da haftasonu böyle makarna gibi kolayına kaçıyorum işin.Evde azar azar kalmış makarnalarımı ve son kullanma tarihi yaklaşan konserve alabalığı değerlendirmek için yapıldı yani bu gördüğünüz makarna.Biberiye ile süslendi üzeri,biberiyeyi son zamanlarda kekikten bile sık kullanır oldum bu arada.Makarnamız keyifle yendi,yanında yeşil zeytinli,kolot peynirli ve biberiyeli salatayla harika bir Pazar menüsü işte size.





************************************************************************************************






Geçtiğimiz hafta Sevgili Uçan Martı'nın blogunda gördüğüm vişne likörü beni heyecanlandırdı ve ben de hemen deneme amaçlı yarım kiloyu attım balkona güneşin altına.Evde de unuttuğumuz bir likörümüz olduğu aklıma geldi bu vesileyle.Karşı komşumda ilk defa içtiğim ve çok beğendiğim için aldığımız bu Türk kahveli likörü sizlerle de paylaşmak istedim.Malum önümüz Ramazan,geç kalmadan paylaşayım.Likör sevenler mutlaka Mey İçki'nin Kremalı ve Türk Kahveli Likörü'nü denesinler,pişman olmayacaklarını garanti ederim.Evdeki kahvemiz biraz bayattı fotoğraftan da anlaşılacağı üzere pek de köpürmedi ama yanında likörle pek bir keyifle içildi.Bana kahve içmeye geleceklere bol köpüklüsünü yapacağıma ve de yanında kahveli likörümden ikram edeceğimi duyuruyorum.

Herkese iyi haftasonları diliyorum.
Yorumları da merakla bekliyorum.



6 kİşİ fİkrİnİ söylemİş:

aslı'nın mutfağı dedi ki...

Ben bu cazip teklifi geri çeviremem doğrusu :) Çeşir çeşit Hare'yi markette görüyorum da bir türlü almadım, kahvelisi kesinlikle denenecekler arasına girdi, teşekkürler.. Boyozu kuru poğaçaya benzettim ben, ki çok severim.. Hele de sert olduğunu söyledin ya, ufff çayla ne güzel gider.. Yarın kısmet olursa o taraflara doğru yola çıkacağız, boyoz denk gelirse mutlaka alalım.. Gelelim makarnaya, öncelikle ellerine sağlık, salatayla nefis görünüyor.. Ben tam bir kekik delisiyimdir, kekikten bile sık kullanır oldum diyince merakım kabardı, ben de bir deneyeyim bakalım makarnada.. Sevgiler canım.. Çok uzun oldu yorum, umarım sıkılmazsın :)

DİLEK dedi ki...

Yasemincim
boyozu daha önce duydum ama hiç yemek kısmet olmadı. Okadar da izmire yolum düştüğü halde:)Çok gzüel anlatmışsın İzmire yeni taşınan arkadaşıma telefon açıp kargoyla isteyesim geldi.aşmıeriyorum ne:)

makarnayı bende senin gibi yapıyorum. az az kaldığı zaman.
Bütün kadınlar aynıyız sanırım:)
ellerine sağlık
mutlu pazarlar
sevgiyle kal

PASTARDİA dedi ki...

ÖĞLE YEMEĞİNDEN SONRA BEN HEMEN GELİRİM KAHVE İÇMEYE , YANLIZ KAHVE MUPTELASI BENDENİZ BÖLE MİNİK TÜRK KAHVESİ FİNCANLARINI TERCİH ETMİYORUM HABERİN OLSUN :)

Banu Karagil Dalaman dedi ki...

Boyoz sabahları Kordon'da kahvaltı yapınca güzel oluyor. Birde yanına misina ile kesilen peynir ve çay ile. Yumurtayı da misina ile keserler, çok değişik tatlar değil elbet ama olay Kordon'da yenmesi bence.

nilay dedi ki...

Ben de vişne likörü için vişne ile şekeri attım ama karanlığa. Daha mantıklı geldi bana. Bakalım nasıl olacaklar. Kahveli kremalı likörü merak ettim gerçekten. Eminim güzel bir tadı vardır.

:)den dedi ki...

Yaseminciğim merhaba,
Boyoz'u ilk defa senden duydum. Eşin Boyozları seni düşünerek almıştır. Bir tadına baksın, blogunda anlatır belki diye...
Ne iyi etmiş. Yeni bir şey daha öğrendik. İzmir'e gidersem mutlaka Boyoz'u deneyeceğim.

Makarna ve salataya kim "hayır" diyebilir ki:)

İlk defa bir bloger bana blogunda yer veriyor. Sevinçten havalara uçtum. Çok teşekkür ederim:) Mim'lendiğimde de aynısı oldu tabii, ama hala "taklitçilik" hakkında yazamadım. Güncelliğini yitirmeden yazılmak üzere bekleyen 2 konu var elimde!
Vişne likörünün akibetini bana bildirirsen çok sevinirim.
Hare'nin likörlerini de alıyorum. İçimi çok hoş. Türk kahvesinin yanına da çok yakışıyor.
Şimdi İstanbul'da olmak vardı, Yaseminciğimin kapısını bir kutu çikolata ile çalmak ve kahvesini içmek vardı diye geçirdim içimden:)

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da