29 Şubat 2008 Cuma

Kaşarlı Sucuklu Simit




Bu tarifi canım annem ekmekle yapardı eskiden özellikle Ramazan gecelerinde sahurda.Ben simit versiyonunu da çok seviyorum,hele bir de böyle çekirdekli falan tahıllı simitse daha da bir hoş oluyor.
Her zaman taze simit bulamayanlar için,derin dondurucuda sürekli birkaç simidiniz varsa aniden gelen bir konuğunuza çayın yanına ikram edilecek birşey var demektir.Afiyet olsun.

Körili Pirinç Pilavı

                 



































  Hep derler ya ''pilav yapabiliyorsan bu iş tamamdır''. Benim de iyi pilav yaptığımı söylüyorlar övünmek gibi olmasın.Ben de buna güvenip arada böyle kendime has değişik tarifler denemeye cesaret edebiliyorum.Bu körili pilavı da ilk defa bir tavuk yemeğinin yanında denemiştim ve oldukça yakışıyor köri pirince.


Malzemeler ( 2 kişilik )
1 orta boy soğan
1 su bardağı pirinç
1,5 su bardağı soğuk su
köri


Önce soğanları yemeklik olarak doğrayıp sıvıyağda iyice kavrulana kadar bekliyoruz.İsteyen tereyağında da yapabilir ama ben mümkün olduğunca sıvıyağ tercih ediyorum malum kilo problemlerimiz.Sonra içine biraz köri ekliyoruz ve en son da pirincini katıp 3-5 dk kavuruyoruz.Suyunu da ekleyip kaynadıktan sonra ateşi kısıyoruz ve yavaş yavaş pişmesini bekliyoruz.Pilav iyice suyunu çekince tencerenin kapağının altına bir kağıt havlu serip buharını iyice çekmesini bekliyoruz.Birkaç dakika sonra da ateşi tamamen kapatıyoruz.Afiyet olsun.

Tavuk yemeklerinin yanında denemenizi tavsiye ederim.Ufak bir hatırlatma pilavınızın lapa gibi olmaması için normalde eklediğinizden biraz daha az su ekleyin çünkü soğan da sulanıyor.

28 Şubat 2008 Perşembe

2 Tarif birden; Yeşil Zeytinli Minik Toplar Ve Zeytinyağlı Enginar





Benim aklıma hamur kızartması denince nedense hep çocukluğumuzun ve ilk gençlik yıllarımızın yaz günlerini geçirdiğimiz Kumbağ geliyor.Hala her yaz tüm aile,kuzenler falan gidilir ama o eski tadı da yok artık ya neyse.Bu başka bir yazının konusu olur ancak belki ilerde.Dün de dışardan eve dönerken uğradım fırına ve aldım 2 tane ekmek hamuru.Geçen gün yine Derya Baykal'da gördüğüm bir tarif vardı aklımda.Aslında herkes sever ekmek hamurundan kızartma falan yapıp şöyle peynirle reçelle falan yemeyi ama bu tarif cidden başlı başına çok şık oldu.Her zaman yapılmaz ama arada kaçamak için olabilir.




Malzemeler
2 tane ekmek hamuru
2 diş sarımsak
bir tutam dereotu
biraz kaşar rendesi
içi kırmızı biberli yeşil zeytin
kızartmak için sıvıyağ


Ekmek hamurunun içine dereotlarını doğruyoruz,2 diş sarımsağı ufak ufak kesiyoruz.Dilediğimiz kadar kaşar peynir rendesini de içine katıp bunu bir güzel yoğuruyoruz.Sonra hamurdan ufak parçalar alıp elimizle düzeltip içlerine 1 zeytin yerleştirip yuvarlayıp top haline getiriyoruz.Sonra da kızgın yağda bir güzel kızartıyoruz.Aslında içine zeytin yerine pastırma,ufak sosis parçaları ya da canınız ne çekerse onu da koyabilirsiniz.Ben aldığım orjinal tarifi uyguladım bu defalık,bir dahaki sefere yeni bir tat deneyeceğim.Afiyet olsun.

*********************************************************************


Bu küçük atıştırmalıktan sonra ana yemeğime geçeyim.Dün annem gelirken dondurucusundan enginarlar getirmiş bana.Ben ne zamandır yapmadığım için özlemişim,geçen sene Tuğra ek gıdalara yeni geçtiğinde çok severek yerdi bakalım bu yıl da yer mi diye merakla hemen yaptım.Genelde etli yaparım ama bugün zeytinyağlı yaptım.







Malzemeler

4 adet enginar

1 orta boy soğan

1 orta boy havuç

1 orta boy patates

1 küçük kase bezelye
2-3 diş sarımsak


Önce enginarları az miktarda suda birkaç dakika haşlıyoruz.Ayrı bir yerde de soğanı kavurup içine küp doğranmış havuç ve patatesi ekliyoruz.bezelyesini,sarımsağını da ekleyip biraz kavuruyoruz.Sonra haşlanmış olan enginarların içlerine bu harcı paylaştırıyoruz.İçine biraz su koyup kısık ateşte malzemeler yumuşayana kadar pişiriyoruz.Afiyet olsun.

26 Şubat 2008 Salı

Pastırmalı Nohut


Bugün yemek için acaba ne yapsam,evde ne var ne yok diye bakınırken derin dondurucuya daha önceden haşlayıp koyduğum nohutları gördüm.Haftasonundan kalma pastırmalar da gözüme çarpınca hadi bakalım dedim.Pastırmalı kurufasulye olur da nohut olmaz mı yani.


Ben arada böyle nohutdu mercimekdi haşlayıp atarım buzluğa ve sonradan işe de yarar.Tarif vericem ama miktarlar tamamen kendime göre,herkes elinin ayarını kendi bilir ya.Önce soğanı az sıvıyağda pembeleşene kadar kavurup domatesini,salçasını ekledim.Sonra pastırmaları çemenlerinden ayırıp biraz da onlarla beraber kavurdum.En son nohutları ve suyunu ekleyip düdüklü tenceremi kapattım.Yaklaşık 25 dakika kadar piştikten sonra hazırdı.

Afiyet olsun

25 Şubat 2008 Pazartesi

Tiramisu

Bu tarif Aynur arkadaşıma ait,ben de birkaç ay önce ondan aldım ve defalarca da yaptım.Dün akşam da Aynur eşi ve oğluyla bizdelerdi.Ben de onlara yaptım bakalım becerebilmiş miyim diye sormak için.İyi de bir not aldım arkadaşımdan.





Malzemeler

1 kakaolu Uno pastaban

1 su bardağı sıcak su

4 adet kesme şeker

2 tatlı kaşığı nescafe

1 kutu labne peyniri

yarım lt süt


2 yemek kaşığı un

1 yumurta
1 yemek kaşığı katı yağ
4 yemek kaşığı şeker
kakao
Muhallebisi için sütü,şekeri,yumurtayı,unu ve katı yağı topaklanma olmaması için pişene kadar karıştırıyoruz.Soğuduktan sonra labne peynirini de içine katıyoruz.Ayrı bir tarafta 2 katlı olan hazır pasta kekimizi ayırıp 1 bardak sıcak suda erittiğimiz şeker ve nescafe ile bir güzel ıslatıyoruz.Soğumuş olan muhallebinin yarısını arasına döküp kekin diğer parçasını üstüne kapatıyoruz.Kalan muhallebiyi de üzerine döküp bir güzel heryerini kapatıyoruz.Son olarak da bir çay süzgeci yardımıyla kakaoyu üzerine serpiştiriyoruz.Ben bu defa kakaonun içine biraz da türk kahvesi ekledim,çok daha lezzetli oldu.Bir gece buzdolabında bekledikten sonra servis yapabilirsiniz.Afiyet olsun.


Aynur da gelirken her zamanki gibi eli boş gelmemiş yine.Bu güzel ve leziz havuçlu patates topları da ona ait.Daha sonradan mutlaka kendim de yapıp tarifini o zaman vereceğim.Şimdilik sadece resmini ekliyim dedim.





22 Şubat 2008 Cuma

Fırında Pırasa Mücveri




Pırasayı sevmeyen biri olduğum halde geçen akşam programında Nükhet Duru bu yemeği yaparken inanılmaz çekici gözüktü gözüme.Hele bir de konukları büyük bir iştahla yiyince yapmak da farz oldu.Bu akşam da vakit kaybetmeden yaptım.Ben orjinal tarifi biraz değiştirdim,sonuç süperdi.

Malzemeler 2 kişilik
2 sap pırasa
1 orta boy havuç
1 orta boy patates
2 yumurta
kaşar peyniri rendesi
çörekotu

Pırasaları ince ince halka olarak doğrayıp çok az sıvıyağ ile soteliyoruz.İçine havucu (orjinal tarifte havuc yoktu ama ben renk olsun istediğim için ekledim) ve patatesi de rendeliyoruz.Biraz da bu şekilde kavurup soğuması için bekliyoruz.Yine orjinalde sadece 2 yumurta akı diyor ama ben tamamını çırpıp bu karışıma ekledim.Bunu fırın tepsisine alıp üzerine kaşar rendesi ve çörek otlarını serpip fırına veriyoruz.Üzeri kızarınca alıp sıcak sıcak servis yapın.Ben yanında yoğurtla yedim çok da lezzetli oldu,siz de nasıl isterseniz öyle yiyin.Tuğracığım bile bugün pırasayla tanıştı ve keyifle yedi.Annelere duyurulur.


Afiyet olsun.





Kısa bir Kahve Molası



Hani bir reklam var ekranlarda,kahve reklamı.Kadın bebeğini uyutur,yatağına bırakır ve sessizce kapısını kapatıp bir ''Ohh'' çekerek oturur.Eşi de ona bir fincan kahve verir günün yorgunluğunu atması için mükafatlandırırcasına.
Bana o kadar yakın ve o kadar samimi geliyor ki bu reklam sanırım anne olduğum için.Gerçekten de günün en hmm dedirten anı bebeğin uyuyup da nefes alabildiğimiz andır.Bütün gün onun ihtiyaçları için koşturduğumuz için ertelediğimiz ne kadar çok şey vardır ve bunların hepsini yapmak için de ne kadar az vakit.Mutfağı mı toplasam,ertesi gün için yenecek bişeyler mi hazırlasam,yıkanmış çamaşırları mı assam,yüzüme aylardır yapamadığım maskemi mi yapsam,bir iki satır kitap mı okusam,sevdiğim bir diziyi mi izlesem?Bu liste böyle uzar gider.Öyle çok şey var ki yapılması gereken ve bizim yapmak istediğimiz.

Henüz akşam olmadı,oğlum da bugünkü öğle uykusuna biraz geç yattı ve benim de kahve molam şimdi.Bu aralar yapmaktan keyif aldığım şey bu blog ve fırsat bulduğum her an kaçıp buraya geliyorum.Kahvemi de alıyorum yanıbaşıma.
Bu yazıyı da benimle aynı duyguları paylaşanlara gönderiyorum.Haydi kahve molasına!!!

21 Şubat 2008 Perşembe

Bir Kahvaltı Klasiği ve Buğdaylı Salata






Geçen 1,5 yılın ardından Yüyü evine döndü.Onun evinde kahvaltı bir klasiktir daha doğrusu masabaşı sohbetleri.
Biz de Yüyü'cüğümün yeni evine gittik bu sabah kahvaltıya.''güle güle oturun'' ziyareti değildi bu, onu bilahare yapıcaz cümbür cemaat. Bize çok güzel kahvaltı hazırlamıştı yine her zamanki gibi.
Ben de sabah kahvaltısı olduğu için aceleyle ne yapabilirim diye düşündüm sabah ve bu aralar takıntılı şekilde sık sık yaptığım birşey yaptım:buğdaylı salata.Buğdayın sindirimi biraz zor da olsa çok faydalı lifli bir gıda.Kalsiyum,demir ve çinko deposu ve kabızlığa da birebir.
Üstelik hazırlaması da çok pratik.Tüketeceğiniz kadar aşurelik buğdayı bir güzel haşlayın önce.Ama öyle iyice peltesi çıkana kadar değil,biraz dişe gelir olsun.Soğuduktan sonra içine yine istediğiniz kadar sarımsağı rendeleyin.Bir tutam kırmızı pulbiber,biraz da nane ekleyip en son da yoğurt ilave edip hepsini karıştırın.Servis tabağına alınca da yine üzerini nane ile süsleyin.Böreklerin yanında çok iyi gidiyor benden söylemesi.Afiyet olsun.

20 Şubat 2008 Çarşamba

Fırında Brokolili Bulgurlu Köfte


Bu yemek de son anda tarafımdan uydurulmuş bir yemek ama olmaz olmaz dememeli.Gerçekten de lezzeti yerinde oldu çünkü.Kendilerini sulu köfte yapmayı düşündüğüm bulgurlu köftelerim son anda fikrimin değişmesiyle fırında brokoliye eşlik ettiler.

Önce kıyma,soğan ve bulgurları bir güzel yoğurup top top şekil verdim.Borcama köfteleri,patates dilimlerini,brokoliyi ve halka halka doğranmış havuçları yerleştirdim.Ayrı bir kabın içinde 1 yemek kaşığı kadar salçayı sıcak su ile sos haline getirip borcamın yarısını geçecek kadar döktüm.Sonra 180 derece fırında iyice kızarana kadar pişirdim.

Bisküvili Kakaolu Puding



Bu tarif anneme ait,biz küçükken yapardı annem,içine de kırık bisküvi koyardı.
Tuğra da çok seviyor pudingi ama hazır almaktansa evde kendim yapmayı tercih ediyorum.Hem katkı maddesiz hem de taze taze yesin diye.

Malzemeler
1lt süt
8 yemek kaşığı şeker
2 yemek kaşığı kakao
3 yemek kaşığı un
vanilya
kırık bisküvi


Tüm malzemeleri ekleyip pişene kadar karıştırıyoruz.Ateşten alırken vanilyasını ekliyoruz.Kaselerin yarısına kadar boşaltıp ortaya kırılmış bisküvileri ekliyoruz.Üzerini tekrar pudingle kapatıyoruz.Buzdolabında soğuduktan sonra servis yaparken üzerini hindistan cevizi,muz ile süsleyip sunabilirsiniz.
Afiyet olsun.

Mercimekli Makarna


Bu tarifi Seda arkadaşımın bloğunda gördüm ve hemen denemeliyim dedim.
Gerçekten de hem mercimek hem de makarna sevenler için çok güzel bir tarif.Ben de bugün dayanamadım ve yaptım.Hatta mercimeği çorba olarak pek hoşlanarak yemeyen Tuğra beyciğim bile makarnanın hatrına bayıla bayıla yedi.Çocuklarına mercimek yediremeyenlere de duyurulur.





Yapılışı çok kolay,kaç kişi için yapıyor iseniz ona göre göz kararı yeşil mercimeği haşlıyoruz.Sonra bu haşlanmış mercimeği soğan ve salça ile de biraz pişiriyoruz.Yenmeye hazır makarnamızın üzerine de servis sırasında döküyoruz.
İnanılmaz lezzetli,mutlaka deneyin derim ben...

Kilo Veremiyorum :((




Sürekli kilo vermeye çalışıyoruz ama biraz da zorlanıyoruz galiba,ne dersiniz.İşte size tam 30 tane altın tavsiye

1-Tamamen unutun.Sık yediğiniz, yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin ve onu 40 gün için tamamen unutun. Bu süre sonunda o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir.
2- Aynı tadı verenler arasında her zaman daha düşük kalorilisini seçin.Örnek: Portakal suyu (l fincan 110 kalori) yerine domates suyu (l fincan 45 kalori) için. Yarım bardak vişne suyunu yarım bardak soda ile karıştırdığınızda kalorisi yüzde 50 düşer.


3-Su için.Daha fazla su içmeye başlamalısınız. Günde en az 8 bardak su içerek işe başlayabilirsiniz. Eğer böyle bir alışkanlığınız yoksa yanınızdan küçük bir su şişesini ayırmayın, bu şişeyi her gördüğünüzde içmek aklınıza gelecektir.
4-Sosları unutun.Salatanıza bir miktar lezzet katmak için döktüğünüz soslar kilo almanıza neden olur. Bu nedenle salata sosu yerine biraz baharat ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını salatanıza ekleyebilirsiniz.
5-Yemeğin ardından yatağa girmeyin.Kilo almamak için özellikle akşam yemeğinden hemen sonra yatma alışkanlığından kurtulun, mümkünse akşam altıdan sonra meyve dışında bir şey yemeyin. Gece atıştırmalarından da kurtulun.
6-Sık yiyin.Kilo vermek isteyenlerin düştüğü yanılgılardan biri de çok sık yemek yemenin kilo verdirmeyeceği inancıdır fakat bu yanlıştır. Çünkü beş altı saatte bir mideyi boş bırakmamak metabolizmanızın hızlı çalışmasına neden olur. Bu nedenle az az ve sık sık yemelisiniz.
7-Süt için.Günde üç ya da dört defa süt ve yoğurt ya da peynir gibi süt ürünlerini tüketen kadınlar, tüketmeyenlere oranla yüzde 70 daha fazla yağ yakarlar. Çünkü kalsiyum metabolizmayı hızlandırırken vücuda daha fazla yağ yakması için komut vermiş olur. Bu ürünlerin light olanları ile zayıflama hızınızı arttırabilirsiniz.
8-İyi bir uyku.Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için hergün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.
9-Stresi yenin.Stresli bir yaşam kilo almanın nedenlerindendir çünkü stresli olduğunuz dönemlerde vücudunuz stres hormonları salgılar ve bu hormanlar karın bölgesindeki yağ depolanmasını sağlayan hücrelerin büyümesine neden olur. Stresi yenmek için sosyal aktivitelerde bulunmalı, kendinizi rahatlatmalısınız.
10-Hazır yemekleri unutun.Hızlı ve çabuk yemek yapmak için aldığınız dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler içerdikleri katkı maddeleri nediyle kilo aldırır. Bu nedenle taze sebzeleri pişirmeyi tercih etmelisiniz.
11- Atıştırmayı bırakın.Arabanın içinda atıştırıyor musunuz? Telefonla konuşurken bir şeyler yiyor musunuz? Vazgeçin...
12- Buzdolabınıza baskın yapın.Bu baskın her zamanki gibi, birşeyler atıştırmak için olmasın. Buzdolabının kıyısında kösesinde kalmış bol kalorili yiyecekleri atın.Mutfak dolabınızdaki yağlı cipsleri, mısır gevreklerini ve kuru yemişleri atın. Mutfağınızda sizin için kötü olan bütün yiyecekleri, önümüzdeki 30 gün için,belki de ebediyyen yasaklayın.
13- Daha çok su ve soda.Su ve soda içmeye özen gösterin. Vücudunuzdaki yağ parçacıklarının kaybolduğunu göreceksiniz..
14- İşkolik olun.Gelecek ay şirketin yemekhanesine girmeme kararı alın. Kahve ve çay içmek için ya da kendi getirdiğiniz sandviçi yemenin dışında...
15- Kalorileri azaltın.Kalorileri azaltmayı bir oyun haline getirin. Bugün yediklerinizin kalori miktarını hesaplayın, yarın bundan 50 kalori düşün. Öbür gün bir 50 kalori daha düşün. Günde 1200 kalorinin altına düşmemeye dikkat edin.
16- Kahvaltı edin.Hiçbir zaman kahvaltıları atlamayın. Yağsız yoğurdun içine muzu dilimleyin. Pişmiş yulafın içine kuru üzüm koyup yemeyi deneyin.
17- Dans edin.Evde müzik dinleyin. Hareketli müzik tercih edin ve eşliğinde dans etmeyi ihmal etmeyin.
18- Asansöre binmeyin.Önünüze gelen her merdiveni egzersiz yapacağınız bir fırsat olarak düşünün, istediğiniz kiloya gelinceye kadar asansöre binmeyi aklınıza bile getirmeyin.
19- Diyet içecekler.Diyet içeceklerden uzak durmalısınız. Bu tür içeceklerin içlerinde yapay tatlandırıcı bulunur. Onlar yerine portakal, elma gibi sağlıklı meyve sularından içmelisiniz. Hem sağlığınız açısından hem de kilo açısından birçok uzman diyet içeceklerin içilmemesini tavsiye ediyor.
20- Yavaş yemek yiyin.Fazla kilolular, hızlı yemek yiyenlerdir. Arkadaşlarınızla veya ailenizle ne zaman yemek yerseniz yiyin, yemeği en son bitiren kişi siz olun.
21- Yatak odasını yiyeceğe kapatın.Eğer sizde pek çoğunuz gibi yatak odası dahil, evin her tarafında atıştırıyorsanız, bunu bir kere daha düşünün. Ne kadar çok yerde yemek yemek için kendinize izin veriyorsanız, o kadar çok yemek yiyorsunuz demektir. Birsüre için yemek saatlerinde, yemek odası dışında diğer yerlerde yemek yemeyi kendinize yasaklayın.
22- Kendinizi ödüllendirin.En çok sahip olmak istediğiniz 5 eşyanın listesini yapın. Her l kilo verdiğinizde ve bunu bir hafta koruduğunuzda,kendinize listedeki bir şeyi satın alın.
23- Tasarruf yapın.Gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şeyi ne zaman yemek isterseniz, ona vereceğiniz parayı bir kavanozun içine atın. Birkaç hafta sonra paraların çokluğu size ne kadar çok şey yemediğinizi hatırlatacak ve bu para ile kendinize bir hediye alabileceksiniz.
24- Aşka dair duygularınızı canlı tutun.Tutku, kiloları eritir. İkiniz korkmadan restoranlara gitmeye başlayabilirsiniz. Çünkü, aşıkken kim yiyecekleri düşünebilir ki?
25- Egzersiz yapın.Egzersiz yapmaya vakit ayırmak size zor gelse de kilo vermek için mutkaka hareket etmeniz gerektiğini unutmamalısınız. Hiçbir şey yapamıyorsanız evdeki duvarlardan yardım alabilirsiniz. 5-10 dakika boyunca kalçanızla duvara çok sert olmadan vurun. Bu kolay ve basit bir egzersiz yöntemidir. Egzersiz yaptığınız sırada televizyon ya da CD'den evde spor yapmanıza yardımcı olacak programlarını izleyebilirsiniz. Böylece neyi, nasıl yapacağınızı bilirsiniz.
26 -Ev işleri.Ev işleriyle ne kadar meşgul olursanız o kadar çabuk kilo verirsiniz. Çamaşır, bulaşık, yemek, çocuklarla elinizden geldiğince çok uğraşmaya bakın. Böylece sürekli hareket halinde olursunuz.
27- Meyve yiyin.Yemek yedikten bir ya da iki saat sonra tekrar acıkıyorsanız atıştırmak içinmeyve yiyebilirsiniz. Meyve bir sonraki öğüne kadar sizin tok hissetmenizi sağlayacaktır.
28-Yemek başlangıcı.Yemeğe çorba ya da salata ile başlamanız açlığınızın bastırılmasını sağlar. Böylece ana yemekten daha az yersiniz. Özellikle sebze çorbaları (domates, brokoli vs.) tok hissetmenizi sağlar.
29-Tuzu kesin.Tuz, vücutta su tutulmasına neden olur ve şişkinlik hissi yaratır. Ayrıca tuzun iştah açıcı bir özelliği olduğundan, sofrada tuz kullanmamak ve pişmiş yemeklere fazladan tuz eklememek gerekir.
30-Sofraya oturun.Yemek vaktinde mutlaka sofraya oturun çünkü ayakta ya da televizyon karşısında yemek yediğinizde doyduğunuzu anlamaz ve daha çok yersiniz.

DİĞER ÖNERİLER
Hırs yapınBir türlü kilo veremiyorsanız çok beğendiğiniz bir elbisenin bir beden küçüğünü alın ve görebileceğiniz bir yere asın. Kendinize aldığınız elbisenin içine gireceğinize dair söz verin.

Mutfağınızı düzenleyinKilo almamaka için mutfak tezgâhı üzerinde durmasına alıştığınız abur cubur yiyecekleri ortadan kaldırın. Bu yiyecekleri görmediğiniz sürece aklınıza çok fazla gelmeyecektir.

Dişlerinizi fırçalayınYemek yedikten sonra dişlerinizi fırçalamayı alışkanlık haline getirirseniz ağzınızda kalan ferahlık duygusuyla bir süre yemek yemek istemezsiniz.

19 Şubat 2008 Salı

Ufak bir tavsiye;evde sirke yapımı


Evde yenen elmaların kabuklarını ve yenmemiş kısımlarını -sapları hariç- atmayın.Bunlardan kolayca sirke yapabilirsiniz hem de hiçbir işlemden geçmemiş olduğundan doğallığını koruyacak ve bu sirkeden alacağınız fayda da azami olacaktır.Ağız kısmı geniş olan bir cam kavanoza elma kabuklarınızı doldurun.1lt için 4 elma kabuğu yeterli gelecektir.İçine içme suyunuzdan ve 1 çay kaşığı kadar da toz şeker katın.İçi hava alacak şekilde ama ağzını bir tülbentle ya da ortuyle kapatın.Mutlaka hava alması gerekiyor.Arada bir karıştırın ve tadına da bakarak istediğiniz keskinlikte olduğu zaman sirkeniz olmuş demektir.Bunu da ince bir süzgeçten geçirip yine cam bir şişeye koyup kullanabilirsiniz.

Afiyet olsun.





Bomba


Dün kar yağarken evde sıkıntıdan habire mutfağa girdim durdum.Bir de bu blogu yaptım yapalı her hazırladığım şeye daha bir fazla özenir oldum.Öyle sırf yensin diye değil de biraz da göze hitap etsin diye düşünüyorum nasıl süslesem diye.Eşim de hava dolayısıyla işe gitmeyip evden çalışınca ona ve oğluma şöyle lezzetli bir meyve tabağı hazırladım.
Aslında ben üniversiteye hazırlanırken birlikte ders çalıştığım en yakın arkadaşımın annesi Selma teyzecim yapardı bunu bize.Çalışırken zihnimiz açılsın diye,Adına da ''Bomba'' derdi.Bilenler bilir ama bilmeyenler için anlatayım.muzlar ve kivi dilimlenir ve tabağa alınır,üzerine ufak parçalar halinde ceviz ve fındık serpilir.En üstte de bal dökülür ve afiyetle yenir.

Bulgurlu Yoğurt Çorbası




Tuğra beyciğim çorbaları pek sevmiyor ama içinde biraz da olsa yoğurt varsa pek bir iştahla içiyor.Ben de ona bolca yoğurtlu çorbalar yapıyorum.Eğer pişirirken içinde yoğurt yok ise mutlaka yedirirken tabağına 1 kaşık eklerim.Bu bulgurlu çorba da bu karlı soğuk günde çok lezzetli oldu. Çorbaları da pirinç yerine bulgurla yapmayı tercih ediyorum.Bulguru mutfaktan hiç eksik etmiyorum o kadar faydalı ki.Köftelere,çorbalara herşeye yakışıyor.

Malzemeler:
1 çay bardağı pilavlık bulgur
büyükçe bir kase yoğurt
1 yumurta
2 yemek kaşığı un
tereyağ
Öncelikle güzelce yıkadığımız bulgurları üzerini geçecek kadar suyla yumuşayana kadar pişiriyoruz.Ayrı bir yerde de yoğurt,yumurta ve unu topaklanma olmayacak şekilde karışırıyoruz.Ben dolapta annemin hazırlayıp gönderdiği et suyu olduğu için onu ekledim.Üzerine de yavaşça yoğurtlu karışımı ekledim ve kaynayana kadar karıştırmaya devam ettim.Kaynayınca tuzunu,nanesini ve biraz da tereyağı ekledim.
Aifyet olsun!!!

17 Şubat 2008 Pazar

Fırın Sütlaç








Aslında çoğu kişinin aksine ben fırın sütlaç sevmeyenlerdenim.Ama evde minik güveç kaplarım var ve onları bir şekilde kullanmak istedim.Ve dün akşam da annemler ve eşimin dedesi yemeğe geleceği için onlara ikram ederim diye yapmaya karar verdim.Tabii sevmediğim için de nasıl yapılır pek bir fikrim de yoktu ve internetten bir yığın tarif okudum.Hepsi birbirinden farklıydı ve ben de kendime göre uyarladım.Sonuç gerçekten çok güzeldi,herkes afiyetle yedi.Sadece pirinç ununu biraz daha fazla koyabilirmişim,bir dahaki deneme çok daha iyi olacak eminim.

Malzemeler:
1 lt süt
1 su bardağından az pirinç
2 su bardağı su
2,5 yemek kaşığı pirinç unu (okuduğum tariflerde ağırlıklı nişasta deniyordu ama evde olmadığı pirinç unu ekledim ben,fena da olmadı)
1,5 su bardağı şeker
1 paket vanilya
Önce pirinçleri bir güzel ayıklayıp yıkayıp 2 su bardağı su ile iyice
yumuşayana kadar haşlıyoruz.Sonra da sütünü,şekerini ekliyoruz.Ayrı bir yerde önceden biraz soğuk süt ile iyice erittiğimiz pirinç ununu da ekleyip kıvamını alıp pişene kadar karıştırıyoruz.Ateşten almadan önce de vanilyasını ekleyip güveç kaplarına alıyoruz.Güveçleri fırın tepsisine alıp tepsinin içine de kapların yarısına gelecek şekilde su koyuyoruz.Tepsiyi fırının en üst bölmesine koyup ızgara ayarında yaklaşık 180 derece üzerleri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.Fırın ayarında da pişebilir sanırım ama ben ızgara ayarında yaptım..
Fırın kaplarıma sığmayan artan sütlaçları da o şekilde yenmek üzere kaseleri koydum Tuğra beyciğim için.herkese afiyet olsun.




Yumurtalı Ekmek Dilimleri




Bu sabah pazar kahvaltımızda ne gibi değişik bir şey yapsam acaba diye düşünürken aklıma yumurtalı ekmek dilimleri geldi.Akşamdan kalma da oldukça fazla ekmek olunca hem ziyan olmaz hem de afiyetle yenir diye düşündüm.Biz küçükken annem pek yapmazdı ama eminim çoğu kişinin annesi yapmıştır.Ben de teyzemden bilirim bunu,o yapardı biz ufakken.

Malzemeler
6-7 dilim ekmek
2 yumurta
1 su bardağı süt
kızartmak için de tereyağı

Önce yumurtaları ve sütü bir güzel çırpıyoruz.Sonra ekmek dilimlerini içine yatırıp yumuşamasını bekliyoruz.ve tereyağında bir güzel kızartıyoruz.Aslında yaptıktan sonra aklıma geldi ama kaşarlı,maydanozlu,baharatlı olarak da çok lezzetli olur eminim.En yakın zamanda o şekilde de yapıp eklerim buraya.Afiyet olsun!!!


15 Şubat 2008 Cuma

Fırında Mantı




Bu tarifi çok önceden Derya Baykal'ın Deryalı Günler programından almıştım ama yapmak bugüne kısmetmiş.Mantıyı sevmeyen yoktur herhalde ama bu haliyle de bir deneyin derim,gerçekten çok hoş oluyor.


Malzemeler :
400 gr kadar hazır mantı
1 bardak yoğurt
1 yumurta
1 tatlı kaşığı kadar tereyağı
dilediğiniz kadar kaşar peyniri

Önce mantıyı birazcık haşlıyoruz çok yumuşak olmayacak şekilde.Ayrı bir yerde de yoğurt,yumurta ve tereyağını karıştırıyoruz.Sonra bu karışıma süzdüğümüz mantıyı ve kaşar peyniri rendesini de ekliyoruz.Önceden dibini yağladığımız borcama döküp üzerine tercihe göre biraz daha kaşar rendeliyoruz.Ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında kaşarlar kızarana kadar pişiriyoruz.Afiyet olsun!!!


14 Şubat 2008 Perşembe

karnabahar ograten



Evet bu da dünkü doğumgünü ziyafetindeki bir diğer yemeğim.

Karnabaharı tencere yemeği olarak yapmak istemeyen ve özellikle de pişerken etrafı yaydığı kokudan rahatsız olanlar için fırında pişirme çok ideal.Hem diğer şekliyle pek sevilerek yenmese de böyle allayıp pullayınca hiç de fena olmuyor.Evde karnabaharı yedirme sorunu yaşayanlara duyurulur.

Önce orta boy bir karnabaharı aldım.Çiçeklerini ayırıp yanına da 2 tane orta boy havucu halka halka doğrayıp ekledim.ve düdüklü tenceremin sepetinde buharda haşladım.çok fazla değil ama zaten fırına da girecek.sonra bunu borcam tepsiye alıp ayrıca hazırlamış olduğum beşamel sosu üzerine yaydım.

beşamel sos : bilmeyenler için kısaca anlatayım,birkaç kaşık tereyağında 2 kaşık kadar unu kavurup topaklandırmadan içine yaklaşık 2-2,5 bardak sütü yavaş yavaş ekliyoruz.kıvamını iyice aldıktan sonra tuzunu,karabiberini de koyuyoruz.aslında evde varsa muskat cevizi çok yakışır derler ama bende yoktu maalesef.

evet bu beşamel sosu da borcamdaki karnabaharların üzerine döküyoruz.ve fırına veriyoruz.yaklaşık 10 dk.kadar sonra üzerine rendelenmiş kaşar döküp tekrar kaşar eriyene kadar fırınlıyoruz.
üzeri için domatesli sos: yine biraz sıvıyağ ya da tereyeağında 1-2 orta boy rendelenmiş domatesi kavurun,içine 2 diş sarımsak ekleyin.
fırından yemeği çıkarıp servis yapmadan önce üzerine dökün.ohhh afiyet olsun herkese.

limonata




Bu kış günü ne alaka gibi görünüyor limonata.şöyle yaz sıcağında ferahlamak için olsa neyse.ama ben özel istek üzerine yaptım.ve yine ilk denemem oldu ve yine sonuç süperrrr.

Tarif yaklaşık 5-6 kişilik.
Önce 3-4 adet limonu güzelce yıkadım ve mutfak robotunda iyice çektim kabuklarıyla beraber.sonra içine birkaç yaprak taze nane ve 150-200gr kadar toz şeker ekleyip biraz da o şekilde çektim.bu karışıma yaklaşık 1lt kadar su ekleyip şeker iyice eriyene kadar karıştırdım ve ağzı kapalı bir kapta bir gece beklemesi için buzdolabına koydum.ertesi gün ince gözlü bir süzgeçle bir güzel süzdüm kabuklarından ayırdım.ve içine yine yarım litre kadar su ekledim.servis yaparken de limon dilimi ve taze naneyle ikram ettim misafirlerime.Gerçekten de enfes oldu,mutlaka deneyin derim en kısa zamanda

Kalpli pasta





Bu pastayı eşimin doğumgünü için yaptım.ve aslında ilk de pasta denemem.ilk sefer için hiç de fena değildi aslında.herhalde aşkla,sevgiyle yapıldığı için olsa gerek.eee tarihte Sevgililer Gününe yakın olunca kalpli kek kalıbı bulmak zor olmadı.keki de evde kendi yapmak isteyenler olabilir elbette.ama ben pratik olsun istedim.
tarifini de vereyim bari dileyenler denesin yapsın malum bugün Sevgililer Günü.Önce kalp şeklinde bir hazır pasta keki alıyorsunuz.ben kekleri nescafe ile ıslattım ama dileyen sütle de ıslatabilir.ilk kat keki ıslattıktan sonra araya hazırlamış olduğum çilekli pudingi sürdüm(creme ole'ninkiler hem pratik hem de lezzetli),pudingi üzerini de kivi ve muz dilimleriyle süsledim.diğer keki de üzerine kapattım.üzerini de pasta kreması ile güzelce kapladım.ve en üzerine de rendelenmiş bitter çikolata serptim.bir gece buzdolabında bekledikten sonra sonuç harikaydı.ilk deneme için cesaret vericiydi.bundan sonra hep evde yaparım herhalde.
herkesin Sevgililer Günü kutlu olsun.

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da