23 Kasım 2014 Pazar

Her Eve Giren Balık Hamsi



Kış geldiğinde en sevdiğim şey balık tezgahlarında ışıl ışıl parlayan hamsileri görmek oluyor. Zaten alacak olayım ya da olmayayım balıkçı tezgahlarını izlemek hep hoşuma gitmiştir. Bizim ev gibi ' balık olsun da ne olursa olsun' evlerden birinde yaşıyorsanız sofraya ne balığı konduğunun pek bir önemi yok aslında ama hamsinin yeri her zaman ayrı. Küçükken Fatih' te yaşarken her hafta Çarşamba semt pazarının olduğu gün annem pazardan hamsi alır ve her Çarşamba bizim evde hamsi yenirdi. Annem hala bize o zamanlar hamsiden başka hiçbir balık çeşidini yediremediğini söyler durur.  O yüzden benim için nostaljik bir tarafı da var hamsinin. Büyüdükçe her türlü balığı sevdim tabii ama hamsinin yeri hep özel. Bir de Laz uşağu ile evlenince kapça ( Lazca hamsi demek ) ile haşır neşir olmamak mümkün değil elbette. Daha önceki postlarımda Hamsili Pilav tarifime de ulaşabilirsiniz. 

Her bütçeden ailenin sofrasına gelen hamsi ile neler neler yapılmaz ki. Pilavı, çorbası, turşusu, hamsi kuşu, diblesi, buğulaması, köftesi, güveci ve hatta tatlısı bile yapılır. Ama her damak tadına hitap eden tek şekli sanırım Hamsi Tavadır. Kimse mısır unu ile harmanlanıp tavalanmış sapsarı kızarmış hamsiye hayır demez. Bizim evde de haftasonları genelde geç kahvaltı sonrası akşam yemeğinde hamsi sefası yapılıyor. Yanında sadece bol yeşillik ve Fırınlanmış Kırmızı Soğan olsun yetiyor. 





Malzemeler:
1 kg hamsi
mısır unu
tuz
kızartmak için sıvıyağ 

Hazırlanışı:
1. Hamsileri ayıklayıp temizleyin ve bol suyla yıkayın.
2. Suyu süzülünce geniş bir tepside tuzla harmanlanmış mısır ununa bulayın.
3. Tavaya çiçek şeklinde dizip üzerine az miktarda sıvıyağ gezdirin.
4. Her iki tarafını da kızartıp servis tabağına alın.
5. Sıcak servis edin.

Öneri : Ben kızartmak için özel olarak hamsi kızartmak için üretilmiş çift kapaklı tavalardan kullanıyorum. Çevirmesi de kolay oluyor. Ayrıca kızarırken etrafa yağ sıçramasını ve kokunu fazlaca eve yayılmasını da engellenmiş oluyorum. Bir başka öneri de evdeki balık kokusuna karşı ocak üzerinde soyulmuş elma kabuğu ve limon yakabilirsiniz. 

18 Kasım 2014 Salı

Ayva Mevsiminin Güzeli Ayva Reçeli



Meyvelerle hiç aram yok. Evimizin tek meyve tüketicisi küçük adam Tuğra. O yerken biz de eşlik ediyoruz arada. Yoksa gidip dolaptan meyve alıp yediğimi hiç hatırlamam. Benim meyvelerle tek ilgi alanım tatlılarda kullanmak. Elbette bir de reçel yapımında. Kahvaltıyı günün en güzel öğünü diye düşündüğümden kahvaltı masasında yenilmese bile en azından 2 çeşit reçel olmazsa olmaz benim için.
Şimdi tam da ayvanın zamanı gelmişken birkaç kavanoz yapıp kışa hazır etmeli. Annem de İstanbul'dan gelmişken bu defa reçeli anneme yaptırdım. Hem kıvamı hem rengi harika oldu. Anne elinin değip de güzelleştirmediği ne var ki zaten şu hayatta ?




Malzemeler:
1 kg ayva
1 kg toz şeker
1 paket vanilya
birkaç adet karanfil tanesi
1 su bardağı su
1 yemek kaşığı kadar limon suyu


Hazırlanışı:
1. Diğer reçellerin aksine ayvayı önceden şekere yatırıp bekletmek gibi bir durum söz konusu değil. Ayvaların biraz yumuşaması için suda haşlanması gerekiyor.
2. Öncelikle ayvaları güzelce yıkayıp üzerindeki tüylerden temizleyin. Kabuklarını soymadan minik minik küpler halinde doğrayın.
3. Çekirdeklerini de tencereye alarak tüm ayvaları soyup doğrayın. Üzerine 1 bardak suyu ve karanfil tanelerini de ekleyip ayvalar yumuşayıp suyu çekene kadar pişirin. Ayvanın çekirdeklerini mutlaka tencereye atın, çünkü reçelin rengini ve kıvamını veren çekirdekleridir
4. Suyunu çeken ayvaların üzerine şekeri de katıp kısık ateşte kaynatın.
5. Arada küçük bir tabağa bir kaşık reçel alıp pişip pişmediğini kıvamına bakarak kontrol edin. Reçelin ortasından parmağınızla kestiğinizde reçel birleşmeyip tabağın ortası açık kalıyorsa reçelin kıvamı olmuş, pişmiş demektir.
6. Ocaktan almadan vanilyayı da katın. Vanilya eklenmese de olur. Tamamen sizin damak tadınıza kalmış.
7. Son olarak limon suyunu da ekleyip bir taşım kaynadıktan sonra ocaktan alabilirsiniz.
8. İsterseniz sıcak sıcak kavanozlara koyup kapağını sıkıca kapatıp vakumlayın. İsterseniz de tencerede soğuyup oda ısısında gelince kavanozlara koyabilirsiniz.

Afiyet olsun.




17 Kasım 2014 Pazartesi

Taze Itır Aromalı Tavuk Şişleri


Yine yazdan, Kaş'tan, Diva Hotel'den bir reçete var şimdi. Eğer ıtır bitkisini tanıyorsanız ve etrafınızda kolayca bulabiliyorsanız tavuk etiyle birlikte bir deneyin, aromasını seveceğinize eminim. Itır sardunyagillerden yaprakları güzel kokulu bir süs bitkisi. Ancak küçük bir dip not; gelişigüzel ve fazla dozda kullanıldığında vücudda ciddi zararları olabilen hatta sonucu ölümlere kadar varabiliyormuş. Kaş'ta kaldığımız odanın hemen önündeki bahçede yetişiyordu ve Hayriye hanım tavuğu marine ederken bana tanıştırmıştı. Ben de Kaş'tan gelirken bir kök getirip evde de saksıya ektim. Et yemeklerinde aromalı tatları seviyorsanız ıtır da aklınızda olsun derim.

Malzemeler:
1 kg tavuk but ( ufak ufak kesilmiş )
1 parça taze ıtır
2 diş sarımsak
4-5 dal dereotu
zeytinyağı
tuz, karabiber


Yapılışı:

1. Ufak ufak kesilmiş tavuk butlarını bir karıştırma kabına alın. 
2. Üzerine ince ince doğranmış ıtırı, dereotunu ve sarımsağı ekleyin elinizle birkaç dakika karışıtrıp iyice homojen bir karışım olmasını sağlayın.
3. Tavukları şişlere dizip tavada pişirin. 
4. Yanında pilav ve tereyağında sotelenmiş çeri domates ile servis edebilirsiniz.




15 Kasım 2014 Cumartesi

Kefirli Tam Buğday Unlu Krep



Bir süredir evde kefirimizi kendim mayalıyorum. Arkadaşım Ayşe' nin kefir mayaladığını ve çok severek içtiğini duyduğumda pek heveslendim ve  hemen bana da kefir tanelerinden verince kefir maceramız başladı.  Tuğra hep çok sevdi kefiri, hazır satılanların meyveli olanlarını bayılarak içiyor. Evde mayaladığımın nasıl oluyorsa hazır olmadığını anlıyor ve içmiyor. İçine meyve özü de ekledim ama olmadı bir türlü başaramadım. Ama ben hemen her gün kendim için mayalayıp keyifle de içiyorum. Ona da içirmenin bir şekilde yolunu buluyorum. Bu sabah kahvaltısı için krep hazırlarken süt yerine kefir kullandım mesela. Beyaz un yerine de tam buğday unu kullanınca enfes pofidik kreplerimiz oldu. 

Bilmeyenler için kısaca kefir nasıl mayalanıyor onu da anlatayım. Kefir hafif ekşimsi fermente bir içecek ve taneleri sütün içinde mayalandıkça büyüyüp çoğalırlar. Canlı kefir taneleri ile mayalanan kefirin markette satılanlardan farkı besin değerinin daha yüksek olması. Markettekiler kefir kültüründen üretiliyor. Herhangi bir yerde kefir mayası satılmadığı için böyle elden ele paylaşılıyor. İnternette gezinirken kefirle ilgili çok güzel bilgiler de edindim. Milliyet gazetesinden Başak Pirtini' nin çok güzel bir yazısı vardı. Orada madde madde sıralanmış aynen buraya alıntı yapıyorum. 

Kefir nasıl mayalanır?
1- İlk önce güvendiğiniz bir sütçüden çiğ süt temin edin. Ben genelde yoğurt ve kefirimi güvendiğim sütçüden alıyorsam hiç kaynatmadan yapıyorum çünkü sütün yapısı kaynatılınca bozuluyor ve kalsiyum dengesi bozuluyor. Ayrıca kefir taneleri sütteki zararlı bakterileri yiyorlar. Çiğ sütten mayalamak içinize sinmezse 5 dk boyunca çiğ sütünüzü kaynatın. Çiğ süt bulamazsanız alternatif olarak günlük pastörize süt de kullanabilirsiniz. Yanlızca UHT süt kesinlikle kullanmayın. Prof. Ahmet Aydın’ın beslenmebulteni.com sitesinde “Kutu Süt Savaşları” dosyasında sağlıksız UHT kutu sütleri oldukça detaylı anlatıyor.
2- Kefirin mayalanması 20-25 derecede oda sıcaklığında olur. Sütünüz sıcaksa 25 dereceye düşmesini bekleyin. Sonra sütünüzü cam kavanoza aktarın. Sütünüz soğuksa ılıtmanıza gerek yok, oda sıcaklığına gelince mayalanma kendi kendine başlayacak.
3- Önceden temin ettiğiniz sütün veya suyun içinde bulunan kefir tanelerini plastik tel süzgeçten süzün. Taneleri su ile yıkamadan tahta kaşık kullanarak süte ekleyin. Kapağını kapatın, bir havlu ile sarıp karanlık bir oda dolabına koyun. Normalde 1 litre süte 15-20gram ceviz kadar kefir tanesi yeterli olur. Nohut kadar kefir de mayalar ama aynı miktar sütü mayalaması sadece daha uzun sürer.
4- Kefirin mayalanması  8-24 saat sürer. Daha yoğun bir ekşimsi tat için 2 gün de bekletebilirsiniz. 12 saatten daha uzun sürede mayalanan kefir sindirim sistemini yavaşlattığını, 12 saatten daha kısa sürede mayalananın ise sindirim sitemini hızlandırdığını söylüyorlar.
5- Kefir hazır olunca yine plastik tel süzgeçten geniş bir kaba süzün. Kefir mayasını yıkamadan yeniden taze süte atın, hemen tekrar mayalayabilirsiniz.
6- Kefir mayanızı bir süre kullanmayacaksınız üstünü kapatacak kadar süte veya içme suyuna koyarak cam kapta 10 gün kadar buzdolabında saklanabilir. Eğer uykuya geçmişlerse ılık sütle tekrar canlandırabilirsiniz, ancak beklettikten sonraki ilk bir-iki mayalanmayı tüketmemek tavsiye ediliyor.
7- Süzülmüş kefiri cam bir kavanoza koyarak buzdolabında saklayıp bir kaç günde tüketebilirsiniz. Ekşi tat herkesin aradığı tat, ancak tatlımsı tadı sevenler varsa tüketirken biraz sütle karıştırmak tadını yumuşatabiliyor.
8- TV'de izlediğim kadarıyla doktorlar günde en az yarım litre evde mayalanmış kefir ya da yoğurt öneriyorlar.
9- Bazıları yağsız sütle kefir mayalamaya çalışıyor ama yağsız süte mayalanan
kefir taneleri de zamanla cılızlaşıyor deniyor. Süt ne kadar doğal ve sağlıklıysa onlar da o kadar sağlıklı oluyor.
10- Kefir zamanla çoğalacaktır ufak parçalar halinde süt içinde kağıt bardaklarda -20 derecede 7-8 ay boyunca dondurarak saklayabilir ve bunları paylaşabilirsiniz.
Ve gelelim benim bu sabahki Kefirli Tam Buğday Unlu krep tarifime

Malzemeler:

2 su bardağı kadar kefir
2 adet yumurta
2 su bardağı tam buğday unu 
1 çay kaşığı deniz tuzu
sıvı yağ

Hazırlanışı:
1. Kefiri, yumurtaları ve unu bir karıştırma kabına alın.
2. İçine tuzu da ekleyip karıştırın.
3. Boza kıvamına geldiyse krep karışımımız hazır demektir.
4. Tavaya çok az sıvıyağ alıp kağıt havluyla yayın. Bir kepçe krep karışımından tavanın tam ortasına dökün. 
5. Krep tavayı salladığınızda yapışmamışsa pişmiş demektir, arka tarafını da çevirip pişirin.
6. Tüm krepleri bu şekilde hazırlayıp sıcak servis edebilirsiniz. 
7. Yanında çikolata, fındık ezmesi, fıstık ezmesi ya da reçelle tüketebilirsiniz.

Afiyet olsun…

Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da