25 Kasım 2014 Salı

Terbiyeli Tavuk Suyuna Sebze Çorbası


Bu gece Ankara' ya yılın ilk karı düştü. Sabah uyandığımızda etraf ufaktan ufaktan beyazlamaya başlamıştı. Artık sabahları evden biraz daha erken çıkmamız gereken sabahların vakti geldi, birkaç dakika araba temizliği yapmadan yola koyulmanın imkansız olduğu soğuk Ankara sabahlarının vakti. Havalar soğuyunca da akla ilk gelen sıcak çorba olmuyor mu sizin için? Ben yılın diğer zamanları pek çorba içmesem de kışın sıcacık bir tas çorbanın yerini hiçbir şey tutamıyor. Bir de içinde bol tanesi olan, tavuk suyuna yapılmış bir çorba ise değmeyin keyfime. Bu sabah da ilk işim tavuğu haşlamak oldu. Çorba tenceresini ocağın üstüne koydum. Soğuklara direnmenin en sağlıklı ve lezzetli yolu.


Malzemeler:

1 adet tavuk göğüs
1 adet orta boy patates
1 adet havuç
1 çay bardağı tel şehriye
1 adet yumurtanın sarısı
1 limonun suyu
tuz


Yapılışı:
1. Tavuğu yıkayıp temizleyip tencereye alın. Üzerini geçecek kadar suyu ekleyip haşlayın.
2. Haşlanan tavuğu alıp etini didikleyip çorba için bir kenara alın. Bir tam göğüs çorba için fazla olacaktır. bir kısmını daha sonra kullanmak üzere dondurucuya kaldırabilirsiniz. 
3. Tavuğun suyunu ocağa alıp içine küp küp doğradığınız havuç ve patatesleri atın.
4. Birkaç dakika haşladıktan sonra şehriyeyi de içine katın. 
5. Son olarak didiklediğiniz tavuk parçalarını ekleyin.
6. Bir kasede yumurtanın sarısı ile limonun suyunu iyice çırpıp terbiyesini hazırlayın. Kaynayan tavuğun suyundan içine birkaç kaşık alın. Sonra çorbayı sürekli karıştırarak terbiyeyi içine aktarın.
7. Çorbanın kıvamına göre içine sıcak su ekleyebilirsiniz. 
8. Tuzunu ekleyip sebzeleri piştikten sonra çorbayı ocaktan alabilirsiniz.
9. Sıcak olarak ve üzerine kıyılmış maydanoz ile servis edebilirsiniz. 
 Afiyet olsun.



23 Kasım 2014 Pazar

Her Eve Giren Balık Hamsi



Kış geldiğinde en sevdiğim şey balık tezgahlarında ışıl ışıl parlayan hamsileri görmek oluyor. Zaten alacak olayım ya da olmayayım balıkçı tezgahlarını izlemek hep hoşuma gitmiştir. Bizim ev gibi ' balık olsun da ne olursa olsun' evlerden birinde yaşıyorsanız sofraya ne balığı konduğunun pek bir önemi yok aslında ama hamsinin yeri her zaman ayrı. Küçükken Fatih' te yaşarken her hafta Çarşamba semt pazarının olduğu gün annem pazardan hamsi alır ve her Çarşamba bizim evde hamsi yenirdi. Annem hala bize o zamanlar hamsiden başka hiçbir balık çeşidini yediremediğini söyler durur.  O yüzden benim için nostaljik bir tarafı da var hamsinin. Büyüdükçe her türlü balığı sevdim tabii ama hamsinin yeri hep özel. Bir de Laz uşağu ile evlenince kapça ( Lazca hamsi demek ) ile haşır neşir olmamak mümkün değil elbette. Daha önceki postlarımda Hamsili Pilav tarifime de ulaşabilirsiniz. 

Her bütçeden ailenin sofrasına gelen hamsi ile neler neler yapılmaz ki. Pilavı, çorbası, turşusu, hamsi kuşu, diblesi, buğulaması, köftesi, güveci ve hatta tatlısı bile yapılır. Ama her damak tadına hitap eden tek şekli sanırım Hamsi Tavadır. Kimse mısır unu ile harmanlanıp tavalanmış sapsarı kızarmış hamsiye hayır demez. Bizim evde de haftasonları genelde geç kahvaltı sonrası akşam yemeğinde hamsi sefası yapılıyor. Yanında sadece bol yeşillik ve Fırınlanmış Kırmızı Soğan olsun yetiyor. 





Malzemeler:
1 kg hamsi
mısır unu
tuz
kızartmak için sıvıyağ 

Hazırlanışı:
1. Hamsileri ayıklayıp temizleyin ve bol suyla yıkayın.
2. Suyu süzülünce geniş bir tepside tuzla harmanlanmış mısır ununa bulayın.
3. Tavaya çiçek şeklinde dizip üzerine az miktarda sıvıyağ gezdirin.
4. Her iki tarafını da kızartıp servis tabağına alın.
5. Sıcak servis edin.

Öneri : Ben kızartmak için özel olarak hamsi kızartmak için üretilmiş çift kapaklı tavalardan kullanıyorum. Çevirmesi de kolay oluyor. Ayrıca kızarırken etrafa yağ sıçramasını ve kokunu fazlaca eve yayılmasını da engellenmiş oluyorum. Bir başka öneri de evdeki balık kokusuna karşı ocak üzerinde soyulmuş elma kabuğu ve limon yakabilirsiniz. 

18 Kasım 2014 Salı

Ayva Mevsiminin Güzeli Ayva Reçeli



Meyvelerle hiç aram yok. Evimizin tek meyve tüketicisi küçük adam Tuğra. O yerken biz de eşlik ediyoruz arada. Yoksa gidip dolaptan meyve alıp yediğimi hiç hatırlamam. Benim meyvelerle tek ilgi alanım tatlılarda kullanmak. Elbette bir de reçel yapımında. Kahvaltıyı günün en güzel öğünü diye düşündüğümden kahvaltı masasında yenilmese bile en azından 2 çeşit reçel olmazsa olmaz benim için.
Şimdi tam da ayvanın zamanı gelmişken birkaç kavanoz yapıp kışa hazır etmeli. Annem de İstanbul'dan gelmişken bu defa reçeli anneme yaptırdım. Hem kıvamı hem rengi harika oldu. Anne elinin değip de güzelleştirmediği ne var ki zaten şu hayatta ?




Malzemeler:
1 kg ayva
1 kg toz şeker
1 paket vanilya
birkaç adet karanfil tanesi
1 su bardağı su
1 yemek kaşığı kadar limon suyu


Hazırlanışı:
1. Diğer reçellerin aksine ayvayı önceden şekere yatırıp bekletmek gibi bir durum söz konusu değil. Ayvaların biraz yumuşaması için suda haşlanması gerekiyor.
2. Öncelikle ayvaları güzelce yıkayıp üzerindeki tüylerden temizleyin. Kabuklarını soymadan minik minik küpler halinde doğrayın.
3. Çekirdeklerini de tencereye alarak tüm ayvaları soyup doğrayın. Üzerine 1 bardak suyu ve karanfil tanelerini de ekleyip ayvalar yumuşayıp suyu çekene kadar pişirin. Ayvanın çekirdeklerini mutlaka tencereye atın, çünkü reçelin rengini ve kıvamını veren çekirdekleridir
4. Suyunu çeken ayvaların üzerine şekeri de katıp kısık ateşte kaynatın.
5. Arada küçük bir tabağa bir kaşık reçel alıp pişip pişmediğini kıvamına bakarak kontrol edin. Reçelin ortasından parmağınızla kestiğinizde reçel birleşmeyip tabağın ortası açık kalıyorsa reçelin kıvamı olmuş, pişmiş demektir.
6. Ocaktan almadan vanilyayı da katın. Vanilya eklenmese de olur. Tamamen sizin damak tadınıza kalmış.
7. Son olarak limon suyunu da ekleyip bir taşım kaynadıktan sonra ocaktan alabilirsiniz.
8. İsterseniz sıcak sıcak kavanozlara koyup kapağını sıkıca kapatıp vakumlayın. İsterseniz de tencerede soğuyup oda ısısında gelince kavanozlara koyabilirsiniz.

Afiyet olsun.




17 Kasım 2014 Pazartesi

Taze Itır Aromalı Tavuk Şişleri


Yine yazdan, Kaş'tan, Diva Hotel'den bir reçete var şimdi. Eğer ıtır bitkisini tanıyorsanız ve etrafınızda kolayca bulabiliyorsanız tavuk etiyle birlikte bir deneyin, aromasını seveceğinize eminim. Itır sardunyagillerden yaprakları güzel kokulu bir süs bitkisi. Ancak küçük bir dip not; gelişigüzel ve fazla dozda kullanıldığında vücudda ciddi zararları olabilen hatta sonucu ölümlere kadar varabiliyormuş. Kaş'ta kaldığımız odanın hemen önündeki bahçede yetişiyordu ve Hayriye hanım tavuğu marine ederken bana tanıştırmıştı. Ben de Kaş'tan gelirken bir kök getirip evde de saksıya ektim. Et yemeklerinde aromalı tatları seviyorsanız ıtır da aklınızda olsun derim.

Malzemeler:
1 kg tavuk but ( ufak ufak kesilmiş )
1 parça taze ıtır
2 diş sarımsak
4-5 dal dereotu
zeytinyağı
tuz, karabiber


Yapılışı:

1. Ufak ufak kesilmiş tavuk butlarını bir karıştırma kabına alın. 
2. Üzerine ince ince doğranmış ıtırı, dereotunu ve sarımsağı ekleyin elinizle birkaç dakika karışıtrıp iyice homojen bir karışım olmasını sağlayın.
3. Tavukları şişlere dizip tavada pişirin. 
4. Yanında pilav ve tereyağında sotelenmiş çeri domates ile servis edebilirsiniz.




Ordan Burdan Hayattan Bizim Usul Makarna' da