31 Mart 2008 Pazartesi

İlk Etkinliğim - Balık Köftesi


Bu tarif Dilek arkadaşımın Diyet Etkinliği için yapıldı.Etkinliği Dilek,Yaren,Ayşe ve Aynur beraber hazırlıyorlar.Hepsine kolaylıklar diliyorum.



Aslında bu balık köftelerini Tuğra beyime hazırladım ben.Kendisi bir balıkyemez olarak annesini biraz zorluyor.İyi de oluyor,ortaya bazen böyle güzel tarifler çıkıyor.Balıkla yapıldığı ve yağsız tavada da kızartıldığı için kalorisi de düşük diye etkinliğe bununla katılmak istedim.Bu benim ilk etkinliğim bu blog olayında haydi bakalım hayırlısı daha neler olacak.



Malzemeler

1 adet cupra (dileyen baska balik da kullanabilir )
1 orta boy soğan
2-3 diş sarimsak
yeterince bayat ekmek ici
1 yumurta
tuz-karabiber




Tek balıktan tam 6 adet köfte çıktı.

Güzelce temizlenip yıkanmış balığı kılçıklarından ayırın.Rondoda iyice ufalanana kadar çekin.İçine soğani rendeleyin,yumurtasını,sarımsağını,ekmeğini ve baharatlarını ekleyip yoğurun.Şekil verip birkaç saat buzdolabında bekletin.Dilerseniz yağsız teflon tavada dilerseniz de ızgarada iyice pişirin.Yanında da bol domatesle ve yesilliklerle servis yapabilirsiniz.Balık çabuk bozulabilir olduğu için mümkünse ayni gün tüketin.Afiyet olsun...
Yorum yapmak isterseniz buyrun...

28 Mart 2008 Cuma

Elmalı Tavuk Göğsü

Bugün Yüyü'nün yeni evine
''güle güle oturun'' demeye gittik.Yine alışılmış güzel sofrasını hazırlamıştı bizlere.Ve yine o güzel masabaşı sohbetleri edildi saatlerce.Ben kendi ellerimle birşey yapamadım bu defa ama ordan değişik bir tatlı kaçırdım sizlerle paylaşmak için.Biz hepimiz tam not verdik.Ben de hemen işbaşı yapıp resim çektim ve tarif aldım.Eminim bilenler vardır ama bilmeyenler için tarif işte burda,





MALZEMELER
tavukgöğsü için
3 kahve fincanı un
yarım paket margarin
7 kaşık şeker
1 lt süt
vanilya

elmalı harç için
3-4 adet petibör bisküvi
2 orta boy elma
tarçın
irice kesilmiş ceviz ya da fındık
2 yemek kaşığı şeker

Tavukgöğsünü yapmak için önce unla yağı kavurup sonra yavaş yavaş sütü ve şekeri katın.En son vanilya ekleyip,piştikten sonra mikserle iyice karıştırın.
Elmalı harç için ise elmaları rendeleyip tarçın,ceviz ya da fındık içi,şekerle beraber elmalar yumuşayana kadar kavurun.Sonra bir borcama bunu döşeyip üzerine de tavukgöğsünü dökün.Bunun üstüne de un gibi iyice ufalanmış petibör bisküvüleri dökün.Afiyet olsun

Not:Çok güzel bir tavukgöğsü tarifi de kayınvalidemin var,damla sakızlı.Artık onu da başka sefere veririm.

Yorum yap

26 Mart 2008 Çarşamba

Domates Çorbası


Evde bir sürü yumuşamış domates vardı dün ve ne yapsam diye düşündüm.Menemen mi yapsam yoksa çorba mi derken çorbada karar kıldım.Portakal Ağacı'ndan bulduğum bu güzel tarifi yaptım ben de.

Orjinal tarifi isteyenler için tarif burada ama ben kendi sayfamda da olsun istediğim için kendi yaptığım şekliyle anlatayım.


Malzemeler

5-6 domates

2 kaşık un

2 kaşık sıvıyağ

5 bardak su

2-3diş sarımsak

1 kaşık salça

3 kaşık süt

nane


Önce domatesleri rendeledim.Onu ayrı bir tarafa alıp tencerece sıvıyağda unu kavurdum.Un iyice kavrulduktan sonra domatesleri,salçayı ve sarımsakları ilave ettim.Hepsini bir güzel karıştırdım ve üzerine suyunu da ekleyip kaynayana kadar karıştırmaya devam ettim.Kaynamaya başladıktan sonra sütü kattım ve blenderdan geçirdim.Servis yaparken de üzerine nane serptim.Ortaya da çok enfes bir çorba çıktı.Tuğra'cığım da çok severek yedi.Bu benim ilk domates çorbası yapışım ama oldukça başarılı.Elbette tarifi nerden aldığımda önemli.Teşekkürler Hatice hn.

25 Mart 2008 Salı

Pek bir Nazik Ali Nazik


Valla ben öyle çok çetrefilli yemekleri bilmem.Benim yemek yapma anlayışım hem pratik olacak hem de lezzetli.Öyle saatlerce bir yemekle uğraşamam,hem vaktim yok hem de gerek yok bence.Zaten uzun saatler ayırıp da lezzetli olmayacak yemek de yoktur.Maharet kısa sürede leziz şeyler hazırlayabilmekte.


Ben hep Ali Nazik'i de benim uğraştırıcı yemekler sınıfımdan bilirdim.Halbuki ne kadar da kolaymış.Geçenlerde Aynur Sultancımla konuşurken o bahsetti bana.Kendisi pek marifetli,10 parmağında 10 marifet biridir.Ama anlattı baktım yapılmayacak bişey yok.Evde de patlıcanlar ''bizi artık kullansana'' diye bağırıyorlar kalktım yaptım.


Malzemeler

3 adet patlıcan

1 orta boy soğan

150-200gr kadar kıyma

2 orta boy domates

3 adet biber

1 tatlı kaşığı kadar salça

3-4 diş sarımsak

1 yemek kaşığı tereyağ

3-4 yemek kaşığı süzme yoğurt
tuz,karabiber,kekik,pul biber

üzerini süslemek için maydanoz


Patlıcanları yıkayıp fırın tepsisine koydum ve 180 derecede yaklaşık yarım saat kadar iyice yumuşayana kadar pişirdim.İsteyen ocakta da közleyebilir elbette tercih meselesi.Ben Tuğra beyden dolayı kolayına kaçtım işin.


Ayrı bir yerde sırasıyla yemeklik doğranmış soğanı,kıymayı,biberi,domatesi,salçayı iyice kavurdum.İçine baharatları da ekledim.Bildiğiniz yemek harcı oldu yani.


Patlıcanlar iyice yumuşayıp soyulacak duruma geldiğinde musluğun altıda kabuklarını soydum,fazla suyunu süzüp ince ince doğradım.Sonra da tereyağında sarımsakla 3-5 dk çevirdim.Ve yoğurtla patlıcanları iyice karıştırıp servis tabağına aldım.Üzerine de yaptığım kıymalı harcı döktüm.İlk deneme için çok iyiydi sonuç.Artık Ali Nazik miydi sonuç başka birşey miydi bilemem ama Orhun da ben de beğenerek yedik.Afiyet olsun.

Yorumları alalım lütfen

23 Mart 2008 Pazar

Zeytinli Çubuklar ve Hellim Peynirli Sucuklu Omlet



Hayatın en keyifli anlarından biri de sanırım haftasonu ailece yapılan kahvaltılardır.Bir yere yetişme zorunluluğu yoksa hele,şöyle uzun uzun masabaşı keyfi yapılır,ince belli bardaklarda çay tadına doya doya içilir.Ben aileden olsa gerek hep sevmişimdir kahvaltıları.Bizim ailede masa keyfi geleneği vardır çünkü,yemek yenmese bile o masanın başında yapılan sohbetin tadı başka oluyor.Çalışırken kahvaltı yapamazdım erkenden içimden gelmezdi,şimdi çalışmıyorum ama tek başına da zevkine varamıyorum.Ama haftasonları günün en önemli olayı kahvaltılarımız.



Bu haftasonu da bir misafirimiz vardı onunla çok keyifli hem muhabbet ettik hem de yedik içtik saatlerce masadan hiç kalkmadan.Arada Tuğra için kalktık elbette,o malum bizim gibi saatlerce sabit bir yerde duramıyor.Yaşı itibariyle azıp dağıtma modunda daha çok kendisi.



Cumartesi gelen misafirim için ne zamandır denemek istediğim bir tarifi yaptım ve hepimiz çok beğendik.Bir yemek dergisinde görmüştüm hem yapımı kolay hem de lezzetli,çocuklar için de eğlenceli.
















Zeytinli Çubuklar

Malzemeler

6 adet milföy

1 yumurta

2 tatlı kaşığı kadar zeytin ezmesi


Milföyler dondurucudan çıktıktan sonra iyice açılana kadar bekledim.Üzerlerine önce yumurta sonra da zeytin ezmesi sürdüm.Sonra da bir parmak kalınlığında şeritler halinde kestim.İki ucunda tutup ters yönlere doğru burdum.Üzerlerine yumurta sarısı sürüp fırında üzerleri kızarana kadar pişirdim.1 milföyden 5 adet çubuk çıkıyor.

**************************************************************




Bu sabahki kahvaltımızda ise taaa ne zamandır bekleyen Tchibo'dan aldığım yumurta kalıplarımla çok cici omletler yaptım. Daha önceden de yazdığım gibi bunlarla sadece omlet değil krep de yapabilirsiniz.






















Hellim peynirli sucuklu omletler

1 yumurta

ufak kesilmiş sucuk parçaları

ufak kesilmiş hellim peyniri



Bu kalıpların içini öyle tepeleme dolduramıyorsunuz çünkü ters çevirmeniz gerektiğinde üzeri tam pişemediğinden taşıyor ve şekil bozuluyor.O yüzden kalıbın içine azıcık çırpılmış yumurtadan döküp sucuk ve hellim peyniri parçalarını ekledim.İyice pişince de tersini çevirdim.Eşime kalpli kendime de çiçekli olanı yaptım.1 yumurtadan tam 3 parça çıktı.



Herkese Afiyet olsun.


Yorum Yaz

21 Mart 2008 Cuma

İyi ki Doğurdun Totoş,İyi ki Doğdun Sude







Bugün çok sevdiğim birinin çok sevdiğim kızının doğumgünü.En küçük teyzemin küçük kızı Sudeciğimin.Sudecim izin ver önce biraz annenden bahsedelim.Çünkü Fatoş öyle geçiştirilecek biri değil.Sayfalara sığmayacak biri,teyzem ama çoğu zaman da en yakın arkadaşım.Anneannemin ve rahmetli dedemin tekne kazıntısı,10 çocuğun sonuncusu.Dolayısıyla da tüm abla - abilerinin kardeşinden çok çocuğu gibi büyümüş,yeğenlerinin de teyze ve halası olmaktan çok arkadaşı olmuştur.En azından kendi adıma ben onu teyzem değil de arkadaşım bildim.Hayatımın en önemli dönüm noktalarında hep beni etkilemeden bana yol gösteren,candan dinleyen,objektif bakabilen,cesaret verebilen nadir biri.






Eee bu kadar reklamdan sonra sıra Sude'de.Sudeciğimin bir de kendinden büyük abisi var.Totoş çok zor bir hamilelik geçirdiği halde inat etti ikinciyi de doğurucam diye ve kara kız güzel Sude'yi doğurdu. Ve ne iyi etti de yaptı bence.Ben dahil çoğu kişi ikinciye cesaret edemezken ille de olacak dedi.Sude tombik,kara kaşlı kara gözlü çok cici bebekti.Herkesin ellerinde el bebek gül bebek büyüdü.Şimdi de annesinin en yakın arkadaşı.Bilmiş mi bilmiş,akıllı mı akıllı,çoook güzel resimler yapan 8 yaşında bir kız oldu artık.Dün bile okulunda bir resim yarışmasında birinci olmuş.




Benim en küçük kuzenim,Tuğra'nın çok sevdiği Sude ablası doğumgünün kutlu olsun.Şansın,yolun hep açık olsun.Hep sevdiğin,keyif aldığın işler yap inşallah.Annene babana layık bir çocuk ol umarım.


Bir de taa yazdan kalan bir resmimizi buldum Sude'nin fotoğrafını ararken.Annem,Totoş,Tuğra,Sude ve ben ne güzel dondurma keyfi yapmaya gidiyorduk.





Bugün sana bir pasta yapmak isterdim ama Tuğra ile pek mümkün olmadı.Ben de sana hindistancevizli bu kurabiyeleri yaptım.Hatta bak ismini bile yazdım.Öyle de güzel pişmiş ki senin gibi çok tatlı olmuştu,ben de isminin E'sini yedim bile.Senin gibi tatlı hmmm.Tuğra da ayıcıklı olani sevdi yedi güle güle.


Hindistancevizli Kurabiye

Malzemeler
250 gr margarin
1 su bardağı toz şeker
2 adet yumurta
kabartma tozu
vanilya
3 yemek kaşığı hindistancevizi
alabildiği kadar un

Oda sıcaklığındaki margarinle tüm malzemeleri bir güzel karıştırdım.İçine de alabildiği kadar un ekledim.Güzel bir kıvama gelene kadar yoğurdum.Sonra da şekilli kalıplarımla kestim.Üzerlerini kuru kara üzümle süsledim.Ve 170 derece fırında yaklaşık 15 dk pişirdim.Fırından çıkınca da tarçın serptim.Hindistancevizi ve tarçının kokusu da tüm evi sardı.Afiyet olsun.

20 Mart 2008 Perşembe

Izgara Çupra













Hep aklıma takılmıştır çipura mıdır yoksa çupra mıdır doğrusu diye.Türk Dil Kurumu'nun sitesine girdim ve her ikisi de mevcut.Yani dileyen dilediği gibi kullanabilir diye rahatladım.Eee genel kültür dersimizi de verdikten sonra yemeğimize geçelim.





Benim eşim Karadenizli hatta Laz kendisi.Ben de annem tarafından yarı Karadenizliyim.Dolayısıyla evimizin vazgeçilmez yemeklerindendir balık.Her şekliyle severim balığı ama Tuğracığım pek izin vermediği için uzun süredir ızgara yemeyi tercih ediyoruz.





Ayıklanmış güzelce yıkanmış çupralarımın içini ve üzerini azıcık tuzladım,içlerine birer diş ufak ufak kesilmiş sarımsak koydum ve 5-10 dk beklettim.Fırını ızgara ayarında ısıtıp ızgara telini de hafifçe yağladım.Balıklarımı yerleştirdim.Yaklaşık 15 dk ön ve 15 dk arka tarafı olmak üzere kızarıncaya kadar pişirdim.










Balık olur da yanında salata olmaz mı,elbette bolca salata yaptım.Kıvırcık,havuç,taze soğan,maydanoz,taze sarımsak,taze nane,biber,domatesle bol faydalı bir salata yaptım.İşte böyle,afiyetle yedik.Tuğra beyciğim daha ufakken balık yemeye bayılırdı,hatta bir keresinde ayıptır söylemesi tek bir levreği indirmişti midesine.Ama uzun zamandır çok zorla yedirebiliyoruz.Bakalım çabalarımız devam edecek bu konuda...

19 Mart 2008 Çarşamba

Limonlu İrmik Helvası - Herkese İyi Kandiller



Dün akşam ufak bir karışıklık oldu ve kandili dün zannettik.Hatta kayınvalidemi falan arayıp kutladım,ama yanlış duyum almışız Küboş'dan:)



Neyse bir taraftan da iyi oldu,akşamdan planımı yaptım ve ne zamandır yapmadığım irmik helvasını yapayım dedim.Sabah kahvaltımızı yapıp hemen dışarı attık kendimizi oğlumla,irmiğimizi almaya.Ve şimdi yazarken de bir taraftan yiyorum-rejim mejim kenara atıldı-. Ama çok severim ben irmik helvasını dayanamam napıyım:(




Malzemeler 6-7 kişilik
500 gr irmik
500 gr şeker
5 çorba kaşığı margarin ya da 2 çay bardağı sıvıyağ
1 lt süt ya da su
1 limon kabuğu rendesi
2 çorba kaşığı fıstık


Önce margarini erittim ve içine irmiğini,fıstığını kattım.Fıstıklar pembeleşinceye kadar yaklaşık 20 dk kavurdum.Sonra içine şekeri katıp ocağın altını kıstım ve öylece bıraktım.Ayrı bir yerde de suyu ısıttım,içine limonun kabuğunu rendeledim.Sütlü olunca da çok güzel oluyor ama bana biraz ağır geliyor o yüzden su tercih ettim ben.Suyu da irmiğe ekledim ve bir iki sefer karıştırıp kısık ateşte suyunu çekmesi için bıraktım.20-30 dk kadar piştikten sonra arada karıştırdım tabii ki,altını kapatıp biraz dinlendirdim.Hemen sıcak sıcak sevdiğim için de başladım yemeğe.Karşı dairemdeki komşu teyzeme de hemen verdim kandilini kutlayıp.İkram edemediklerime de burdan sunuyorum işte.Herkese hayırlı kandiller diliyorum.Afiyet olsun.





Bir de önerim var bugün.Kandil simidi almadım ama evde kandil simidi tadında çok güzel yağlı gevreklerim vardı.Onları da bahaneyle paylaşayım istedim.Bilenler bilir ama biz yeni keşfettik bunu ve çok beğendik.BİM'de satılıyor İLKLER yağlı gevrek diye.Bunu da kandil simidi niyetine kabul buyrun artık.Tekrar tekrar iyi kandiller...


18 Mart 2008 Salı

Yeye ye yeeeeli Kahvaltı Keyfimiz

Biz bu sabaha elektrik kesintisi ile başladık ve yeni geldi saat 17.00 itibariyle.Meğer ne önemliymiş de farkında değilmişim,evde Tuğra ile patladık yani sıkıntıdan.Adamı tutamadım yerinde,ne müzik var onu susturacak ne de izlediği BBC sabah bebek programları ne de Bez Bebek:(

Sabah kalktık ki elektrik yok,hal böyle olunca da fırında yapmayı planladığım kahvaltı menümüzü biraz değiştirdik.Tuğracığımın da çok hoşuna gitti bu pizzavari kahvaltımız.Kendisi küçük bir pizza canavarı çünkü.




Dün hava bugüne göre daha güzeldi.Bu sabaha yağmurlu başladık malum.Dün de havanın güzelliğinden istifade kendimizi dışarı attık.Önce Özgürlük Parkına gidecek ve salıncakta sallanacak,sonra da Pazartesi pazarından üç beş bişeyler alıp Yüyü'ye uğrayacaktık.Yüyücüğümle buluştuk bizim balıkçının önünde,bu akşam menümüz olan çupralarımızı aldık.Çay keyfi yapmak için Yüyü'nün evine dönerken de önümüzü ''Yeyeyeee' ablaları kesti ve Tuğra'ya bir paket ''yeyeyee krem peynir '' verdiler.Ben de kıza,


-Tam adamına verdin valla,deli oluyor zaten bütün gün yeye yyeeee diye dolaşıyor,dedim ve paketi Tuğra'ya gösterdim.Hemen heyecanlandı ve


-Yeye yeeeee


nidaları atmaya başladı.Ablası da bu tezahürata dayanamayıp bir paket daha verdi peynirden.


Yani blogum olacak da ben Tuğra'nın Yeye yeee olayından bahsetmeyeceğim,olacak şey değil.Hayatımızın sanırım son 1 senesi bunu dinleyerek geçti ve daha uzun süre de öyle olacak gibi.




Ne zamanki biz 7.ayımızda anne sütüne ek gıdaları da eklemeye karar verdik Tuğra'nın yememe macerası da başladı.Yedirmek için denemediğimiz yol kalmamıştı,reklamlar,klipler vs.Veee bir gün Neslihan teyzesi Youtube'dan reklam izletti bizimkine.En sevdiğimiz reklam da Pınar'ın murrun,kemmik ve beyn ile olan

''en güzel süt hangisi?''

diye başlayan ve

''Yeye yee ye ye'' diye şarkıyla biten reklamı oldu.Ve Tuğra o gün bugün o kuklalara ve ''pınar'' amblemi olan her şeye takıntılı.Süt,yoğurt,peynir,ketçap,hardal ne olursa olsun çıldırıyor adamcık.Eller ayaklar ayrı yarı oynuyor,daha sabah uyanır uyanmaz ilk söylediği şey bile yeye yeee yeee yeee.






Bu sabah da dünkü hediyemizi kullanıp bir kahvaltı keyfi yapalım dedik.Kepekli tost ekmeklerimizin üzerine biraz tereyağ,bolca yeye yeee sürdük,domates,biber ve yeşil zeytin dilimleriyle süsledik.Fırında biraz pişirecektik ama elektrik olmayınca teflon tavada biraz ısıttık ve oğlumla beraber de afiyetle yedik.

17 Mart 2008 Pazartesi

Yeşil Mercimek Çorbası mı Yemeği mi desem bilemedim




Bu aralar çok fazla yeşil mercimekli tarif üstüste geldi ama tesadüf diyelim.Gerçi ben çok seviyorum ve sık sık da yapıyorum.Mercimekli makarna,mercimekli bulgur pilavı derken sıra geldi çorbasına.Aslında pek de çorba denemez yemek gibi hem kıvamı koyu hem de yemek gibi doyurucu.Herkesin kendine göre bir tarifi vardır ama benimki ennn güzeli:))






Malzemeler

Büyükçe bir kase yeşil mercimek

dilediğiniz kadar kıyma

1 orta boy soğan
1 domates

1 yemek kaşığı salça

2 yemek kaşığı sıvıyağ

1 avuç kadar küçük kesik küp hamur

1 avuç kadar bulgur

kuru nane


İşe öncelikle mercimekleri haşlamakla başlıyoruz.Diğer tarafta da soğanı sıvıyağda kavurup kıymasını ekliyoruz.Dilerseniz kıymasız da olur,ben Tuğracık da yiyecek diye daha faydalı hale getirmeye çalıştım.(Ya da bir parça tavuk baget de ekleyebilirsiniz eğer kıymasız ise elbette.Sonradan bagetin etlerini ayırıp ufak ufak çorbaya katabilirsiniz)



Kıyması da iyice kavrulduktan sonra domatesini ve salçasını da içine kattım.Haşlanmış mercimeği de suyunu ziyan etmeden aynen tencereye ekledim.Kıvamına göre 1 ya da 2 bardak kadar su ekledim.Herkes sevdiği gibi yapabilir elbette,ben biraz koyu seviyorum bu çorbayı.Suyu da iyice kaynayınca içine bulguru ve kesik küpler halindeki hamurları atıyorum.10-15 dakika kadar piştikten sonra tuzunu,kuru nanesini ekleyip ateşten alıyoruz.Afiyet olsun.



15 Mart 2008 Cumartesi

Yıldız Şehriyeli Salata ve Mutlu Yıllar Tuğra'nın Anneannesi

Evet bugün Tuğra'nın anneannesinin doğumgünü,yani canım annemin.Hep derler ya ''annen olunca anlarsın annenin değerini'' diye.Ne kadar doğru bir lafmış hep kulak arkası ettiğimiz.Anne olunca anne olmanın ne sonsuz bir özveri,karşılıksız bir sevgi,inanılmaz bir duygu olduğunu anlıyor insan.Annesine hayatı boyunca isteyerek ya da istemeyerek yaptığı tüm edepsizlikler için pişman oluyor.Kıymetini anlıyor,her an yanında olamasa da ihtiyacı olduğunda hemen yanıbaşında bitivereceğini bilmemin rahatlığını yaşıyor.Ben zor bir hamilelik ve çok zor bir doğum hikayesinden sonra uzun bir dönem de bu zorlukları yenmek için uğraştım.Ben ve eşim demeliyim.Bir de annem olmasaydı halim ne olurdu bilmiyorum.Tuğra'nın her ilkini beraber yaşadık,o minicik 1.900 grlık küçük adamı herkes eline almaya korkarken hep canım annem yanımdaydı.Anne olabilmeyi de ondan öğrendim yani.Tuğra biraz büyüyüp de artık yalnız da bakabilirim diye düşündüğümde anneme ''hadi artık sen evine git,ben hallederim'' dedim ve gönderirken boynuna sarılıp hıçkıra hıçkıra da ağladım.Belki de hayatımda ilk kezdi.Burada yazmakla bitmez ki.Her anne çocuğu için en iyi,en mükemmel annedir,bu değişmez bir doğrudur.Ama benim annem dünyanın en fedakar,en verici,en yardımsever,en tatlı annesi.Ve de artık anneannesi.Leyla Sultan doğumgünün kutlu olsun.





Veee günün anlam ve önemini belirttikten sonra bugünkü menümüze gelelim.Akşama kayınvalideme götürmek için Yıldız Şehriyeli Salata yaptım bu sabah.Tarif tamamen bana aittir,bir sürü tarife bakıp kendi sentezimi oluşturdum yine.






300gr yıldız şehriye

3 sap taze soğan

2 sap taze nane

5-6 sap maydanoz

1 küçük kase bezelye

1 kase biberli yeşil zeytin

1 sap taze sarımsak

1 limon 1 yemek kaşığı mayonez

2 yemek kaşığı zeytinyağı

kuru nane



Önce kaynamış suda yıldız şehriyeleri çok yumuşamamasına dikkat ederek haşladım ve süzdüm.Sarımsak,taze soğan,nane ve maydanozu ince ince doğradım,içine yine ince ince kesilmiş yeşil zeytinleri ekledim.1 küçük kase kadar haşlanmış bezelyeyi de kattım ve soğumuş olan şehriyelerle karıştırdım.Ayrı bir yerde de sosunu hazırladım:1 limonun suyu,mayonez ve zeytinyağı ile.Bunu da en son içine ekleyip güzelce karıştırdım ve servis tabağına aldım.Üzerini de yine yeşil zeytin dilimleri ve kuru nane ile süsledim.Tadına da baktım harika bişey,bakalım akşam beğenilecek mi??

14 Mart 2008 Cuma

Semizotu Salatası ve Beyaz Peynirli Fındıklı Erişte





Diyete devam elbette -çaktırmayın arada kaçırdığım oluyor- ama evdeki minik yavruyu unutmuyoruz.Küçük adamcık zaten ufak tefek mini minnacık bi de iştahsız bu aralar onu da zayıflatmayalım bizim diyet yemeklerimizle.



Dün akşamki menümüzde de Semizotu salatası vardı.Özlemişim semizotunu,markette görür görmez de aldım.Çiğ çiğ yemek hem daha faydalı sebzeleri hem de yapılması da pratik.Önce bol topraklı semizotlarını birkaç su yıkadım,sonra da sirkeli suda beklettim birkaç dakika.Sonra süzgeçe aldım suyu iyice süzülsün diye yoksa salata biraz sulu oluyor.Ayrı bir yerde yoğurdun içine de 1-2 diş sarımsak rendeledim ve semizotlarını elimle bölerek içine attım.Benden size tavsiye özellikle elinizle parçalayabileceğiniz sebzelerinize metal bıçak değdirmeyin tüm vitaminini alıyor.Elinizle daha iri parçalara ayrılır belki ama vitamini içinde kalır.Evet semizotu salatamız hazırdı böylece,fazla olanlar da bugün Tuğracığıma semizotu yemeği olacak.






Tuğra'nın dün akşamki menüsü çok lezizdi,zaten hepsini de yemedi bana kaldı.Diyeti bir kenara bırakıp yedim yani dayanamayıp.Çok az erişteyi haşladım.Sonra süzüp biraz tereyağı ile tencerede çevirdim.Tabağa alıp üzerine beyaz peynir ufaladım ve en üste de çekilmiş fındık ekledim.Yeme de yanında yat oldu yine:)) Afiyet olsun

13 Mart 2008 Perşembe

Beşibiryerde Çayı


Yaklaşık 1 haftadır her sabah aynen şöyle başlıyor bizim evde.Tuğra bey uyanıyor,hemen ilk iş onun kahvaltısı hazırlanıp binbir güçlükle yediriliyor.Son zamanlarda yine iştahsız ve savaş halindeyiz.Bahardandır diye avutuyoruz kendimizi haydi hayırlısı.
Sonra sıra bana geliyor.Hemen kettle a 1 lt su konuyor ve beşibiryerde çayımız hazır ediliyor.Ben kahvaltımı yapana kadar çayım da zaten hazır oluyor.Kahvaltımda da sadece beyaz peynir,2-3 zeytin,bol yeşillik (roka,maydanoz,taze sarımsak,taze nane).Bu çay biraz abartıldı sanırım çünkü kime sorsam kiminle konuşsam bundan bahseder halde.Ama sadece bunu içmekle bitmiyor iş,biraz da yediklerimizi dikkat edersek sonuç alınacağına eminim ben.Bakalım birkaç hafta deneyeyim de kendimdeki değişikliği anlatırım ayrıca.İçmeyen tarifi bilmeyen yok gibi.Ama ben tarifi kendime göre değiştirdim 1er tatlı kaşığı yerine 1er çay kaşığı ile yapıyorum çünkü tadı çok ağır geliyor.İçmeyi becerebilenler doğrusunu yapsın diye de tarifi veriyorum

*Bir tatlı kaşığı FUNDA YAPRAĞI
*Bir tatlı kaşığı MATE YAPRAĞI
*Bir tatlı kaşığı BİBERİYE
*Bir tatlı kaşığı KEKİK
*İki tatlı kaşığı YEŞİL ÇAY

Bu arada küçük bir dipnot daha vermek istiyorum.Lütfen bu tarz bitkileri aldığınız aktarları iyi seçin,çünkü bir çoğunu tanımıyoruz bunların ve kötü niyetli olanlar da çok etrafta.Geçen hafta kızkardeşim almak için gitti aktara,annemin orda bildikleri bir yer.Satıcı kadın piyasada mate otunun çok olmadığını ve onun yerine başka şeyler verdiklerini söyledi çoğu aktarın.Ve kardeşimi de uyarmış almaması için,onun yerine ıhlamur koyun demiş.

Peki tüm bu bitkilerin faydaları nelerdir diye de ufak bir bilgi de verelim madem bir iş yapcaz tam olsun:)

Mate yaprağı: Tüm dünyada obezite tedavisinde kullanılan mate çayı, yağ emilimini engelleyerek vücuttan su atımını kolaylaştırıyor. Her yaşta insanın rahatça kullanabileceği bitki, iştahı kapatarak zayıflamaya yardımcı oluyor.

Yeşil çay: Son yıllarda kullanımı bir hayli artan yeşil çay, vücutta biriken toksinleri atarak sindirimi kolaylaştırıyor.

Funda yaprağı: İyi bir böbrek çalıştırıcı ve idrar sökücü olan yaprak, bu özelliğiyle zayıflamaya yardımcı oluyor.

Biberiye: Yağ eritici ve hazım kolaylaştırıcı bu bitki, vücutta biriken toksinleri atarak ideal bir kiloya kavuşmanızı sağlıyor.

Kekik: Halk arasında yaygın olarak kullanılan kekik, sindirimi kolaylaştırarak vücuttaki fazla suyu atarak kilo vermenizi sağlıyor.

Buharda Karnıbahar Salatası




Malum önümüz yaz,herkes fazla kilolarını verme derdine düştü.Televizyonlarda ŞOOOK diyetler verilip duruyor,ama yemeye gelince kimsenin ağzını tutabildiği yok.Bizim evde de hummalı bir sağlıklı beslenme olayına girildi ki sormayın.Zaten genelde çok yağlı falan yemek yapmam,ağırlıklı sebze yeriz falan ama bize bir haller oldu.Bize diyorum çünkü oldukça iştahlı olan eşim bile kaç gündür akşam yemeği yemiyor,sadece yoğurtla idare ediyor.Yemek yok değil evde sanırım o da ufak çapta göbeğinden rahatsız olmaya başladı.Eee hal böyle olunca benim de işime geldi.Evde kaç gündür hep buhar ve haşlama yöntemiyle yemekler pişer oldu.Yağsız tuzsuz keyifsiz ama sağlıklıyız:)




Bir de tüm bunların yanında şu son günlerin çok revaçta olan beşibiryerde çayımız var.Tarifini buradan alabilirsiniz.




Dün akşamki menümüzde de günün anlam ve önemine uygun bir yemek vardı.Buharda pişmiş karnıbahar salatası.


Orta boy karnıbahar çiçeklerini güzelce yıkadım ve ayırdım.Sonra düdüklü tenceremin buhar sepetine yerleştirdim.Yanına da bir orta boy havucu iri iri doğrayıp ekledim.Yaklaşık 10 dk kadar buharda pişirdim.Ben biraz diri seviyorum çok yumuşayınca hoşuma gitmiyor,dileyen daha fazla tutabilir ocakta.Soğuduktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt döküp ve pul biber serpip servis yaptım.İnanılmaz da lezzetli oldu,Tuğracığım bile çıtır çıtır yedi.Afiyet şeker oldu.

12 Mart 2008 Çarşamba

Hoşgeldin Bayan Baykuş,bu Portakallı Puding sana



Dün benim verdiğim gaza dayanamayarak Banu'cuğum kendine bir blog oluşturdu.Ki bence bu işi çoktan yapması gerekenlerden biri.Çok becerikli,çok zevkli ve yaptığı takılar öyle böyle değil yani.Bana verdiği güzel kolyeleri o kadar beğeniyor ki etraftakiler bence bu blog onun hayranlarını artıracak.


Sanırım biraz da işinin yoğunluğundan yapamadığı bu işe sonunda el attı.Canımcım blogun hayırlı olsun,senin o güzel cicilerini merakla bekliyorum,sendeki cevheri göster bu blog alemine artık.Bu portakal kabuklu kakaolu puding benden sana hoşgeldin hediyesi olsun.


Pudingin tarifini buradan alabilirsiniz.Sadece farklı olarak içine biskuvi koymadım,portakal kabuğu rendeledim.Afiyet olsun.

11 Mart 2008 Salı

Mercimekli Bulgur Pilavı



Geçen hafta annemde kaldığımda yeni denediğim ve çok beğendiğim bir tarifi onlara da yaptım,mercimekli makarna.Seda'dan almıştım bu tarifi ve çok da severek yemiştik.Orda da herkesin pek hoşuna gitti,hatta teyzem anneannemin bulgur pilavını da mercimekli yaptığını söyledi.Ben de dün hemen bu versiyonu da denemeliyim dedim.


Sedacım sen de mutlaka en kısa zamanda denemelisin,ben bulguru her zaman pirince tercih ettiğim için çorbadan pilava herşeye eklerim.Hem de pirince nazaran daha besleyici.Ayrıca mercimeği çocuklara yedirmek için de böyle değişik tarifler yapmalıyız.Kaçarı yok yenecek mi yenecek.

Önce 1 çay bardağı kadar mercimeği 15 dakika kadar haşladım,çok da unufak olmasını istemedim ben,biraz diri diri ağza gelmesi daha hoşuma gidiyor.İsteyen daha yumuşak olsun diye haşlama süresini uzatabilir.

Bilmeyenler için bulgur pilavının yapımını da anlatayım kısaca.Ben öyle ölçülü falan yapamam bulguru pirinç pilavı gibi.Öyle göz kararı ama burdan tarif vericem diye aşağı yukarı dikkat ettim ölçülere.

Öncelikle 1 orta boy soğanı az tereyağ ve biraz da sıvıyağ ile pembeleşene kadar kavurdum.sonra içine sırayla 1 tatlı kaşığı kadar salça ve ayıklanıp yıkanmış 1 orta boy kase kadar bulguru ekledim.Biraz da bu şekilde çevirdim.En son da haşlanmış mercimeği içine kattım.Mercimeğin kalan suyunu da dökmeden pilava ekledim,tüm vitamini suyunda kalıyor çünkü aman sakın dökmeyin.Son olarak da bulgurun üzerini biraz geçecek kadar su ekledim.Kısık ateşte suyunu çekene kadar pişirip demlenmesi için 5-10 dk kadar beklettim.Üzerine taze sarımsak dilimledim ve yanında da yoğurtla servis yaptım.Bulguru sevenlerin denemesini tavsiye ederim.Afiyet olsun.

9 Mart 2008 Pazar

Yapılacaklar Listem Doldu Taştı

Kaç gündür bloguma hiçbir yeni ekleme yapamadım.Birkaç gündür Tuğra'yı da alıp anneme gitmiştim,güya ordan da yapacaktım bişeyler ama olmadı işte.Bugün evimize döndük.Çoook özledim blogumu ve bir sürü de yeni tarifim oldu deneyecek.Dün de oturdum küçük bir yapılacaklar listesi yaptım kendime.


*Yeni alınan yumurta ve krep kalıpları kullanılıp en kısa zamanda resimlendirilip blogda yayınlanacak.Bu kalıpları Çarşamba günü yeni açılan Metroport AVM'deki Tchibo mağazasından görüp aldım.Yumurtayı hiç sevmeyen biri olduğum halde bana çok şirin ve şık göründüler.İçlerinde sadece yumurta da değil,krep de yapılabiliyormuş,tam bana göre dedim ve düşünmeden aldım.Sizlere de göstereyim dedim,kullandıktan sonra da yorumlarımı ayrıca eklerim.


*Yine yeni alınan 2 adet 2 katlı kurabiye tabağı en kısa zamanda içlerinde lezzetli kurabiyelerle buluşturulacak.Bu blogla ilgilenmeden önce öyle tabakmış,çanakmış pek ilgim yoktu aslında.Şimdi her gittiğim yerde ilk baktığım şeyler bunlar oldu,nasıl daha şık sunarım resimlerim vs diye alışverişe başladım.Hadi bakalım hayırlısı.


*Annemden alınan bir yığın yemek dergileri karıştırılıp içlerinden şöyle afilli tarifler bulunup denenecek,denenmeli yani ayıptır bak bak olmuyor ki...Benim annem de aslında çok becerikli ve pasta börek kurabiye işlerinde iddialıdır,eeee hal böyle olunca onun tarif defterini bir elden geçirdim,yemek dergilerine el koydum bir süreliğine.Bakalım boynuz kulağı geçecek mi???


*Tüm yapılacakların yanında geniş çapta başlanan rejim denemeleri kesinlikle bozulmayacak.Öyle çok fazla da değil sadece hamilelik kilolarımın bir kısmı kaldı verilecek ama biraz sıkmam gerek kendimi malum yeni tarifleri deneyip de kilo almamam büyük başarı gibi görünüyor.



*Son günlerin en yeni rejim modası olan beşibiryerde ot karışımları uygulamasına tam gaz devam edilecek,dün akşamki kebap ziyafeti unutulacak.Funda yaprağı,mate yaprağı,biberiye,kekik,yeşil çay karışımı.Bakalım bu mucize karışım nelere kadirmiş onu da görücez.


Bu arada dün Dünya Kadınlar Günü idi.Bir gün gecikmeli de olsa tüm kadınların gününü kutluyorum.

4 Mart 2008 Salı

Eski tarif üzerine yeni denemeler


Size de oluyor mu bilmiyorum ama ben bir yaptığım yemeği bir dahaki sefere aynı şekilde yapamıyorum.Daha doğrusu yapmıyorum içimden gelmiyor.Mutlaka birşeyler değiştirecem,bişeyler ekleyip bişeyler çıkarıcam tariften yoksa çatlarım yani.Televizyon programlarından aldığım tariflerde de öyle,orda gördüğümü mutlaka kendime uyarlıyorum.İçinde sevmediğim bir malzeme mi var hooop başka bişey alıyor onun yerini.

Bugün de tam dediğim gibi oldu,geçenlerde yaptığım Pırasa mücverini tekrar yapmak istedim.Çok lezzetli olmuştu gerçekten bir daha yiyelim dedim.Zaten dün akşam kuzenciğim de tarifimi çok beğendiğini bugün yapacağını söyledi.Kalktım ben de yaptım ama neler değiştirdim neler.
Öncelikle bir arkadaş patateslerin bu şekilde pişip pişmediğini sormuş valla yeterince pişiyor.Ama tesadüf bu ya bugün tarifi aldığım programa da çok istek gelmiş tarifi tekrar verdi Nükhet Durucum.Patatesler haşlanıp öyle rende yapılıyormuş ama ben çiğden rendeledim.

Asıl değişiklik başka tabii tarifteki.Öğlende Tuğra beyciğime biftek yaptım salçalı ama biraz fazla yapmışım,1 dilimi artınca ben de onu bir güzel ufaladım zaten un gibi pişmişti ve güzelce suyuyla beraber kattım yemeğime.Oldu mu size parça etli pırasa mücveri,hmmm şahane etli sevenler bir de böyle denesinler.Ama resim alamadım malum koku sarınca etrafı hemencecik dalıp yedik biz resim çekmeyi unutup,eski resme bakıverin artık.

Afiyet olsun

2 Mart 2008 Pazar

Karışık Meyveli Kek ve Güvenli Çekmeceler













Annelerin klasiğidir ya çocukların yemediği ne varsa kekin içine katıp öyle yedirirler.Babaannesi de Tuğrişe yapmış getirmişti geçen gün bu güzel karışık meyveli ve booool vitaminli keki.Ben de sizlerle paylaşmak istedim.

Malzemeler

8 kuru incir
8 kuru kayısı
3 yumurta
2 havuç
1 portakal
1 su bardağı ceviz
2 bardak un
1 su bardağı sıvıyağ
1,5 su bardağı şeker
1 tatlı kaşığı tarçın
kabartma tozu

Offf amma çok malzeme var yahu,ben yazarken yoruldum.
Önce şeker ve yumurtaları bir güzel mikserle çırpıyoruz-biliyoruz ki kekteki en önemli püf noktası budur kabarması için- Sonra yağı ekliyoruz.

Ayrı bir yere portakalı (hem kabuk hem içi) ve havucu rendeliyoruz.Bunun içine ufak ufak kesilmiş incir,kayısı ve cevizleri de katıyoruz.En son ununu ve kabartma tozunu da ekleyip 175 derece fırında pişiriyoruz.Afiyet olsun.



************************************************************************
Bir süredir Tuğra'nın çekmeceleri dışarı boşaltmasıyla başım beladaydı alttaki resimden de anlaşılacağı gibi.Hemen hemen hergün çekmece toplamaktan canıma tak etmişti.Ve dün sonunda
E-bebek mağazasına gidip evdeki eksik olan tüm çekmece kilitlerimizi tamamladım.Henüz farkına varamadı önüne koyduğum bu engelin, malum babasıyla uğraşıyor genelde haftasonları.Bakalım yarın farkettiğinde hakkımda neler düşüncek.Hehhhhhee











Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da