19 Mayıs 2015 Salı

Sacher Turta Küpleri


Geçtiğimiz Şubat ayındaki 3 günlük kısa  Viyana  seyahatinden sonra bir türlü fırsatını bulup yazamadım. Daha doğrusu toparlamak, tüm gördüğümü, yediğimi doğru aktarabilmek için biraz da detayına girmek isteyince ne yazık ki kendimle uzlaşamadım. Viyana'ya daha önceden gitmiş olanlar eminim bana hak vereceklerdir ki Viyana tam anlamıyla bir sanat şehri. Etrafınızda gördüğünüz her bir bina ihtişamı  ile büyülüyor insanı. Bir ülkenin tarihine, sanatına bu denli sahip çıkıyor olması ve halkının da bunu koruyor olması kendi ülkem adına beni üzdü diyebilirim. Bizim ülkemizde yeniye olan meraktan tarihe ne saygı ne de koruma bilinci ne yazık ki gelişmemiş. Oysa ki o çok imrenerek taklit ettiğimiz batının böylesi güzel yönlerini de azıcık kendimize uyarlayabilsek elimizdekinin değerini biraz olsun bilirdik. Tek yolu var elbette; eğitim… eğitim…. eğitim….

Viyana deyince akla ilk gelen şeyler  sanırım Schnitzel ve Sacher Torte. Her ikisini de yerinde tadıp tariflerini de aldım elbette. Türkiye' de de birçok cafenin menüsüne girmiş olan Sacher turtanın küp şeklinde yapılan halinin tarifini paylaşmak istiyorum öncelikle.

Viyana çok soğuk bir memleket. Biz ki Ankara' nın soğuguna alışmış olduğumuz halde donduk diyebilirim. Soğuk olması sebebiyle olsa gerek tatlılara da oldukça geniş yer vermiş bir mutfak kültürleri var.Dışarıda çok uzun süre dolaşma gibi bir durumunuz olamıyor eğer bizim gibi kışın gittiyseniz. Sık sık ısınmak ve enerji depolamak için mola vermek halindesiniz. Hemen her yerde vitrini ve menüsü ile sizi büyüleyen çok güzel pastaneler ve cafeler var. En bilinen birkaç tanesine girip tadım yaptık, birkaç tanesine de sadece içine girip vitrinlerinde pasta çeşitlerini izledim diyebilirim. Viyana' ya gitmeden önce yıllardır orada yaşayan blogger arkadaşım Gökalp' den de tavsiyelerini almıştım elbette. Kendisi de bize bizzat eşlik etti bazı mekanları gezerken. Karnımızın tıka basa dolu olduğu bir anda bizi apar topar Hotel Sacher' in girişindeki Sacher Pastanesine soktu. Tek lokma yiyecek halde değildik ama daha sonra tadına bakabilelim diye bize fotoğrafını gördüğünüz bu minik küplerden birer tane aldı. Yemeden dönseydim gerçekten çok şey kaçırırmışım. 

Otelin girişindeki bu pastanede günde yaklaşık 4000 dilim kadar sacher turta satıldığına dari söylentiler var. Eğer ülkenize dönerken sevdiklerinize götürmek isterseniz de de çok şık ahşap kutular için alabiliyorsunuz. Hayır biz almadık, minik küplerimizi yedik, tecrübe etmiş olduk ve işte geldik anlatıyoruz :)))

Sacher Turtanın rivayet edilen hikayesini de paylaşayım bari yeri gelmişken. Vaktiyle 1832 yılında Viyanalı bir asilzade  konukları için aynı akşam lezzetli bir tatlı yapılmasını emreder. Şef aşcı hasta olduğundan, 16 yaşındaki iki yıldan beri aşçı çıraklığı yapan Frans Sacher, bugün tüm Avusturyalılar'ın dünyaca ünlü spesiyalitesi olarak bilinen marmelatlı  çikolatalı pastasını yapar. Bugün Viyanada hemen her cafede yapılan bu tatlıyı Türkiye' de de birçok ünlü pastanenin menüsünde bulabilirsiniz. 

Ve gelelim tarifine



Sacher Turta Küpleri
Malzemeler
Keki için  
140 gr tereyağı
110 gr pudra şekeri
1/2 vanilya özütü
6 adet yumurta
130 gr çikolata
110 gr toz şeker
140 gr un
300 gr kayısı marmeladı kaplamak için
çırpılmış krema

Üzerinin kaplaması için:
300 gr toz şeker
180 ml su
220 gr çikolata
2 yemek kaşığı kayısı marmeladı


                                                                                                                         fotoğraf : Gökalp Kunt



Yapılışı:

1. Keki için karıştırma kabına tereyağını, pudra şekerini ve vaniya özütünü alıp krema haline gelene kadar çırpın. 
2. Teker teker yumurta sarılarını ekleyin, koyulaşana kadar karıştırmaya devam edin. 3. Benmari usulü erittiğiniz çikolatayı karışıma ekleyin. 
4. Ayrı bir karıştırma kabında yumurta beyazlarını toz şeker ile çırpın. Katılaşan bu karışımı diğerinin içine ekleyip bir kaşık yardımıyla karıştırın.  
5. Kenarları yağlanmış ve altına fırın kağıdı serilmiş fırın kabınıza kek karışımını döküp spatula yardımıyla düzgünleştirip Önceden ısıtılmış 170 derecede fırında 55-60 dakika  ( ilk 10-15 dk fırın kapağı aralık olacak ve parmağınızla keke dokunduğunuzda üzerinin kabuklaştığını test edin )  pişirin.  
6. Pişmiş keki fırından alıp ters çevirip 20 dk kadar oda ısısına gelene kadar bekleyin ve yağlı kağıdı üzerinden alıp keki enlemesine ikiye kesip arasına kayısı marmeladını sürüp diğer katını üstüne yerleştirip tercihen buzdolabında soğutun. 
7. Keskin bir bıçakla 3cmX3cm boyutlarından küpler kesin ve etrafını marmelat ile kaplayın ve kurumasını bekleyin. 
8. Üst kaplaması için, suyu ve şekeri 5-6 dk kaynatın. Benmari usulü çikolatayı eritin. İçine şekerli suyu yavaş yavaş ekleyin. Sıcak karışımı küplerin üzerine döküp spatula ile düzleştirin. 
9. Çırpılmış krema ile servis edebilirsiniz. 

Afiyet olsun...

18 Mayıs 2015 Pazartesi

Enginar Caciki



Enginar diyince bende akan sular duruyor. Artık enginar aşkımı da duymayan kalmadı sanırım. Geçtiğimiz haftalarda tansiyonumla ilgili biraz sıkıntı yaşadım. Sıcakların da birden bastırmasıyla tansiyon yükselmeleri bni bir hayli huzursuz etti. Doktorumun tavsiyesiyle 3 aylık bir ilaç kullanma dönemine girdim bakalım. Elbette fazla kilolarımdan da kurtulmam  ve becerebildiğim ölçüde beslenme düzenimizi değiştirmemiz gerektiğini biliyorum. Aslında severek tükettiğimiz sebzelere daha fazla ağırlık verip karbonhidrat tarafından uzaklaşacağız bir süre. Zaten yaz meyve sebzeleri ile kilo kontrolü daha kolay gibi.

Bu sabah da bir arkadaşım sosyal medyadan bir site linki paylaşmış. Tam 40 adet enginar tarifi veren bir site. Hemen linke tıklayıp  enginar ile neler yapabilirim diye bakındım. Haftasonu pazardan aldığım enginarın iki tanesi ile bu kadar ve ferahlatıcı cacık tarifini yaptım. Tarif için linke tıklayabilirsiniz ama ben buraya da yazıyorum. 

Enginar Caciki

Malzemeler:
2 adet enginar
büyükçe bir kase yoğurt ( benimki illa ki evde kendi mayaladığım yoğurt )
2 diş sarımsak
taze nane
zeytinyağı

Yapılışı:
1. Yoğurdu bir kaseye alıp içine sarımsağı ince ince kıyın.
2. Enginarı çiğ olarak rendeleyip kararmadan hemen yoğurdun içine katın ve karıştırın.
3. Yoğurdun içine taze naneyi de ince ince kıyıp ekleyin.
4. Servis ederken üzerine zeytinyağı gezdirin ve nane yaprağı ile süsleyin.

Afiyet olsun.




Şimdi ben tarifi görür görmez yapıp hazırlayıp buzdolabına attım. Az sonra öğle yemeği için oğluşun yanına okula gideceğim. Döner dönmez de yanında bir dilim ekmek ile bunu yiyeceğim serin serin. 
Herkese keyifli ve sağlıklı bir hafta dilerim. Yaz geliyor unutmayın, elbette önce sağlık ama biraz hafiflik için mutfaklarda da değişiklik şart. 

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Nohut Falafel



Bakliyatlarla aranız nasıl bilmiyorum ama bizim evde pek sevilerek yenilir. Gerek fasulye gerek nohut gerekse mercimek beslenme listemizin hep en başlarında yer alır. Özellikle de benim kırmızı et ile aramın pek iyi olmamasından dolayı bakliyat tüketimine dikkat etmeye çalışıyorum. Fakat biliyorum ki birçok evde anneler çocuklarına yedirmekte zorluk çekebiliyor. Bu eğlenceli nohut falafel topları bence tam da bu bakliyat sevmeyen miniklerin gönlünü fethedebilecek gibi. Hatta bu haliyle büyüklerin de keyifle tüketeceğine garanti veririm. Özellikle gün menülerinde çok tercih edilen bir tariftir falafel. Bol yeşil salatanın yanında tadına doyum olmaz. Ortadoğu mutfağının da gözdesidir ayrıca. Yapımı da hem kolay hem keyifli. Ufak bir püf noktası sadece, servisten hemen önce kızartılırsa çok daha iyi olur.  Tarif Sevgili arkadaşım Aslı' ya ait. 

1 su bardağı nohut
1/2 su bardağı galeta unu
1 adet kuru soğan
yarım demek maydanoz
tuz, karabiber, kimyon

üzeri için 
yumurta akı 
galeta unu

kızartmak için sıvıyağ

Yapılışı:

1. Önce nohutları haşlayın ve rondodan geçirin.
2. İçine yine rondodan geçirilmiş kuru soğan ve maydanozu da ekleyin.
3. Baharatlarını katıp galeta ununu kontrollü olarak katıp karıştırın. Elinizde yuvarlayabileceğiniz kıvama gelene kadar galeta unu ekleyebilirsiniz. 
4. Elinize cevi büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlayın. 
5. Önce çırpılmış yumurta akına sonra tekrar galeta ununa bulayıp kızgın yağda kızartın. 
6. Kağıt havlu üzerine alıp fazla yağını süzdürünn. Salatalarınızın üzerinde sıcak olarak servis edebilirsiniz. 

Afiyet olsun






9 Mayıs 2015 Cumartesi

Bekliyorum… Sabırla ve Bıkmadan


Bu akşam Ankara' da evimizin yakınlarında yürüyüş yaparken '' Acaba 10 yıl sonra nerede olacağız, hayat bizi nerelere savuracak ? '' diye geçti içimden. Belki 5 yıl önce hiç aklımızın ucundan bile geçmeyen Ankara' da. Buranın bizim için belki de çıkış yolu olduğunu bilmeden gelip konduğumuz; çoğu kişinin macera gözüyle baktığı kuru, çirkin, soğuk, bozkır Ankara. Gün geçtikçe kendisiyle bağlarımızı kuvvetlendiren, güzel yürekli insanlarımı çoğaltan, beni / bizi büyüten olgun Ankara. Oğlumu bana yaklaştıran, gözümüzdeki perdeyi aralayan, mucizelere inancımızı artıran, şansımıza şükrettiren, yalnızlığımı bana sevdiren melankolik Ankara. 

Yarın Anneler Günü. Her özel gün gibi birilerini sevindirirken birilerinin yüreğini burkacak belli. Geçen yıl kendime bir söz verdim ben. Ne zaman ki benim meleğim beni kendisi gelip kutlayacak ve bu günün anlamını anlayacak işte o gün ben de kutlayacağım Anneler Gününü. Ve o güne kadar da bekleyeceğim. Her bir adımını beklediğim gibi o günü de bekleyeceğim. Sabırla ve bıkmadan. 





Ona baktığımda içimde hep çalan bir müzik var. Ona dair, ona olan inancıma dair ve gelecek güzel günlere dair. Hep aynı şarkının hep aynı nakaratını söylüyor içimdeki mavi kanatlı masum melekler: 

… Biz gülleri severdik dikenleriyle 
Koklardık kanayana dek ellerimiz 
Gül dikensiz olur mu ah etmezdik 
Bekle bekle hiç pes eder miyiz 

Bir nasihat gibi bu sancılı hasret 
Miyadını doldurup biter bir gün 
Karanlık aydınlığa kavuşur elbet 
Siz o gün bayramı kutlamayı görün 

Karanlık aydınlığa kavuşur elbet 
Siz o gün bayramı kutlamayı görün...


Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da