19 Haziran 2013 Çarşamba

Nohutlu Semizotu Salatası



Yazın en sevdiğim şey hafif yemeklerle ya da sadece karpuz peynirle geçiştirebileceğimiz öğünler olması. Zaten tüm enerjimizi alan sıcaklarda mümkün olduğu kadar da az ve hafif beslenmek en doğrusu. Eğer evdekilerle bu konuda anlaşabiliyorsanız sizden mutlusu yok. İlla ki akşam yemeklerinde çorbadan tatlıya tam teşekkülllü bir sofra hazırlamanız bekleniyorsa, yazın bundan büyük de eziyet yok. Ben şanslı olanlardanım. Henüz karpuz peynirli akşam yemeğimiz olmadı ama çorba ve salata ile kurtardığım oldu. Ama salata o kadar çok ilgi gördü ki her akşam yapsam kimsenin sesi çıkmadan yer. Hele ki tam bir çiğ sebze delisi olan küçük bey.

Semizotunun da en güzel hali bu bana kalırsa. Yoğurtlu olarak salata yapınca Tuğra sevmiyor. Açıkcası bu şekliyle benim de daha çok hoşuma gidiyor. Bu defa biraz da doğaçlama olarak içine nohut da girdi ki enfes oldu. Tezgahta sabahtan haşlanmış bekleyen nohutları görünce son anda salataya ekledim. Hem sadece çorba olan menümüzde daha doyurucu ve besleyici bir eşlikci oldu.


Malzemeler:
1 demet semizotu
1 kase dolusu haşlanmış nohut
1 adet kuru soğan
1 adet domates
1/2 limonun suyu
Tuz
Nar ekşisi
Zeytinyağı
1 tatlı kaşığı çörekotu





Yapılışı:
1. Semizotunu yıkayıp temizleyip yapraklarını saplarından ayırın. Mümkünse yeşilliklere bıçak değirmenden elinizle kopartın.
2. Karıştırma kabına semizotlarını alın. Domateslerin kabuklarını kesip doğrayın.
3. Kuru soğanı piyazlık doğrayın. Hepsini karıştırma kabında karıştırın.
4. Tuzunu, limon suyunu ve zeytinyağını ekleyin servis tabağına alın. Üzerine çörekotu serpiştirip servis edin.

Afiyet olsun





14 Haziran 2013 Cuma

Çocuklarla Birlikte Çilekli Kolay Pasta Yapmaya Ne Dersiniz ?


Sizin evde de çilek delisi bir ufaklık var mı ? Her gördüğü pastanın, kekin üzerine mum dikip hemencecik doğumgünü pastası kestiren bir küçük insan ? Çilekler tezgahlarda yerini alır almaz hemen her gün çilek yiyip bir türlü doyamayan küçük bey tam da bu bahsettiğim türden. Hem kek çırpmayı hem de çilek yemeyi sevince geçen haftalarda birlikte böyle şipşak bir pasta yapıverdik birlikte. Hazır satılan katkı maddeli pastalardan yedirmek yerine böyle basit bir pandispanya ve arasına krema meyve karışımı ile hem onların gönüllerini fethetmiş olursunuz hem de birlikte bir şeyler ortaya çıkarmanın keyfine varırsınız. Karneler de alınmış yaz tatiline girilmişken bol bol evde vaktimiz var demektir. Öğrenmeleri ve emeğe saygı duymaları için mutfakta da her aşamada onları dahil edin. Erkek kız ayrımı yapmadan mutfağın büyüsünü onlara da bulaştırın. Yumurta kırmanın, mikser tutmanın, kalıbı yağlamanın en haylaz en dize getirilemez çocukları bile nasıl sakinleştirdiğini göreceksiniz.

Malzemeler:
4 adet yumurta
1 su bardağı toz şeker
1/2 çay bardağı kaynar su
1 yemek kaşığı kakao
1 su bardağı un
1 yemek kaşığı nişasta
kabartma tozu
vanilya
15-20 adet çilek
 2 paket krem şanti
üzeri için pudra şekeri


Yapılışı:
1. Pandipanyası için yumurtaların sarıları ve beyazlarını ayırıp beyazları katı kıvama gelene kadar çırpın.
2. Sarıları kaynar su ve toz şekeri katıp şekeri eriyene kadar 8-10 dk çırpın.
3. Kakao, un, kabartma tozu, vanilya ve nişastayı da ekleyip karıştırın.
4. Son olarak beyazları da ekleyip tahta kaşık yardımıyla çok az karıştırın.


5. Karışımı yağlanmış kelepçeli kek kalıbına dökün. Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 50-55 dk pişirin. 
6. Kek pişerken krem şantiyi paketinin üzerinde yazılı olduğu şekilde hazırlayıp buzdolabında bekletin.
7. Çilekleri yıkayıp temizleyip ortadan ikiye ayırın.
8. Pişip soğumuş keki kalıbından çıkarıp dikkatlice ortadan ikiye ayırın. Altta kalan parçayı birkaç kaşık soğuk süt ile ıslatıp üzerine hazırlamış olduğunuz krem şantiyi sürüp düzenli olarak çilekleri yerleştirin.
9. Kekin diğer parçasını da üzerine yerleştirip yine birkaç kaşık soğuk süt ile ıslatın.
10. Son olarak servis etmeden önce pastanın üzerine pudra şekeri serpiştirip çilek ile süsleyip dilimleyin.

Afiyet olsun...

12 Haziran 2013 Çarşamba

Etli Biber Dolması



Daha pişerken kokusuyla doyduğum yemeklerden  biri biber dolması. Nasıl ki biber kokusunu salmaya başlıyor, midemden aç olmasam bile sinyaller de gelmeye  başlıyor. Yanında da bolca mis gibi çoban salata oldu mu başka birşey aramam. Zeytinyağlısını da çok severim ama etlisinin yeri ayrıdır. Bizim küçük beyin de en sevdiği yemeklerden biri. Hele bir de kırmızı biberle yapılmışsa değmeyin keyfine. 

Ben dolma yaparken anneannemden öğrendiğim usulde kıymasını kuzu ve dana karışık kullanıyorum. Biraz daha yağlı ama çok daha lezzetli oluyor. Ve bir başka püf noktam da pirinç yerine bulgur tercih ediyor olmam. Tamamını bulgur ile yaptığım da oluyor ama genellikle yarı yarıya kullanmayı tercih ediyorum. Hele son zamanlardaki pirinçle ilgili GDO haberlerinden sonra eve hiç pirinç sokmadım desem yalan değil. Kaldı ki bulgurun daha sağlıklı olduğu da bir gerçek. 

Malzemeler:
15 adet orta boy dolmalık biber ( seçerken çok sert olmayan ince kabuklu olanları tercih edin )
250 gr dana + kuzu karışık kıyma
1 adet iri boy kuru soğan
1 adet domates 
1/2 su bardağı pirinç
1/2 su bardağı bulgur ( bulgur kullanmak istemezseniz tamamını pirinç ile de yapabilirsiniz.)
1 çay bardağı sıvıyağ
1 yemek kaşığı domates salçası
2 yemek kaşığı acı biber salçası ( tercihen )
3 yemek kaşığı nar ekşisi ( tercihen )
1 tatlı kaşığı kuru nane
tuz, karabiber, kırmızı pul biber

Yapılışı:
1. Öncelikle biberleri tepelerinden kesmeden elinizle uç kısmını içe doğru ittirmek suretiyle saplarını çıkartıp içlerini temizleyin ve yıkayın.
2. İç harcı hazırlamak için kuru soğanı çok ince doğrayın ya da rendeleyin. Kıymayı, biber ve domates  salçasını, domates rendesini de katın.
3. Bulguru ve pirinci de yıkayıp süzüp harcın içine ekleyin. ( Bulgur yerine tamamen pirinç; pirinç yerine tamamen bulgur  ya da benim gibi yarı yarıya kullanabilirsiniz )
4. Baharatları ve nar ekşisini de katıp harcı güzelce yoğurun.
5. Biberlerin üzerinde bir parmak boşluk kalacak şekilde içlerini harç ile doldurun çünkü piştikçe pirinç ve bulgur şişip taşabilir.
6. Tüm biberleri doldurup dik şekilde tencereye yerleştirin. Üzerlerini birer parça domates ile kapatın.
7. Sıvı yağ ve kaynar suyu dolmaların üzerinde gezdirip önce kaynayana kadar yüksek ateşte sonra kısık ateşte pişirin. Yarım saat kadar piştikten sonra biber dolmalarınız servise hazırdır.

Afiyet olsun...

29 Mayıs 2013 Çarşamba

İzmir Tulumlu Kepekli Poğaça



Yine ne çok ara vermişim. Arşivde bekleyen onlarca tarif varken bende bir rehavet var ki hiç sormayın. Ne eskisi gibi geceleri geç vakitlere kadar oturup sessizliğin keyfine varabiliyorum ne de gün içinde vakit yaratabiliyorum. Her akşam '' Bu gece artık blogla ilgileneceğim kesin '' diyip erkenden kitabımı alıp uykuya kaçıyorum. Bu sabah artık kendimi çok ayıplayıp oturuverdim ekranın başına. Akşamüstü bahçeye çay muhabbetine falan iniyorsanız çayın yanında mis gibi yenecek bu poğaçalardan deneyin derim.  Ben İzmir tulumu kullandım ama isterseniz sade de yapılabilir. Tamamını kepekli un ile ya da beyaz unla yarı yarıya da yapabilirsiniz. Tamamen damak zevkinize kalmış.

Malzemeler:
1/2 su bardağından   2 parmak fazla ılık süt
1/2 su bardağı ılık su
1 paket kuru maya 
1 çorba kaşığı toz şeker
150 gr rendelenmiş İzmir tulumu ( eğer kullanmaz iseniz 1 çorba kaşığı tuz )
1/2 su bardağı sıvı yağ
3 - 3.5 bardak un ( tamamen kepekli un ya da yarıya olabilir )
üzeri için yumurta sarısı ve susam

Yapılışı:
1. Hamur için ılık sütü, suyu, toz şekeri ve kuru mayayı derin bir karıştırma kabına alın. Maya iyice eriyene kadar karıştırın.
2. Sıvı yağ, rendelenmiş tulum peynirini ve unu ele yapışmayacak bir kıvama gelene kadar yavaş yavaş ekleyin.
3.Yoğurduğunuz hamuru üzerini nemli bir bez ile örtüp en az yarım saat sıcak bir ortamda mayalanmaya bırakın.
4. Hamurdan parçalar koparıp yuvarlayıp yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. 
5. Üzerine yumurta sarısı ve susam da sürüp en az 15 dakika da tepside mayalanmasını bekleyin.
6. Önceden ısıtılmış 170 derecede fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin.

Afiyet olsun


Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da